Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Mayıs 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Dürtüklemek


Olimpiyat Stadı'nın dünkü bir Avrupa stadı görüntüsüyle daha önceki perişanlığı arasındaki büyük fark, sporun ötesinde siyasal mesajdır.
AB'nin Türkiye için nasıl bir "çağdaşlık" tetikleyicisi olduğunu gösterir. Dünkü Olimpiyat Stadı, Paris'te, Roma'da, Londra'da, Almanya'da maç izlerken sunulan güzellikleri -neredeyse- yakalamıştı.
Önce... Daha dışarıda düzen vardı; işaretler, otoparklar, insan gibi muamele... Çiçek, ağaç gene hak getire, çoraklık berdevam ama buna da şükür. Çadırlar kurulmuştu. Sandviçler, içecekler, bayraklar, sohbet... Seyirciler, kışlaya değil, futbol maçına girmenin keyfini daha dışarıda yaşıyorlardı. Turnikeler önünde yığınlar yoktu.
Ok işaretleri ve numaralarla yönlendirme sağlanmıştı. Konsere girer gibiydi.
Merdivenler insan kümeleriyle tıkanmış değildi. Tuvaletler temizdi. (Hiç değilse uzun süre...)
Tribünlere açılan ortak mekânlara büfeler kurulmuştu.
Her çeşit yiyecek içecek...
Ve bunlar için -bazı bölümlerde- ayrıca ödeme yapılmıyordu. Avrupa'da olduğu gibi bilet ücretleri üzerine bir ilave fon konulmuştu, yeme içme her şey bilet ücretlerine dahildi.
Yani, taraftara, seyirciye saygı vardı.
.........................
Futbol, sadece sahada oynanan 90 dakika değildir. Keyfi, tartışmaları ve takılmaları karşılaşmadan günlerce önce başlar. Ve haftalarca sürer... Stada giderken ve maç öncesi stat dolaylarındaki kahvelerde, içerideki büfelerde şamataya doyum olmaz. Bunlar yapılırken ortam da güzel olmalıdır. Yeşil çimler, çiçekler, çadırlar, hatıra eşya ve forma satan butikler...
Müzik...
En önemlisi de temizlik ve düzen.
Maç izlemek için yapılmış koltuklar bile bu keyfi tamamlatır. Galatasaray maçı için son kez gittiğim Roma Stadı -doğanın coştuğu bir mevsime rastladığı için- daha da güzeldi. Stada insan boyunda çiçekler ve yol boyunca sıralanan heykeller arasından geçerek girdik. Roma'nın ünlü çamları, sedir ağaçları görüntüye zenginlik katıyordu. Görkemli büfelerde, birinci sınıf restoranlarda bulunabilecek yiyecekler sunuluyordu.
Şarap ve bira serbestti.
Ne yere döken-saçan, ne sarhoş olup hadise çıkaran...
Harika müzik...
Ve maçtan önce unutulmaz bir gösteri...
Buna benzer keyfi, Galatasaray-Schalke maçı için gittiğim Almanya'da almıştım. Büfelerde, Türk maçı olduğu için döner ve dürüm bile veriyorlardı. Paris'te Dünya Futbol Finali'nin oynandığı maçta bir mimarlık şaheseri olan stada da operaya girer gibi rahat girmiş, rahat çıkmıştık.
Evet...
Olimpiyat Stadı'ndan dünkü manzaralar da yazının ilk satırlarında yansıttığım gibi bunlara yakın güzellikteydi.
............................
Aradaki farkı göstermek için size bu köşede 23 Eylül 2003'te yazdığım yazıdan aşağıda bazı satırlar sunuyorum:
"..... Hadi olimpiyatlar olmadı... Türkiye'ye Avrupa Süper Kupası'nı getirmiş en fazla şampiyonluğu kucaklamış takımın maç oynayacağı stat yolsuz izsiz bırakılır mı? Kuş uçmaz, kervan geçmez dağlara duble yollar döşeyen bu yönetim, istese şu 3-4 ayda ne otoyol bağlantıları, viyadükler yapmazdı ki!
Bu sorunu Galatasaray Lobisi'nin çözmemiş olması da, devletin yokluğu kadar hüzün verici.
Avrupa takımlarını, FIFA'cıları, Batı medyasını bu bozkır izlerinden mi geçireceğiz?
Sanki trophy yapıyorduk.
Stada gidiş de, stadın çevresi de kel, çıplak, çorak toprak.
Ne ağaç, ne çim, ne çiçek!
Tam kel başa olimpiyat stadı durumları.
Yorgun beton yığını...
Stadın kendisi de perişan. Beton, ancak bu kadar kötü yapılabilir. Sanki kirden, bakımsızlıktan, beton yaşlanmış, yorgun düşmüş. Hüzün veriyor.
Her taraf gri.
Toz, toprak, kasvet...
Bu boz, bu gri devasa lahit gibi görüntü, tepeden sarkıtılacak deniz gibi dalgalanan sarı kırmızı bayraklarla neden şenlendirilmez?
Neden balonlar, güvercinler uçurulmaz?
Girişlerde neden Galatasaraylı gençlerin grupları müzik yapmaz?
Galatasaray Üniversitesi Orkestrası neden açıkhava konseri vermez?
Bir 'yas' nedeni mi var?"
...........................
Yazının başına dönelim... Avrupa Kupası Finali için şartlar dayatılması nedeniyle Olimpiyat Stadı çağ atladı. AB'nin de bir yığın yanlışına karşın -gene de- Türkiye'yi tarihin en büyük uygarlık projesi standartlarına tetikleme işlevini görmezden gelemeyiz.
Ne yapalım ki dürtmeden olmuyor.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çok kötü oldu
ERMENİ meselesinde Türkiye büyük bir darbe al...
Çetin ALTAN
'Hançer' ve maç...
Çok hızlı küreselleşerek "ulus-devlet" çerçev...
Melih AŞIK
Huntington geldi
Medeniyetler Çatışması kitabıyla tanınan Amer...
Fikret BİLA
Hem Ankara hem Brüksel memnun
Başbakan Erdoğan, nihayet başmüzakereciyi açı...
Hasan CEMAL
Yazık!
Demokrasi var mı, yok mu? Sınırları nedir, ne...
Güneri CIVAOĞLU
Dürtüklemek
Olimpiyat Stadı'nın dünkü bir Avrupa stadı gö...
Can DÜNDAR
Hemoroit ve hançer
Babamın prostat ameliyatını yapan doktorla ka...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik azalmıyor
En önemli toplumsal sorunumuz işsizlik. Üç yı...
Doğan HEPER
Adalet hızlandırılamadı
'GECİKEN adalet, adalet değildir' gibi bir sö...
Semih İDİZ
Türkiye nereye gidiyor?
Ülkemizde milliyetçi eksenli popülist demagoj...
Sami KOHEN
Huntington haklı mı?
TESADÜFE bakın: AB'de Türkiye'nin üyeliğini o...
Hasan PULUR
Bir dokun bin ah işit...
BUNLARIN başımıza geleceğini biliyorduk...
Derya SAZAK
Ermeni konferansı
1915 Ermeni olaylarıyla ilgili Boğaziçi Ünive...
Meral TAMER
Huntington Dede'nin kâbus senaryoları!
Akbank Kurumsal Bankacılık çok iyi bir iş yap...
Yaman TÖRÜNER
IMF'nin ekonomimize koyduğu teşhis
IMF stand-by öncesi yaptığı Türkiye araştırma...
Güngör URAS
IMF 'Bu borç ödenemeyebilir' demeye başladı
Ben, "Biz bu borcu ödeyemeyiz abicim..." diye...
Serpil YILMAZ
Global ticarete uyum süreci
Dünyanın önde gelen markalarının vitrinlere ç...
M. Ali BİRAND
BABACAN ATAMASINDAN HERKES MEMNUN
Sonunda oldu.

© 2005 Milliyet