|
 |
|
|
Bir öneri
Satır Arası / Deniz Sipahi
Ne zamandır aklımdaydı, bir fırsat bulup yazamamıştım.
Adnan Menderes Havalimanı'ndan bir konuğumu alıp Konak'a, Alsancak'a götürmek istediğimde, eğer zaman sıkışıklığım yoksa çevre yolunu kullanmamaya çalışıyorum.
Son dönemde iyi ki Balçova'ya inen otoban bağlantısı açıldı da; "Size küçük bir İzmir turu attıralım" bahanesiyle sahil şeridinden merkeze iniyorum.
Eğen konuklarım Karşıyaka tarafına gidecekse o zaman Gaziemir'den Bornova'ya giden yine otoyol bağlantısını kullanıyorum.
Nedeni çok açık ortada...
İzmir'i hiç bilmeyen bir kişi Yeşildere'yi görünce gözlerine inanamıyor. Heyelan bölgesine oturtulmuş binlerce konut... Hemen hemen yüzde yüzü kaçak yapılmış; sonra siyasilerin oy kaygısından dolayı çıkan aflarla tapuları verilmiş evler. Artık gecekondu sınıfından da çıkmış durumdalar; çünkü hepsi birer apartman olma yolunda ilerliyorlar. Görüntü bir felaket...
Her an yakılacakmış görüntüsü veren binaların, herhangi bir deprem karşısında nasıl ayakta kalacaklarını merak ediyorum.
Biliyorum, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin kent yenileme projesi kapsamında bazı çalışmaları var. O bölgenin ıslahı ve yeni toplu konutlar yapılarak bu bölgenin tamamen boşaltılması düşünülüyor.
Ama ne zaman...
* * *
Ankara Büyükşehir Belediyesi hükümetin de desteğini alarak Esenboğa Havalimanı'dan merkeze kadar benzer bir görüntüye sahip kentin değişimi için büyük bir hamle başlatmaya hazırlanıyor.
Başbakan Erdoğan, Toplu Konut İdaresi'nin de devreye girmesiyle bu bölgede oturanlara kısa sürede konut vererek Ankara'ya yakışır bir düzenlemeye gidileceği sözünü verdi.
İzmir için de aynı koşullar geçerli. Son elli yılın göç fırtınası İzmir'e de çok zarar verdi.
Kentin ne kadar çarpık büyüdüğü işte bu fotoğraflarda çok daha net gözüküyor.
Elbette ıslah edilemeyen heyelan bölgelerinde olanlar oturmaya devam edecek; arkasında hükümetin kaynak desteği olsa da yüz binleri ilgilendiren bu konut sorununu kökünden çözmek mümkün olmayacaktır.
Zaten kısıtlı olan kaynakların çoğunu da bu projeye yatırmak söz konusu olmayacağı için bazı özel projeleri de hayata geçirmekte fayda görüyorum.
Bildiğim kadarıyla büyükşehir yasasının imar yönetmeliğinin istenirse kullanabileceği bazı yaptırımları var.
* * *
Örneğin bir Avrupa ülkesinde siz zevkinize göre binanıza farklı bir mimari ve renk uygulamayamazsınız.
Gelin görün ki, sadece Yeşildere'de değil, kentin tamamında hatta bütün Türkiye'de kentlerimiz çocukların sulu boya resimleri gibidir.
Rengarenk, zevke göre atılmış; mor, pembe, sarı, bazen de hepsi birbirine karışmış renkler...
En azından bir disiplin sağlamak ve görüntü kirliliğini en aza indirmek için bu imar yönetmeliği uygulanamaz mı?
Yine Bodrum'dan örnek vereceğim.
Bodrum da kötü yapılaşmanın yaşandığı bir yer...
Ancak beyaz bütünlük bazen bu çirkinliği kapatıyor.
Hem bu proje için boya firmalarının desteği alınır, İzmir kısa sürede farklı bir yüze kavuşabilir.
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|