

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
'First Lady' kime denir?
DİL, DÜŞÜNCE - Ali Püsküllüoğlu
Milliyet'ten bir haber başlığı: "First lady'lerin Ortadoğu tesadüfü!" (Milliyet, 19 Mayıs) Başbakan'ın eşi Emine Erdoğan ile ABD Başkanı George Bush'un eşi Laura, eşzamanlı olarak Ortadoğu'ya gidiyorlarmış. Haber bununla ilgili.
İngilizce yazılışıyla "first lady"nin devlet başkanlarının eşleri için kullanıldığını sanıyordum. Başbakanların eşi de mi "first lady" oluyor? Gazetecilerin tutumlarına aklım ermiyor doğrusu. Yine de sormadan edemiyorum, Sayın Emine Erdoğan "first lady" ise Sayın Semra Sezer ne oluyor peki?
Dizgi yanlışları
Gazetede dizgi yanlışı sayabileceğimiz pek çok öğe görüyoruz. Örneğin, "..... son günlerdeki politik konuların bunu düşünceyi haklı çıkardığını söyledi." ("Onur Air: Dava Açarız", Milliyet, 14 Mayıs) Alıntı tümcede geçen "bunu" sözcüğünün "bu" olması gerektiğini, onun bir dizgi yanlışı olduğunu anlıyoruz. Yine bir alıntı: "Ben yeni Rakı Tiryakisiyim." ("Sarı Rakı Olur mu?", Milliyet, 13 Mayıs) Belli ki bu tümcede de dizgi yanlışı var; "Yeni Rakı" marka adı olduğu için "yeni" büyük ("Yeni" biçiminde), "Tiryaki" ise "tiryaki" biçiminde küçük yazılmalıydı.
"Komidin"in, "komodin"; "veride"nin "veri de" (Milliyet, 16 Mayıs); aynı haberde iki yerde "tahsih" biçiminde geçse de bu sözcüğün "tashih"; "herşey"in "her şey"; "çinde"nin "içinde"; "azalması"nın "azaltması"; "Hakkari"nin "Hakkâri"; "bir takım"ın "birtakım"; haber başlığında ve içinde dört kez "kağıt" biçiminde yer alan sözcüğün "kâğıt"; "şikayet"in "şikâyet" (Milliyet, 18 Mayıs); "yeraldı"nın "yer aldı", "yeraldığı"nın "yer aldığı"; "bir çok"un "birçok" (Milliyet, 19 Mayıs) olması gerektiğini biliyor, bunların dizgi yanlışı olduğunu kabul ediyoruz.
Örnekleri sıralayıp gitmek istemiyorum. Ancak, belirtmek zorundayım, Milliyet gibi büyük bir gazetede çok dizgi yanlışı bulunması şaşırtıcı oluyor.
Savunma sözlü ise
Birinci sayfada başlıküstü (sürmanşet) bir haberden tek tümce: "Türk hükümeti, önce 9 dakikalık bir sözlü savunma verdi." Bu tümcede elbette dizgi yanlışı yok, ama dil mantığına aykırılık var ("Hükümet, Türban Yasağını Savundu", Milliyet, 19 Mayıs). Açıklıkla bilineceği gibi, sözlü savunma "vermek" olmaz, "yapmak" olur. Yani savunma sözlü olursa yapılır, yazılı olursa verilir.
|
|
|

|
|