|
 |
|
|
Ama ne şampiyonluk!
Ezeli rakipler, kıyasıya bir lig finali değil de, "sinir harbi" çekişmeleri üstüne senaryolanmış bir oyunu sergiliyorlardı sanki karşılıklı... Korkunun ecele faydası olmadığını bilerek yarışan taraf, kesinlikle Galatasaray'dı Kadıköy'deki tarihi gecenin ilk devresinde...
Luciano, Ümit Özat, Önder ve Serkan buluştukları topları şişirme ve acele vuruşlarla uzaklara göndermeye çalışıyorlar, tabii bu derbederlik anlayışı da Fenerbahçe'nin paslaşma ve hücum düşüncelerinin daha başlamadan bitmesine sebep oluyordu ilk yarıda... Ayhan, Cihan, Conçeicao, Ribery ve Necati gibi isimler Fenerbahçe on biri içinde sanki babalarının çimeninde top koştururcasına rahat paslar yapıyorlar, hele Mondragon kupa finalinin getirdiği rahatlıktan olsa gerek, biraz da mizahi hareketlerle eline gelen topları eritiyor, Cim - Bom sanki "Biz Kadıköy'de de oynarız bu futbolu" mesajını vermeye çalışıyorlardı izleyenlere...
Ve düğüm çözüldü
İkinci 45'te ise ilk yarının tam tersi bir heyecan kasırgası başlıyordu Kadıköy'de... Derlenip, toparlanan Fenerbahçe, ilk yarıyı unutturmak istercesine topu yere indiriyor, takıma bir sükunet havası hakim oluyor ve son derece bilinçli paslar üretmeye başlıyordu şampiyonluk bayrağını omuzlamak adına. Üç puan için "olmazsa olmaz" kavgası vererek oynayan Galatasaray, Fenerbahçe'nin bu ayaklanmasına biraz da şaşırıyor, kazanmak adına çok da uğraşmasına rağmen, rakibin ağırlığı ilerleyen her saniye daha da süratle üst katmanlara tırmanıyordu. Fener'de koca bir yılın emeğini birkaç yanlışa kurban etmeme şuuru bütün futbol kavramlarını ateşliyor ve takım artık gol bulmaya doğru adeta koşuyordu. Selçuk'un faulünde topu avantaja bırakan İsmet Arzuman ne kadar da haklıydı. Gerçi avantaja bıraktığı topa Necati mükemmel vurmuş, ancak tehlikeyi Rüştü önlemişti. Sonrası Selçuk'a sarı kart çıkması da futbolun "doğru kuralıydı". Ama mazide kalmış faulle oyunu tekrar başlatma yanlışına ne diyecek bakalım bizim Cim - Bom'lu geveze ağızlar...
Nobre'den altın nokta
Nobre, dünkü oyunun dolaşan ayaklarından birisiydi sadece... Ama kafasını öyle bir yan topta öyle ustaca kullandı ki bu tarihi golde; Fenerbahçe'nin şampiyonluk hikayeleri önümüzdeki günlerde yazılırken tüm öykülerin sonu Nobre'nin bu dokunuşundaki sihirlerle donatılacak medyanın genelinde. İkinci yarıda şampiyon gibi oynayıp, kazanan Fenerbahçe'ye yürekten alkışlar. Önce taraftarının yüreklerini ağızlara getirdiler ama, bitiş düdüğüyle doğan olağanüstü şampiyonluk havası her şeyi unutturdu tribünlere de, bizlere de.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|