Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 25 Mayıs 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Ya gideceksin, ya öleceksin'

Fatih Terim'in "İtalya'da sorarsanız, herkesten hakkımızda çok iyi şeyler duyarsınız. Ama kendi ülkem için aynı şeyi söyleyemem" cümlesi sert bir sağ kroşe yemiş kadar sersemletti beni.
Santra programında sevgili Yiğiter (Uluğ)'a serzenişinde inanılmaz derecede haklıydı!..
Ve ne yazık ki, hap kadar cümle toplumsal özürlerimizin bir özetiydi.
Bakın, geçen cuma Ters Köşe'de Fatih Terim bölümü vardı. CSKA Moskova ile Sporting Lizbon arasındaki UEFA Finali'nde yorumculuğunu öven bir yazı.
Tanrım, ne çok tepki aldı!..
Efendim gol olacağını hissetmiyormuş, kara ve uydu linkleri arasındaki saniyelerde golü görüp, "olacak" diye bizi kandırıyormuş.
Ben aptaldım, Fatih Hoca da sahtekardı...
Yahu adam "topu keserse gol olur" diyor. Lizbonlu futbolcu kesiyor ve diğeri yetişip vuruyor; gol oluyor... Yani, topun kesildiğini görüp, gol vuruşu sırasında mı söylüyor bunu?
Dikkat edin; "ke - ser - se" diyor. Ben saniye tutmadım, gol ne kadar sonra geldi diye. "Keserse" kelimesi henüz "kesilmediğini" gösteriyor ve bu da bana yetiyor. Yetmeyenler varsa, psikiyatrist mi yok...

Neden ?
Ayıptır ayıp. Terim'in futbolu ne kadar bildiği ortada. Mecbur kaldığım için söyleyeyim, "laf kalabalığı formatına" kişisel protestom yüzünden ekrana çıkmasam da, bugünkü televizyoncular kısa pantolonla dolaşırkenden bilirim o alemin girdisini çıktısını.
Burada maksat Terim'i küçümsemek... Neden?..
Çünkü onu bir takımla özdeş görüyorlar. Milli görevlerini falan boş veriyorlar. Madem ki üç büyüklerden birine yakın, o zaman Türkiye'nin yüzde 66'sı karşısında en azından.
Utanç verici, ilkel ve zavallıca. Tıpkı Terim'i tabu yapıp, her eylemini gözü kapalı onaylamak gibi.
İnsanların beyin boşluğu buruşturulmuş forma ile doluysa, Terim de öyle bir cümle söyler ki, sağ kroşe yemiş gibi sersemleriz işte.
Terim'in dediği gibi; "Bu ülkede hakkında iyi laflar söylenmesi için ya ölmek ya da gitmek lazımdı" ne yazık ki.

Ah şu Galatasaraylılar!..

Fenerbahçe taşlandı diye sahası kapatılan Diyarbakır'ın seyircisiz maçı aynı tas aynı hamam. Bu kez rakip Rize. Skor berabere. Yoksa yine Galatasaraylılar mı devrede ?
Ülke gerçeklerini bilmeden yapılan konuşmalar, kısa sürede komedi metinlerine dönüyor işte.
Üstelik bu gerçekler gizli saklı da değil.
Bir ay önce "OHAL'den bu hale" dizisinde tam sayfa yazmıştık: Diyarbakır'ın amatör futbol takımlarından sokaktaki politize adamına kadar azınsanmayacak bir kalabalığın Diyarbakırspor'dan ne kadar uzak olduğunu. Hatta "nefret ediyorlar" demiştik de ağır kaçmıştı.
Onlara göre Diyarbakırspor devletindi. Yerel siyaset gereği, Diyarbakırspor "ele geçirilmesi gereken" hedeflerden biriydi.
Yani Trabzonspor, Fenerbahçe, Rizespor falan, kimsenin umrunda değildi. Diyarbakırspor, ya onların olmalı ya da yok olmalıydı.
Sanki bunlar bilinmezmiş gibi, Fenerbahçe seyircisine taş atılınca çıkıp "Galatasaraylılar attı" demek, bilgi eksikliğinden değilse sinekten yağ çıkarmak niyetindendir.
Keşke olay çıkaranlar sportif güdülere sahip olsalar. Keşke.

Hagi hangi takımı tutuyor?

"Hagi olayı"nı anlaşılmaz kılan nedir biliyor musunuz?..
Hepimiz Hagi'yi Galatasaraylı sanıyoruz... Hatta kendisi bile.
Ama, otuz yaşından sonra taraftarlık bu kadar oluyor.
Bırakın Galatasaray'ı; siz herhangi bir takımla özdeşleşmiş bir teknik direktörün giderayak kulübü ateşe attığına tanık oldunuz mu hiç. Yapmaz... Yapamaz... Yüreği sızlar en azından.
Başına ne gelirse gelsin, takımın teknik direktörlüğü görevi noktalandığı anda takım taraftarlığı devreye girer ve kulübün menfaati için ağzına fermuar çeker bizim hocalar.
Hagi ne yaptı?.. En ağır krizi, işini kaybetmeye en yakın tarihe sakladı.
Anlattıklarından çıkan sonuç; Galataray yönetimi parasız, ilgisiz, sevgisiz, hedefsiz bir topluluktu.
Yanlış anlamayın; kötü niyetli değil elbet. Bu onun tarzı.
Ayrıca, kimbilir kaçıncı tuttuğu takım Galatasaray; umrunda mı?

eguven@milliyet.com.tr




SPOR
Mutlu depremi
Büyük taarruz
'Bu kadroyla zor'
Eli kolu bağlandı!
Dünyayı istiyorlar!
Çizme'nin gözü Terim'de
Olimpiyat'a gözaltı
Ordu beraat etti
'Kupa bizim olacak'
Direkten döndü!
Agassi elendi
Tezeta'da doping
Haftanın Kare Ası
Tarihten yapraklar
Haber turu...
Yıldırım'a saygıyla
'Ya gideceksin, ya öleceksin'
Ambargo delindi
At yarışları
Kartal'dan devrim: 77-83
Acımasız konuklar!





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Atilla GÖKÇE
Yıldırım'a saygıyla
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'...
Ercan GÜVEN
'Ya gideceksin, ya öleceksin'
Fatih Terim'in "İtalya'da sorarsanız, herkest...
Gökhan TÜRE
Ambargo delindi
Beşiktaş, Ülkerspor karşısında dün sadece sav...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2005 Milliyet