Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 24 Mayıs 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Turkcell'de yerli patron hâkimiyetini koruma çabası


Turkcell, bir Türk sermaye grubunun yarattığı, marka yaptığı bir "teknoloji" şirketi. Yurtiçinde ve yurtdışında kendi sektöründe önde koşuyor. Marka olarak içeride ve dışarıda önde koşuyor. Teknolojisi çağdaş. Ve de sektöründe yurtdışı ve yurtiçi rakiplerine göre farklı bir yerde. Faaliyetleri nedeniyle kâr da ediyor.
Turkcell'i kuran, geliştiren hâkim ortağın (Çukurova Grubu), bankacılık sektöründeki "yanlışları" nedeniyle Pamukbank'ta "başı derde girdi". Pamukbank olayı Yapı Kredi'de hâkim ortağın hisselerinin satışını zorunlu kıldı.
Çukurova Grubu, Pamukbank ile dibine yuvarlandığı bataktan kurtulma arayışında Turkcell'deki hisselerini satışa çıkardı.
Ne Yapı Kredi'de ne Turkcell'de "gönüllü" bir satış söz konusu değil. "Zorunluluk" var. Mecburiyetten, "batan geminin malları bunlar" diyerek, zaman baskısı altında alıcı aranırken, Turkcell'de yüzde 36.9 ortaklık payı olan İskandinav telekomünikasyon şirketi Telia-Sonera, hâkim ortağın hisselerine talip oldu.

Turkcell 'batan geminin malı'
Telia-Sonera, hâkim ortak elindeki yüzde 27.4 oranındaki hisseyi 3.1 milyar dolar ödeme ile satın alacak ve de Turkcell'deki ortaklık payını yüzde 64.3'e çıkararak "hâkim ortak" konumunu elde edecekti.
Açık anlatımıyla Turkcell artık Türk sermayesinin hâkimiyetinden çıkacak, İskandinav sermayesinin hâkimiyetine girecekti.
"Batan geminin mallarının satışı söz konusu olunca", alıcılar "efelenir"... Durumdan yararlanma arayışına girer. Çukurova Grubu'nun satış konusunda zaman bakımından acelesi olduğunu gören Telia-Sonera sadece fiyatı düşürmek ile kalmadı, Türk hükümetine de "kafa tutmaya" başladı.
Bu tür büyük alımlarda alım yapan sermaye grubunun bir mükellefiyeti vardır. Toplu olarak satın aldığı hisse senetlerinin her birine kaç lira fiyat biçmiş ise, borsadan aynı şirketin hisse senetlerini daha önce satın alanlara da çağrı yapmak ve de isteyenin hisse senetlerini de aynı fiyattan satın alırım demek zorundadır. Telia-Sonera tepe yöneticileri, "Bize söz verildi. Bizim çağrı mükellefiyetimiz yok. Halktan hisse senedi satın almayız..." diye konuşup durdu.
Telia-Sonera ile Çukurova Grubu satış için üç ay önce anlaşmıştı ama, 23 Mayıs'a kadar satış işlemleri sonuçlandırılacaktı. Dün taraflardan yapılan açıklamadan öğrendiğimize göre Çukurova Grubu, sahip olduğu yüzde 27.4 oranındaki hisseyi Telia-Sonera'ya satmaktan vazgeçmiş. Bu durumda Çukurova Grubu'nun Turkcell'deki hâkimiyeti devam ediyor.

Çukurova 'satmaya mecbur'
Ancak, bir gerçek var... Çukurova Grubu Turkcell'deki hisselerini satmaya mecbur. Hem de kısa sürede satmaya mecbur...
- Yerli sermaye grupları Turkcell hisselerine ilgi göstermiyor. Turkcell'in hisselerinin halka satılarak beklenen ölçüde para toplanması mümkün olabilir ama kimse bu alternatifi tartışmıyor.
- Çukurova Grubu'nun Rus yatırım grubu "Alfa" ile anlaşabileceğinden ve Alfa grubu ile oluşturulacak bir ortaklığın Turkcell'in hisselerinin yüzde 27'sini satın alabileceğinden, bu ortaklık gerçekleşirse, Çukurova Grubu'nun dolaylı olarak Turkcell yönetimindeki hâkimiyetinin devam edebileceğinden söz ediliyor. Bu çok dolambaçlı ve gerçekleşmesi güç bir formül.
- Sonunda gene "yabancı sermaye grubuna satış" zorunluluğu ortaya çıkıyor.
Geliniz, görünüz ki, Turkcell'de hiçbir payı bulunmayan bir yabancı sermaye grubunun, yönetimde söz sahibi olamayacağı bir şirketin sermayesinin yüzde 27.4'üne 3.1 milyar dolar ödemesi çok zor.
Turkcell'in yerli sermaye hâkimiyetinde kalmasını çok kimse arzuluyor ama, "Telia-Sonera işi bozuldu, Turkcell yabancılara satılmayacak" şeklinde açıklığa kavuşmuş bir tablo ortada yok.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İran'a dikkat
ÇAĞIMIZDA artık Ortadoğu'yu da etkilemeye baş...
Melih AŞIK
Zavallı Kadıköy
Kadıköy - Moda - Caddebostan kıyıları, İstanb...
Fikret BİLA
Erbakan'ın muhalefeti
Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın "manevi" lider...
Hasan CEMAL
İyi ki futbol var ama...
Evet, iyi ki futbol var ama... Bir de Galatas...
Güneri CIVAOĞLU
Öpülmüş ayaklar
Rüzgâr tanrıçası, Alex ve Van Hooijdonk'un ay...
Can DÜNDAR
Reddi miras
Ankara'nın popüler gece kulüplerinden biri:
Abbas GÜÇLÜ
Kelkit'te Sindirella
Kelkit Aydın Doğan Meslek Yüksekokulu öğrenci...
Hurşit GÜNEŞ
MB enflasyon hedeflemesine 2006'da başlıyor
IMF'ye yollanan niyet mektubunda Merkez Banka...
Sami KOHEN
Artık hayal değil...
1990'ların başında yeni bir proje olarak orta...
Mehmet Y. YILMAZ
Kız meslek liselerinde 'haremağası' sorunu
Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik, b...
Derya SAZAK
Kenya olamadık
Soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçları, ...
Meral TAMER
Emine Erdoğan'ın 'papatyaları'
Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın haft...
Güngör URAS
Turkcell'de yerli patron hâkimiyetini koruma çabası
Turkcell, bir Türk sermaye grubunun yarattığı...
Serpil YILMAZ
Emine Erdoğan kriterleri
Bu üçüncü buluşma. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın...
M. Ali BİRAND
FB'yi tebrik ederiz...
FB'yi tebrik ederim...

© 2005 Milliyet