|
 |
|
|
Sir Gerrard
Liverpool - Milan çarpışması, İstanbul'da bir ilkin başlangıcı oldu gerçekten... İstanbul'un sadece tarihi bir şehir değil de tarihin bir parçası olduğu, tüm dünyada bir kez daha vurgulandı böylece...
Kupa maçı öncesi ve sonrası yapılan gösterilerin, özellikli ve de özenli uygulaması, her anlamda göğüs kabartıcı duygularla sarıp sarmalıyordu insanlarımızı... Oynanan futbola gelirsek "Asla yalnız yürümeyeceksin" şarkısının sahibi Liverpool, tam melodiye uygun bir futbolcu - tribün kenetlenmesi yaratarak ikinci yarıda başlattılar Milan'a karşı futbol ihtilalini...
Futbolcu kimmiş? Takım kaptanı nasıl olurmuş? Savunma ve hücumda ekstra hizmet nasıl yaratılırmış?.. Futbol oyununun bütün bir gizemli suallerini müthiş bir bilinç ve güç gösterileriyle cevaplayan, oyunun kaderini üç gollük farka rağmen takımının lehine çeviren oyuncuydu SIR GERRARD... Ağır yenilginin altında ezilip büzülmeden attığı enfes golle kupa gecesinin işaret fişeklerini ateşleyen, santraya koşarken el kol hareketleriyle üzgün tribünleri de ayaklandıran Kaptan Gerrard, penaltılarda vuruş öncesi perdeleme hareketleriyle Milanlı penaltıcıların dikkatlerini alt üst eden kaleci Dudek ile birlikte bu tarihi gecenin gerçek kahramanları oldular bir İstanbul gecesinde...
Evet Milan'ın üç golden sonra hafiften tembelliği vurgulayan 'Eh... Artık bu işte bitti' enayiliğini de anlatan düşünce ve fiziki düşüşleri, Liverpool'un karşı ayaklanmasındaki, en önemli avantajı doğurdu İngilizler adına... Ancelotti'nin yaş ortalaması olarak Liverpool'dan çok daha ağabey isimlerle dolu takımını kenardan iyi yönetemediği de açıkca ortadaydı Olimpiyat Stadı'nda... Zaten Milan'ın bu yılki başarı grafiği peş peşe gelen üç gollü farka hiç de uymuyordu ki ilk yarıda... İşte bu gerçekleri görüp, oyunu rölantiye almak değişiklikleri yaşlı takım gerçeğini bilerek yapabilmekti Milan gibi bir takıma, teknik beyin olmanın içeriğinde...
Bu güzel organizasyonda rol almış bütün sivil birimlere de kucak dolusu bravolar... Bizim futbolumuz adına almamız gereken birçok da teknik dersler vardı oyunun her dakikasında hatta her saniyesinde... Ancak 4 Haziran'daki Türkiye - Yunanistan oyununa kilitlenmeliyiz pazartesiden itibaren... Futbolun 90 ve artı dakikalar oyunu olduğunu bir kez daha anlatan bu müthiş kupa gecesinden sonra, Türkiye için büyük imtihan haziran başıdır bizim futbol dünyamızda... Dileriz o günün mutluluğunu da birlikte yaşarız... Ondan sonrası kolay... Hep beraber rahat bir deniz mevsimine koşmak da pek de ayrıcalıklı bir hak olmasa gerek, futbolla bütün sene uğraşanlar için...
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|