Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 24 Mayıs 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hukuk savaşı hayatını kararttı

Kayseri Bayındırlık İl Müdürlüğü'nde görevli Vedat Arslan'ın 'usulsüzlük' iddiasıyla başlattığı hukuk savaşı AİHM'ye gitti; bu mücadelede ailesinden oldu

Önder Yılmaz - Ankara

Kayseri Bayındırlık İl Müdürlüğü'nde tekniker olarak çalışan Vedat Arslan'ın Merkez Kapalı Çarşı inşaatında usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla başlattığı hukuk mücadelesi, aile dramına dönüştü. Zorla tayini çıkarılan, ailesi için şeflik unvanını bırakan Arslan, eşi Serpil Arslan'ın "sürekli şehir dışında, ailesiyle ilgilenmiyor" diyerek açtığı boşanma davasıyla yıkıldı. İç hukukta sonuç alamayan Arslan'ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) yaptığı başvuru da kabul edildi.
AİHM'ye gönderilen 37927/04 no'lu başvuru dosyasındaki bilgilere göre Arslan, 2002'de 1 milyon dolar maliyetli Kayseri Merkez Kapalı Çarşı inşaatında fazla ödeme yapıldığını belirledi. Arslan, Bayındırlık İl Müdürlüğü ve Vali Nihat Canpolat'ı konu hakkında bilgilendirirken, yapılan incelemelerde herhangi bir usulsüzlük olmadığı rapor edildi. Arslan'ın durumu yerel medyaya da anlatması üzerine, ihaleyi alan Has - Can İnşaat yetkilisi Ahmet Dandin, Arslan hakkında, "rüşvet istediği" iddiasıyla 19 Şubat 2002'de Valilik'e şikâyet dilekçesi verdi.

Karar metni değişti
11 Nisan 2002'de başlatılan soruşturma sonucu Arslan, önce "izinsiz medyaya bilgi vermekle" suçlandı. Karar metni Arslan'a gönderildi, ancak soruşturma kararının yazımı sırasında yanlışlık yapıldığı gerekçesiyle karar metni değiştirildi. Yeni kararda, "Arslan'ın yüzde 2 komisyon istediği" ifadesine yer verildi. İkinci karar da 8 Ekim 2002'de, yani 6 ay sonra Arslan'ın eline geçti.
Savunmasını "medyaya izinsiz bilgi vermek" suçu üzerine yapan Arslan, 30 Ekim 2002'de "Valiliğin evrakta sahtecilik yaptığı" gerekçesiyle 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne suç duyurusunda bulundu. İçişleri Bakanlığı'nın soruşturma izni vermemesi üzerine Arslan itiraz etti. Konu Yargıtay'a taşındı. Yargıtay'ın davanın evraktan düşürülmesine kararı üzerine de iç hukuk yolları tüketildi.

Dandin caydı
Bu arada Dandin "rüşvet" iddiasını geri çekince, Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesi Arslan'ı suçsuz bularak, 31 Mart 2003'te beraat kararı verdi. Bunun üzerine Canpolat, 12 Şubat 2004'te "memura haksız isnatta bulunmak"tan bu kez Dandin hakkında maddi ve manevi tazminat davası açtı.

AİHM'ye gitti
Mahkemede aklanan Arslan, valiliğin evrakta sahtecilik yaptığı iddiasıyla 20 Aralık 2004'te de AİHM'ye başvurdu. 17 Mart 2005'te gönderdiği cevap yazısında Arslan'ın durumunun "soruşturmaya değer" bulunduğunu kaydeden AİHM, bilgi ve belgeler doğrultusunda Arslan'ın bir üst mahkemeye çağrılabileceğini de bildirdi.

Vali atağa geçti
Vali Canpolat da, AİHM'nin yanıtı üzerine 18 Mart 2005'te "kişiliğine hakaret" iddiasıyla Arslan hakkında 10 bin YTL'lik tazminat davası açtı. Canpolat, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davada, Arslan'ın kendisini "hukuk dışı kurallar uygulayan, kendini hukukun üstünde gören ve egemen güçlerin oyunlarını oynayan bir kişi" konumuna soktuğunu savundu.

Tayin tayin üstüne

Vali Canpolat'ın tazminat davası açmasının ardından Arslan, gerekçe gösterilmeden Zonguldak'a tayin edildi. Valilik mahkemeye atama için "çalıştığı yerde personel ihtiyacı yok" gerekçesi gösterdi. Zonguldak'ta görevde yükselme sınavına girerek Kahramanmaraş Şube Müdürlüğü'nü kazanan Arslan, bu kez Tunceli'ye gönderildi. Burada 14 ay görev yapan Arslan, aile düzeninin bozulmaması amacıyla şube müdürlüğünü bırakıp geri döndü. Arslan, Kayseri'ye dönmek için Bayındırlık Bakanlığı'na yaptığı iki başvurudan da sonuç alamadı.

Eşi tayinlere dayanamadı

Arslan, Zonguldak'ta görev yaparken, hafta sonları da Kayseri'de öğretmenlik yapan eşi Sibel Arslan, kızları S.(17) ve V'yi (12) görmeye çalıştı. Ancak eşinin sürekli şehir dışında bulunmasına dayanamayan Sibel Arslan, "evinden uzak kaldığı, çocuklarına ve ailesine bakamadığı" gerekçesiyle Aralık 2004'te boşanma davası açtı.

'Hak yerini bulacak'
Doğruyu söylediği için ailesinden ve işinde yükselme fırsatından olan Arslan, "Ailem dağıldı, düzenim bozuldu. Hayatım mahvoldu. Ama hep doğruyu söyledim. Söylemeye de devam edeceğim. Konu AİHM'de. Hak yerini bulacak. Sorumlular kimse cezasını çekecek" dedi.




GÜNCEL
İşçinin özelleştirme çatışması: 66 yaralı
Oğlu Irak'ta yaralanmış
Hukuk savaşı hayatını kararttı
Projeler için her türlü kolaylık
Emine Erdoğan: Kızları okutalım
Geleceğe bakan gözler
İslamcıların hedefi Çiçek
Anadolu liselerine giriş zorlaşacak
'Değişiklikler yetersiz'
Öğrencilerden paralı yaz okulu protestosu
Tiyatro Anadolu'da Shakespeare var
Mersin'de iki opera art arda gösterilecek
Haydarpaşa'ya Almanca tarihçe






Melih AŞIK
Zavallı Kadıköy
Kadıköy - Moda - Caddebostan kıyıları, İstanb...
Can DÜNDAR
Reddi miras
Ankara'nın popüler gece kulüplerinden biri:


 2003 yılında neler oldu

© 2005 Milliyet