Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 24 Mayıs 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İyi ki futbol var ama...


Evet, iyi ki futbol var ama... Bir de Galatasaray şampiyon olsaydı! Yıl boyu Türk futbolunu seyretmekten keyif de alsaydık, güzel futbol oynansaydı memleketimizde de. Hakemlerimiz iyi yönetseydi. Tribünde küfür de işitmeseydik, şiddet de yaşamasaydık. Şike kokuları da gelmeseydi burunlara...
İyi ki futbol var ama...
Fener de şampiyon oldu.
Yoksa en kötüsü bu mu?..
Taraftar duygusal olur.
Hatta fanatik!
Hep kendi takımına ister bütün güzellikleri, kupaları. Tersini aklından geçirmek bile istemez.
Hele Galatasaraylı olup da, Fenerbahçe'ye yenildiği maçta şampiyonluğa da, Şampiyonlar Ligi'ne de veda etmişse içini hakikaten karalar bağlar.
Evet öyle.
Hiç olmazsa pazar akşamı Fener'e Saraçoğlu'nda şampiyonluk turunu attırmasaydık. Ya Necati'nin kaçırdığı o kafa... Kaçırmasa, şimdi belki başka şeyleri konuşuyor olacaktık.
Ya Gençlerbirliği yenilgisi...
Olacak şey miydi?
Lafı uzatma Hasan Cemal!
Önce centilmenliğin gereğini yerine getirmek lazım.
Evet, Fenerbahçe'yi ve bir sezon boyunca her hafta sonu maç günlerinde birbirimize takıldığımız bütün Fenerli dostları kutluyorum.
Yoksa futbolun geyiği bitmez.
Çünkü bu sporun en güzel taraflarından biridir bu geyik. Hep söyleyecek bir şeylerimiz, mazeretlerimiz vardır başarısızlık halinde. Zaferlerimizi ise abarttıkça abartır, hiç unutmak istemeyiz.
Pazar akşamı da öyle başladı.
On beş yirmi Galatasaraylı toplandık. Fener maçını beklerken biraz nostalji yaptık. Ekranda önce 2000 yılı UEFA finalini izledik. Cim Bom'un o muhteşem maçta Arsenal'i nasıl devirdiğini seyrederken gözlerimiz yine nemlendi.
Beş yıl geçmiş...
O final yüzünden çıtamızı çok yükselttik. Bir daha da mutlu olamadık. Üstelik o güzel dönemde elde ettiğimiz başarıyı da yönetemedik ne yazık ki. Zirvenin aynı zamanda uçuruma en yakın yer olduğunu bilemedik.
Beş yıl öncesinin keyfini ilk defa Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe'ye 5 çekerken çıkardım. 5 yıldır ilk kez o kadar sevindim ki, televizyon önünde "beş beş beş" diyerek amigoluğa bile kalkıştım.
Oysa biliyorum, tabela her şey demek değil. Zaten olmadığını, bir hafta sonra Ali Sami Yen'de tattığımız Gençlerbirliği yenilgisiyle acı biçimde gördük.
Galatasaray'ın bu yıl iki Fener galibiyeti dışında bana fazla heyecan verdiğini söyleyemem. Bu arada ikinci yarıda iyi ki Ribery'yi bulduk. Onun hırsını, oyununu hep keyifle izledim.
100. yılımızdı.
Keşke başka türlü kutlayabilseydik.
Fener'e Olimpiyat Stadı'nda 5 çekerken yaşadığımız Cim Bom aşkının derinliğini, sarı kırmızı renklere olan bağlılığımızın büyüklüğünü bir kez daha olanca heyecanımızla hissettik.
Ama her şey bununla bitmiyor.
Bu aşkı daim kılacak maddi bir altyapıya, sisteme ihtiyacımız var. Başarıları kalıcı yapabilecek gelir kaynakları yaratmak zorundayız. Altyapı, sistem oluşturulmayınca, hayal kırıklıklarımız sıklaşıyor çünkü...
Sportif başarı ise seyrekleşiyor.
Altyapı deyince de Fener önde.
Stadıyla, gelirleriyle, profesyonel yönetim anlayışıyla bizden daha farklı, daha becerikli bir grafik çiziyor. Sportif başarıyı daha devamlı kılabilecek sağlam bir zemine basmaya çalışıyorlar.
Bize gelince...
Stadımız dökülüyor.
Borç yükümüz çok ağır.
Maalesef iyi yönetilmiyoruz.
Ne yapacağız? Rüzgâr nasıl tersine çevrilebilir? Seyrantepe kurtuluş olabilir mi?
Bilemiyorum.
Hagi'ye gelince...
Onu ben de seviyorum. Elindeki imkânlarla iyi şeyler yaptığına da inanıyorum. Ancak, "Hagi'yle bu iş gidebilir mi?" sorusu da yıl boyu kafamdan eksik olmadı.
Hakan Şükür'ü elbette seviyorum. Ama daha nereye kadar gidebilir? Bu yıl iyi ki Mondragon, Song ve Thomas varmış diyorum. Takımda revizyon şart. Hiç kuşkusuz yeni transferlerle de yenilenmek gerekiyor.
Ama nasıl? Hangi imkânlarla?..
Şu soru da akla takılıyor:
Fenerbahçe'den kötü futbol oynadığımız için mi şampiyonluğu kaçırdık? Hiç sanmıyorum. Galatasaray son maç dahil modern futbolun gereklerini Fenerbahçe'den daha fazla yerine getirdi. Ya da modern futbolun örneklerini sezon boyu Fener'e göre daha çok verdi.
Ama futbol bu, adaleti yok.
Hatice değil, netice yani...
Biz bir Alex çıkartamadık. 24 gol, 12 asistlik bir Alex! Nerede o paralar denebilir. "İlle para da yetmiyor. Fener'in futbol kültürü bu. Parayı basıyor, star topluyor. Kaç kez denedi, son yıllarda bir tek Alex tuttu" diye ekleyebilirsiniz.
İyi ki futbol var!
Bir de şampiyon olsaydık!
Ama enseyi karartmayın Galatasaraylılar! Dünya dönüyor. Bunun gelecek yılı da var.
Fener'e 5 çektik ya, beş beş beş!

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İran'a dikkat
ÇAĞIMIZDA artık Ortadoğu'yu da etkilemeye baş...
Melih AŞIK
Zavallı Kadıköy
Kadıköy - Moda - Caddebostan kıyıları, İstanb...
Fikret BİLA
Erbakan'ın muhalefeti
Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın "manevi" lider...
Hasan CEMAL
İyi ki futbol var ama...
Evet, iyi ki futbol var ama... Bir de Galatas...
Güneri CIVAOĞLU
Öpülmüş ayaklar
Rüzgâr tanrıçası, Alex ve Van Hooijdonk'un ay...
Can DÜNDAR
Reddi miras
Ankara'nın popüler gece kulüplerinden biri:
Abbas GÜÇLÜ
Kelkit'te Sindirella
Kelkit Aydın Doğan Meslek Yüksekokulu öğrenci...
Hurşit GÜNEŞ
MB enflasyon hedeflemesine 2006'da başlıyor
IMF'ye yollanan niyet mektubunda Merkez Banka...
Sami KOHEN
Artık hayal değil...
1990'ların başında yeni bir proje olarak orta...
Mehmet Y. YILMAZ
Kız meslek liselerinde 'haremağası' sorunu
Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, b...
Derya SAZAK
Kenya olamadık
Soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçları, ...
Meral TAMER
Emine Erdoğan'ın 'papatyaları'
Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın haft...
Güngör URAS
Turkcell'de yerli patron hâkimiyetini koruma çabası
Turkcell, bir Türk sermaye grubunun yarattığı...
Serpil YILMAZ
Emine Erdoğan kriterleri
Bu üçüncü buluşma. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın...
M. Ali BİRAND
FB'yi tebrik ederiz...
FB'yi tebrik ederim...

© 2005 Milliyet