Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 26 Mayıs 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

BABACAN ATAMASINDAN HERKES MEMNUN


Sonunda oldu.
Türkiye'nin artık bir Başmüzakerecisi var.
Ali Babacan atandı.
Benim merak ettiğim tek nokta, neden bunca ay beklendiğidir. Herhalde Başbakan'ın bir bildiği vardır, ancak doğrusu ben anlayamadım.
Neyse, artık eski hesapları bir yana bırakalım ve önümüze bakalım.
Bu karar, Abdullah Gül'ün istediği gibi çıktı. Başından beri Gül, müzakerelerin ekonomik ağırlıklı olacağına, ekonomi dünyasının nabzının iyi tutulması gerektiğine ve bu alanda güven duyulan Ali Babacan'ın getirilmesine dikkat çekiyordu. Ekonomi sektörü ise Babacan'ın ayrılmaması için bastırıyordu.
Başbakan sonunda, Gül ve Ekonomi dünyasının isteklerini dengeledi ve Babacan'ı atadı.
Bu atama, Brüksel'de son derece olumlu şekilde yankılandı. Zaten Brüksel'in tanıdığı bir isimdi. Yumuşak yaklaşımı, Uluslararası ilişkileri bilmesi ve en önemlisi ekonomiye hakimiyeti, Ali Babacan'ı favori isim yapıyor.
Özetle, Brüksel'de bu atamadan memnun.
Türkiye'nin de çok memnun olması gerekiyor. Zira müzakerelerin yüzde 80'i, Türkiye'de kendi aramızda geçecek. Çeşitli sektörlerin değişime ikna edilmesi gerekecek. Avrupa Birliği ile fon ve istisna pazarlıkları yapılacak.
Ali Babacan'ın atanmasıyla birlikte, Türkiye'nin AB müzakerelerine ne oranda önem verdiği de vurgulanmış oldu. Başbakan en yakını olan iki kişiyi, Abdullah Gül ve Ali Babacan'ı AB ile ilişkilerin dümenine oturttu.
Hem iç, hem de dış polikita açısından Babacan'ın atanması son derece yerinde bir karar oldu.

HUNTINGTON BENİM MORALİMİ BOZMADI
Samuel Huntington, İstanbul'dan geçti. Yaptığı açıklamalar bazılarının moralini fena halde bozdu.
Türkiye'nin Avrupaya katılma şansını sıfır olarak gören 78 yaşındaki bilim adamı, bu öngörüsünün gerekçelerini anlatırken, ülkemizdeki karamsarların veya yeminli AB aleyhtarlarının kullandıkları klişeleşmiş ve yüzeysel sloganlarla karşımıza çıktı. Sanki kafasında her ülkeyi belirli kategoriye yerleştirmiş ve değişen koşulları, Uluslararası dinamikleri hiç dikkate almadan konuşuyormuş izlenimi verdi.
"Türkiye bir müslüman ülkedir... Avrupa müslümanları içine almaz... Türkiye de kendi yerini müslüman ülkeler arasında aramalıdır..."
Bana bu görüşler çok basitleştirilmiş şablonlar gibi göründü. Beklediğim derinliği bulamadım.
Türkiye hakkındaki görüşleri de epey eski. Son değişimleri ya görmek istemiyor veya göremiyor.
Son kitabında, Türkiye'yi en dindar müslüman ülkeler listesinde 4 üncü sıraya koyuyor.
"Hangi verilerle hareket ettiniz?" diye sorulduğunda sadece "çeşitli anketler ve söyleşiler" yanıtını veriyor.
Türkiye konusundaki sorulara yanıtları da, kafasının ne kadar karışık olduğunu gösteriyor. Farklı cümlelerle "siz kimlik krizi yaşayan bir ülkesiniz. Müslümanlığınızı bilin ve oturun oturduğunuz yerde" demeye getiriyor.
İsim önemli...
Eğer adınız Samuel Huntington ise, hele adınızın önünde bir "Prof" ünvanı var ve de Harward'da öğretim üyeliği yapıyor iseniz, o zaman söyledikleriniz bir başka türlü algılanır.
AB'den yana olanların morali bozulur.
AB karşıtı iseniz, keyfinizden göbek atarsınız. "Ben demedim mi?" diyebilmenin tadını çıkarırsınız. "Baksana, koskoca Huntington bile söylüyor. Avrupadan ümidimizi keselim!" konuşmalarını arttırırsınız.
Ben ise hiç etkilenmedim.
Huntington moralimi bozmadı.
Hele "Türkiye'nin Avrupaya katılma şansı sıfır" dediği zaman, 78 yaşındaki bilim adamının Türkiye tahminlerinin ciddiye alınmaması gerektiğine daha fazla inandım.
Israrla tekrar ediyorum. Avrupa Birliğine tam üye olup olmamak büyük oranda Türkiye'nin tutumuna bağlıdır. Türkiye oyunu düzgün oynar, koşulları yerine getirir ve hesaplarını iyi yaparsa, Avrupa HAYIR diyemez. AB'nin Türkiye'yi engelleme, topu taca atma eğilimleri hep vardır ve sonuna kadar da sürecektir. Eğer bizler, HAYIRCILARA fırsat verir, kendi kalemize gol atarsak, onlar da ellerinden geleni yapacaklardır.
Herşey bizim tam üyeliği ne kadar istediğimiz ve oyunu iyi oynamamıza bağlıdır.
Gerisi boştur...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Çok kötü oldu
ERMENİ meselesinde Türkiye büyük bir darbe al...
Çetin ALTAN
'Hançer' ve maç...
Çok hızlı küreselleşerek "ulus-devlet" çerçev...
Melih AŞIK
Huntington geldi
Medeniyetler Çatışması kitabıyla tanınan Amer...
Fikret BİLA
Hem Ankara hem Brüksel memnun
Başbakan Erdoğan, nihayet başmüzakereciyi açı...
Hasan CEMAL
Yazık!
Demokrasi var mı, yok mu? Sınırları nedir, ne...
Güneri CIVAOĞLU
Dürtüklemek
Olimpiyat Stadı'nın dünkü bir Avrupa stadı gö...
Can DÜNDAR
Hemoroit ve hançer
Babamın prostat ameliyatını yapan doktorla ka...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik azalmıyor
En önemli toplumsal sorunumuz işsizlik. Üç yı...
Doğan HEPER
Adalet hızlandırılamadı
'GECİKEN adalet, adalet değildir' gibi bir sö...
Semih İDİZ
Türkiye nereye gidiyor?
Ülkemizde milliyetçi eksenli popülist demagoj...
Sami KOHEN
Huntington haklı mı?
TESADÜFE bakın: AB'de Türkiye'nin üyeliğini o...
Hasan PULUR
Bir dokun bin ah işit...
BUNLARIN başımıza geleceğini biliyorduk...
Derya SAZAK
Ermeni konferansı
1915 Ermeni olaylarıyla ilgili Boğaziçi Ünive...
Meral TAMER
Huntington Dede'nin kâbus senaryoları!
Akbank Kurumsal Bankacılık çok iyi bir iş yap...
Yaman TÖRÜNER
IMF'nin ekonomimize koyduğu teşhis
IMF stand-by öncesi yaptığı Türkiye araştırma...
Güngör URAS
IMF 'Bu borç ödenemeyebilir' demeye başladı
Ben, "Biz bu borcu ödeyemeyiz abicim..." diye...
Serpil YILMAZ
Global ticarete uyum süreci
Dünyanın önde gelen markalarının vitrinlere ç...
M. Ali BİRAND
BABACAN ATAMASINDAN HERKES MEMNUN
Sonunda oldu.

© 2005 Milliyet