|
 |
|
|
ŞİMDİ NE YAPIYORLAR:
Ahmet Çakar
İlker Yasin ile girdiği stüdyo dalaşından sonra ekrandan elini ayağını çekip evinin hakemi olan Ahmet Çakar'ın "Fazla kilolardan nasıl kurtulursunuz" adında bir kitap yazdığı söyleniyor. Neden olmasın; ekrana "canlı kavga"yı taşıyan yorumcu olmasına karşın, yorumcuların etik davranmaları konusunda en anlamlı konuşmaları yapan Çakar, bu sefer de kilo aldıkça zayıflığın faziletlerini öğrenmiş olamaz mı?
Cemil Turan
Cemil Turan'ın Bounes Aires'de olduğu sanılıyor. Fenerbahçe amigolarının kendisine "bilet gişesi" muamelesi yüzünden başkandan yediği zılgıt sonucu çıkmamış bu kıtalar arası yolculuğa... Futbolcu izlemek gibi bir görevi de yok. Son derbide "taraftarımız küfüre tenezzül etmedi" deyince ortaya çıkan "duyma kaybı"nı tedavi ettirmek niyetiyle olsa gerek. Malum, Brezilya plajlarında kulağına su kaçanlar yüzünden Brezilyalı kulak - burun - boğazcılar, bu alanda bir numara.
Aziz Yıldırım
Aziz Yıldırım'ın Ankara'da olması lazım. Yeni Türk Ceza Kanunu'nda medya cezalarını "müebbet"e çevirtmek için kulis yaptığı tahmin ediliyor. Ayrıca yabancı futbolcu sayısını on bire çıkartmak, Gebze'den İzmit'e kadar E-5'in kuzeyini Fenerbahçe mallarına katmak, banka kurup Galatasaray'a kredi verdikten sonra iflasını istemek gibi planları olduğu söyleniyor. Yazı Ankara'da geçirebilir başkan.
Ali Şen
Ali Şen'in Bodrum'daki çiftliğinde orta boy bir kara kaplumbağasını eğittiği belirtiliyor güvenilir kaynaklarca... Bembeyaz bir Van kedisi ile çıktığı ekranlardaki "Dr No" imajının, James Bond eskidiğini düşünüyormuş ve artık kaplumbağa ile katılacakmış spor programlarına. Eğitimdeki hedef sayın Şen konuşurken kaplumbağanın başını sallayıp onaylamasıymış.
Finalin faydaları
Bakü - Ceyhan Boru Hattı'nın hizmete girmesiyle birlikte son günlerde başımıza gelen en iyi olaylardan biri, Şampiyonlar Ligi Finali olsa gerek.
Şu kadar milyar insan Türkiye'yi gündeme oturttu. Şu kadar milyar dolar katma değer yarattı. 2012 adaylığımıza yol oldu. Futbol organizasyonunda kostümlü provaydı. Tanıtım tavana vurdu, turizm şahlandı, ekonomi canlandı bir yana; önümüzde Dünya'nın en büyük mücadelesi yapıldı ve biz birbirimize girmedik yahu...
Gerçi ben bu satırları yazarken, maç daha başlamamıştı ama biz ne derbiler görmüştük ki, iki gün önceden acil servisler alarma geçerdi.
Isırıcı beyanatlar yoktu. Küfür bestelemedik. Döner bıçağı üretenler bayram etmedi. Kaldırım taşları yerinde kaldı.
Taraf olmasına taraftık... Kimimiz Milanlı, kimimiz Liverpoollu... Ama bir tek insanımız yoktu, maça "ölmek için" gitmeye niyetli.
Türkiye bir bedense, tam kalbinin üzerinde futbol savaşı vardı, koca Türkiye olgun adımlarla hazırlandı savaşa. Karışmak için parmağını bile kımıldatmadı.
Turizmde, ekonomide olanlar hesaplanacak... Ama futbola bakışımızda, yaklaşımımızda, algılayışımızda kat edilen mesafe Bakü - Ceyhan boru hattından bile uzundu bence.
Babaoğlu'na büyük ödül
Türkiye'nin en çok ödül kazanan spor programı "90 Dakika"yı pazartesi günü biraz hüzünlü gördüm. Sevgili Fuat(Akdağ) da hayıflandı, "bu hafta masaya bir ödül bile koyamadık" diye.
İzleyici dediğin böyle günde belli olur işte!..
Derhal durumdan vazife çıkardım ve bir ödül ihdas edip Haşmet Babaoğlu'na verilmesini kararlaştırdım. "Büyük jüri", Moda'daki arkadaşlarım... Karar, oybirliği ile... Plaket yerine, şık bir ceket almayı düşünüyoruz kendisine:
Yaptığımız incelemeler sonucu sayın Haşmet Babaoğlu "Yılın en şık spor yorumcusu" seçtik. Artık ödüllü bir yorumcu olarak yeni sezonda kulüp formalarını gönül rahatlığı ile eleştirmesi dilekleriyle.
Not: Bu tercihimizde, her televizyon izleyicisini şoke eden ve giyim zevkimize yeni ufuklar açan Babaoğlu'nun, beyaz uzun kollu gömleğin üzerine giydiği kısa kollu pembe gömlek büyük rol oynamıştır.
REYTİNG KÖŞESİ
34 GS 1234
Kırmızıda geçme. Düz şeritte sollama. Sağa çek bekle... Sana bir teklifim var. Plakanı makul bir fiyata satın almak seni bu dertten kurtarmak istiyorum. Fiyatı sen belirle. Ne kadar istersen... Söyle; kaç para vereceksin.
Ne zaman adam oluruz
Fenerbahçe'nin şampiyonluk kutlamalarını balkonda izlerken vurulan çocuğun Galatasaraylı olduğunu, haberin önüne taşıma ihtiyacı duymadığımız zaman... Ha; bir de bu köşe son bulunca.
Yazıklar olsun Milliyet'e
Fenerbahçe şampiyon olmuş, yer yerinden oynuyor... Benim gazetemin spor servisi, derin bir uykuda maalesef!.. Açıyorum her gazeteyi, başlık aynı; "Kıdemli yüzbaşı"... Bir tek benim gazetemde yok. Çok severim servisin çalışanlarını, takdir ederim ama, yazıklar olsun.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|