|
 |
|
|
Beklenen oldu
Zaten sezon başından bu yana şampiyonluğa hiç inanmayan ve bu yolda kendini hor gören Galatasaray'ın bu sahadan galip çıkması da düşünülemezdi. Dün kaybettiler. Fenerbahçe iyi mi oynadı ? Hayır... Ama Sarı - Lacivertliler seyircisiyle, şampiyonluk havasıyla ve futbolcularının inanılmaz hırsıyla maçı alıp götürdü. Galatasaray'da böyle bir hırsın var olduğunu söylemek çok zordu.
Serkan ile Ribery'i kilitleyen Fenerbahçe kendisine şampiyonluğu getirecek beraberliğe bile çoktan razıydı. Ve Galatasaray'da tek güvenilen Ribery silahı, Serkan'ın çabukluğu ile durdurulunca topsuz - tüfeksiz ve hatta çakaralmazsız kaldı Sarı - Kırmızılılar. İlle de galibiyet gelmesi için asıl mücadeleyi göstermesi gereken takım Galatasaray'dı. Ama 90'a baktığımız zaman tek bir pozisyon bile yok. Fenerbahçe özellikle ikinci yarıda şampiyonluğa kalan 45 dakika yüzünden müthiş bir performans gösterdi. Hepsinin ağzından sanki salyalar akıyordu. Gol yollarında sinsiydiler ve golü de yakaladılar. Sahanın kötüsü Selçuk tam ıslıklanacakken, müthiş bir asistle Nobre'ye golü attırınca maç zaten o zaman bitti.
Ve golden sonra yine Hagi klasiği sahnedeydi. Artık mağlupsun, Necati'yi ne gerek var çıkarmaya. Oysa Hakan ondan daha kötüydü. Hoş o da çıkmazdı. Ama baktı Hakan pabucu pahalı bu kez yemedi. Necati de çıkınca, ardından Ribery'i de alınca ve dalga geçer gibi Arif'i oyuna sokunca 100. yılında Kadıköy'de Fener'i kutlamak boynunun borcu oldu Hagi'nin.
Bu takım zaten ite - kaka geldi buraya. 100. yıl hürmetine bile 7 puan geride. Galatasaray'ın yeni bir heyecan yaratması için takımın yarısını değiştirmesi gerekiyor. Asıl soru da zaten o. Bunu nasıl becerecekler?
Seyrantepe'deki stat kadar para harcaması gerekir.
hozer@milliyet.com.tr
|
|
|

|