Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Mayıs 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Adalet hızlandırılamadı


'GECİKEN adalet, adalet değildir' gibi bir söz vardır, bilirsiniz...
Daha çok mahkeme kararlarını hedef alır. Yani onların gecikmesi halinde toplumda yapacağı olumlu tesirin laf olarak kalacağını ifade eder.
Kararın etkisi olsun isteniyorsa zamanında verilmelidir. Yani çabuk verilmelidir. Toplumda olay unutulmadan verilmelidir.
Bizim mahkemelerimizde durum böyle mi?
Böyle değil ki geçen gün bir gazete şöyle başlık attı:
"Sahte rakıda jet karar"
Sahte rakıda ilk karar 2.5 ayda çıkmış oldu.
2.5 ay adaletin yerine getirilmesi bakımından hızlı kabul ediliyor, hatta bunun için "jet" kelimesi kullanılıyordu.
* * *
ŞİMDİ başka bir örnek verelim...
Ülkemizde her gün artan cep telefonu hırsızlığı var.
Bırakın adaletin bu konuda gecikmesini, hırsızın saptanması bile adeta telefon eskiyene kadar erteleniyor.
Bu ne demek?
Şu demek...
Farz edin ki cep telefonunuz var. Ve evinize hırsız girdi, cep telefonunuz da çalındı.
Ne yaparsınız?
Karakola haber verir, zabıt tutturursunuz.
Sonra telefonun gizli numarası, "IMEI numarası"nı savcıya bildirirsiniz. Savcı kanalıyla üç telefon şirketine emir verilir. Ve o çalınmış telefonla konuşan olursa, saptanıp savcıya bildirilecektir.
Size artık beklemek düşer.
Ne zamana kadar?
Cumhuriyet başsavcılığından genellikle "takipsizlik kararı" adresinize gelene kadar...
Sizin çalınan telefonunuzun, kim veya kimler tarafından kullanıldığı aylar sonra saptanmış olsa da...
Bu kişiler (sanıklar) hakkında "cürüm eşyasını almak'tan takipsizlik" kararı verilecektir.
Çünkü savcı "kanunlar böyle" diyecektir.
Çünkü savcı, "Sanıklar bu telefonun çalıntı mal olduğunu bilecek durumda değiller" diyecektir.
Suça konu telefonu bu sanıklar çalmadığına göre onlar suçlu değilse bile bizi asıl suçluya götürebilirler.
Amaç suçluyu, yani hırsızı bulmaksa, o malın hırsızlık malı olduğunu bilmeden aldıklarını söyleyenler "kimden aldıklarını" söylemeden haklarında "takipsizlik kararı" verilip nasıl bırakılırlar?
Ama bırakılıyorlar.
İtirazınız varsa 15 gün içinde itiraz edersiniz.
Dosya üzerinde inceleme yapılır.
Yüksek bir ihtimalle itirazınız reddedilir.
Sizin telefonunuz da aylar boyu başkaları tarafından kullanılır. Tedbir alınmaz.
Hırsız da elini kolunu sallayarak dolaşır.
Siz de "Geciken adalet, adalet değildir" diye bağırıp durursunuz.
Tabii duyan, duyup da aldıran olursa...

SSK / BAĞ-KUR
Affı önlemek...
Bir genelgeyle İçişleri Bakanlığı; milletvekili ve diplomatların ardından, hâkim ve savcılarla Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay ile askeri yüksek yargı üyelerine de trafik cezası yazılmasını yasakladı.
"İmtiyazlılar demokrasisi" yalnız trafikle gerçekleşse yüreğimiz yanmayacak.
Vergide de bu söz konusu. Örnek mi? İşte örnek:
SSK ve Bağ-Kur borçları affediliyor. Adı af olmasa da yapılmak istenen af.
Peki bunlara af getirmek devlete karşı görevini yerine getirenlere haksızlık sayılmaz mı?
"Sayılmaz" ne kelime, tamamen haksızlıktır, haksızlığın daniskasıdır.
Eğer bu yönetim, devlete karşı borçlarını zamanında yerine getirenleri korumak "benim görevim" diyorsa, hem trafikte imtiyazlara son vermeli hem de SSK ve Bağ-Kur'da aftan vazgeçmeli.
(Not: Bu yazı "SSK ve Bağ-Kur borçlularına af" teklifi ertelenmeden önce kaleme alınmıştır.)

HUNTINGTON
AB'yi bırakmak mı?
Prof. Samuel Huntington, "Türkiye AB'ye giremeyecek" dedi. "Ve Türkiye Avrupa'nın bir parçası olamadı. Müslüman kimliği üzerine biraz daha gayret sarf etmesi iyi olur" diye konuştu.
Fransa'da ve Almanya'da durum Ankara'nın AB üyeliği aleyhine kuvvetleniyor.
Türkiye ise başmüzakereci olarak Devlet Bakanı Ali Babacan'ı tayin etti.
Bizce müzakereci iyi de müzakere ortamı değişmeli!
Huntington'a kulak verilip Türkiye'nin Müslüman kimliğini daha da kuvvetlendirmek için başmüzakereci Ortadoğu'nun ülkeleriyle masaya oturmalı, AB ile değil!

VECDİ GÖNÜL'E
Cevap veren yok
Tezkereyi ret hata mı, değil mi?
"Hatadır."
Bunu söyleyen Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül.
Gönül, "Grupta 1 Mart tezkeresinin lehine konuştuğunu" söylüyor. "Ret, 37 olumsuz sonuç getirecekti, getirdi" diyor.
Bir hafta bekledim Bakan'a dişe dokunur bir cevap veren çıkar diye. Nerede o reddi savunanlar?..
Bizim retçileri tarih affetmeyecek. Şimdi sussalar da yarın Türkiye'nin aleyhine gelişmelerde onlar hatırlanacak...

Soykırımı unutun
Koçaryan, Oskanyan, bazı Avrupa devletleri ve dün Boğaziçi Üniversitesi'nde ertelenen "Ermeni Konferansı"nın bir kısım konuşmacıları bir şeyi bilmiyorlar veya bilmezden geliyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar, Türkiye'de "soykırım"ı kabul eden bir hükümet göremeyecekler. Türkiye'nin AB'ye girişine mal olsa bile...

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Çok kötü oldu
ERMENİ meselesinde Türkiye büyük bir darbe al...
Çetin ALTAN
'Hançer' ve maç...
Çok hızlı küreselleşerek "ulus-devlet" çerçev...
Melih AŞIK
Huntington geldi
Medeniyetler Çatışması kitabıyla tanınan Amer...
Fikret BİLA
Hem Ankara hem Brüksel memnun
Başbakan Erdoğan, nihayet başmüzakereciyi açı...
Hasan CEMAL
Yazık!
Demokrasi var mı, yok mu? Sınırları nedir, ne...
Güneri CIVAOĞLU
Dürtüklemek
Olimpiyat Stadı'nın dünkü bir Avrupa stadı gö...
Can DÜNDAR
Hemoroit ve hançer
Babamın prostat ameliyatını yapan doktorla ka...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik azalmıyor
En önemli toplumsal sorunumuz işsizlik. Üç yı...
Doğan HEPER
Adalet hızlandırılamadı
'GECİKEN adalet, adalet değildir' gibi bir sö...
Semih İDİZ
Türkiye nereye gidiyor?
Ülkemizde milliyetçi eksenli popülist demagoj...
Sami KOHEN
Huntington haklı mı?
TESADÜFE bakın: AB'de Türkiye'nin üyeliğini o...
Hasan PULUR
Bir dokun bin ah işit...
BUNLARIN başımıza geleceğini biliyorduk...
Derya SAZAK
Ermeni konferansı
1915 Ermeni olaylarıyla ilgili Boğaziçi Ünive...
Meral TAMER
Huntington Dede'nin kâbus senaryoları!
Akbank Kurumsal Bankacılık çok iyi bir iş yap...
Yaman TÖRÜNER
IMF'nin ekonomimize koyduğu teşhis
IMF stand-by öncesi yaptığı Türkiye araştırma...
Güngör URAS
IMF 'Bu borç ödenemeyebilir' demeye başladı
Ben, "Biz bu borcu ödeyemeyiz abicim..." diye...
Serpil YILMAZ
Global ticarete uyum süreci
Dünyanın önde gelen markalarının vitrinlere ç...
M. Ali BİRAND
BABACAN ATAMASINDAN HERKES MEMNUN
Sonunda oldu.

© 2005 Milliyet