|
 |
|
|
Bitmeyen kavga
Görüş / Engin Önen
Kongre sürecine giren CHP'de karşılıklı suçlamalar, kavga, dışlama ve sahte üye savaşları başladı. Bundan önceki kongre sürecinde ve daha öncekinde olduğu gibi.
Dört beş yıl önceydi, zamanın il başkan yardımcısı Alaattin Yüksel'in işyerinde bir toplantıya katılmıştım. Konuklar Zülfü Livaneli ve Bülent Tanla idi. Yine delege seçimleri arifesiydi. Konukları beklerken, partililer rakiplerini nasıl saf dışı bıraktıklarını büyük bir heyecanla anlatıyorlardı.
Örneğin "Çakmur'u nasıl sandığa gömdük?" ve benzeri sözleri yadırgamıştım. Sanki partililerinden değil de düşmandan söz ediyorlardı. Livaneli'ye bu durumu sorduğumda, "Sol partilerde bu türden şeyler olur" şeklinde yanıt vermişti. "Bu durumu sol kültürle mi açıklıyorsunuz?" diye karşılık verdiğimde ise, Tanla, sözümü kesip, konuyu değiştirmişti.
Livaneli'nin bu türden dışlama ve düşmanlıkların solla ilgili olmadığını kabul etmesi biraz zaman aldı.
* * *
Altan Öymen'in devrilişinden sonra Selçuk Ayhan görevden alınmıştı. Yerine Baykal tarafından Kemal Karataş atanmıştı. İlk kongrede birbirine düşman iki Baykalcı (Karataş ve Yüksel) ile o kongrede eski Baykalcı olarak anılan Ayhan yarışmıştı. Hepsi CHP'li, hepsi Baykalcı idi. Bir ortak özellikleri daha vardı. Hepsi birbirine düşmandı.
Karataş, Baykal'ın kendisini işaret ettiğini ima ediyordu. Baraj altı kalan CHP'nin genel başkanından öyle şairane ve dokunaklı söz ediyordu ki, kendinizi kaptırsanız, göz yaşlarını tutamazdınız. Kongrede seçmenin Baykal'a ne kadar haksızlık ettiğini çok duygulu sözlerle anlatan Karataş, kısa bir süre sonra, Baykal'ın kendisine haksızlık ettiğini öfke ile anlatmaya başladı.
* * *
Bir sonraki kongrede Yüksel ile Ayhan bir daha karşı karşıya geldi. İkisi de CHP il başkanı olmak istiyordu. İkisi de Baykalcı referansla birbirlerine düşman gibi saldırıyorlardı. Kongreyi kazanan Yüksel, o kongrede divan başkanı olan Ekrem Bulgun'dan, "İzmir'in efsanevi il başkanı" olarak söz ediyordu. Şimdi birisi eski, birisi yeni il başkanı. Ve birbirlerini sahtekarlıkla suçluyorlar. Yani öncekiler gibi birbirlerine düşmanlar. Muhtemelen daha sonrakilerin de olacağı gibi.
* * *
CHP içinde bitmeyen kavgaların nedenlerinden birisi, hiç kuşkusuz parti içi demokrasi eksikliği, hukuka ve genel ahlaka aykırı uygulamalardır. Ama bu düşmanlıkları yaratan diğer önemli bir faktör de, partinin ülke sorunlarına çözüm üretme yeteneğini kaybetmesi ve dolayısıyla halk üzerinde etkili olmada yaşadığı sıkıntılardır.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|