|
 |
|
|
Niçin okula geç gönderiliyoruz?
Milliyet'in kampanyası, CNN Türk'teydi. Programa Bağcılar'dan katılan kız öğrenciler, okula geç başlama nedenlerini anlattılar
İSTANBUL Milliyet
Milliyet gazetesinin kız çocuklarının okullaştırılması amacıyla başlattığı "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası, önceki akşam CNN Türk'te yayımlanan "Söz Sizde" programının konusu oldu. Programın en çarpıcı noktası, İstanbul'dan katılan Rahşan Ekinci (10) adındaki bir kız öğrencinin, annesiyle babasının resmi nikâh kıydırmadıkları için nüfus cüzdanı olmadığını, bu nedenle ancak 10 yaşında ilkokula başlayabildiğini söylemesi oldu.
CNN Türk'te Tayfun Ertan'ın sunduğu programın önceki gece yayımlanan bölümüne Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Milliyet Gazetesi Yazarı Meral Tamer, AÇEV Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kırsal Alan Birimi Yöneticisi Alev Ocaktar konuşmacı olarak katıldı.
Programa ayrıca Bağcılar Yıldıztepe İlköğretim Okulu'nda eğitim gören, bir bölümü geç okula başlamış kız öğrenciler de katıldılar.
Bu kız öğrenciler arasından Rahşan Ekinci'nin anlattıkları, İstanbul sınırları içinde yaşanan bir dramı ortaya koydu. Bu yıl ilkokula başladığını söyleyen Ekinci, okula gidememesinin sebebini şöyle açıkladı: "Batman'dan İstanbul'a geldik. 4 kardeşiz. Okula bu yıl başlayabildim, çünkü kimliğim yoktu. Nedeni annemle babamın nikâhının olmaması. Nüfus cüzdanım olsaydı okula zamanında gidebilirdim."
Programa katılan Dilan adındaki kız öğrenci de maddi durumları nedeniyle okula bir yıl geç başladığını belirterek, şöyle konuştu:
"Konfeksiyonda çalışıyordum. Maaşımı ailem alıyordu. 'Haydi Kızlar Okula' nedeniyle Yıldıztepe İlköğretim Okulu'nun müdürü ailemle konuşmaya gelmiş. Akşam işten döndüğümde okula gideceğimi söylediler. Çok sevindim."
'Türkiye sahiplendi'
Milliyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, Milliyet'in başlattığı kampanyanın kendi ivmesini yarattığını belirterek, "Bu kampanya artık gazetemizin projesi olmaktan çıkıyor, tüm Türkiye'nin sahiplendiği ulusal bir kampanyaya, seferberliğe dönüşüyor" dedi.
Milliyet Yazarı Meral Tamer ise, "Biz bu kampanyayı başlattıktan sonra baktık ki herkes yardım etmeye hazır. Maksat para toplamak değil. Maksat, Türkiye çapında bir ruhu harekete geçirmek" diye konuştu. Prof. Çiğdem Kağıtçıbaşı da "Baba Beni Okula Gönder" kampanyasının bir lokomotif olduğuna inandığını belirterek, "Milliyet gazetesi, insanların içine bir kor attı" şeklinde konuştu. Alev Ocaktar ise kız çocuklarının okula gönderilmemesinde birinci nedenin ekonomik koşullar olduğunu savundu.
ABD'den 'Umut Köprüsü'
Eğitim olanakları kısıtlı Türk çocukları ve gençlerine destek olmak amacıyla New York'ta kurulan 'Umut Köprüleri Projesi (Bridges of Hope Project)', tanıtım programı ve resepsiyonuyla harekete geçti. New York'ta The Marmara Manhattan Oteli'nde verilen resepsiyonda, projenin kurucusu Çiğdem Acar, ABD'de yaşayan Türkler arasında yardımseverlik duygusunu aşılamayı amaçladıklarını belirtti. Acar, Türkiye'de eğitim imkânları kısıtlı gençlere destek olacaklarını ifade etti.
Acar, Türkiye'deki yardım kuruluşlarının listesini çıkardıklarını ve bu kuruluşlardan bir kısmının eğitim amaçlı çalışmalarını destekleyeceklerini kaydetti.
|
|
|

|