|
 |
|
|
Avrupa standardı!
Unutulmayacak bir finaldi gerçekten. Muhteşem bir gösteriydi 70 bin kişinin katıldığı. Futbol adına birçok güzellik bir arada yaşandı. Birbirinden güzel goller, heyecan, eğlence, renk... Bir futbolsever için her şeyin fazlası vardı.
Harika bir geceydi.
Liverpool'un Milan'ı 120 dakikanın sonunda penaltılarla yenerek kazandığı devler ligi kupasının finali Avrupa futbol tarihine hiç kuşkusuz İstanbul'la birlikte çok pırıltılı harflerle yazılacak.
Maç öncesi tedirgindik.
Organizasyon yürüyecek mi diye.
Trafik işleyecek mi diye.
Olay çıkar mı diye.
Havalimanı kilitlenir mi diye.
Geçen yıl Olimpiyat Stadı'nın çilesini fena halde çekmiş bir Galatasaraylı olarak kaygılarım daha büyüktü. Çünkü burası, belki de dünyada yolları unutularak inşa edilmiş tek olimpiyat stadıydı.
Bu yüzden, bir sezon boyunca her Galatasaray maçı bizim için gelişleriyle gidişleriyle tam bir işkence olmuştu. İçimize işleyen soğuğu, esti mi üfüren rüzgârı ve futbola pek uygun olmayan çimleriyle Olimpiyat Stadı'nda hiç de iyi anılarımız yoktu.
Kısacası kaygılıydık.
Bu işi kıvırabilecek miyiz sorusunun çengeli zihinlerden eksik olmadı. Şampiyonlar Ligi finalinin İstanbul'a getirilmesinde en büyük pay sahibi olan UEFA Asbaşkanı ve FİFA İcra Komitesi üyesi Şenes Erzik'le dün sabah sohbet ediyordum. 23 yıldır UEFA'da görev yapan ve bugün Avrupa futbolunun doruklarında en önemli kişilerinden biri olan Erzik de itiraf ediyordu:
"UEFA'dakilerin tereddütleri hiç bitmedi. Onları İstanbul konusunda ikna etmeye çalışırken dilimde tüy bitmişti. İstanbul için nihai karar 14 ay önce alındı. Ama bundan sonra da tedirginlik eksik olmadı UEFA yönetiminde. Bana belli etmiyorlardı ama hissediyordum, 'Bu Türkler bu işi kıvırabilecekler mi?' sorusu devam ediyordu kafalarında..."
Ama sonunda oldu
Her şey dört dörtlük gitti.
Hükümetten başlayarak İstanbul Valiliği'yle Büyükşehir Belediye'sine, Futbol Federasyonu'ndan sivil toplum kuruluşlarına kadar zamanla yarış halinde tam bir takım oyunu kuruldu.
Hatta imece usulü çalışıldı.
Bu gibi büyük organizasyonlarda Türk bürokrasisinin bildik engelleri de bu kez aşılabildi. Örneğin 60 bine yakın İngiliz ve İtalyan futbolsever vize almadan, ellerindeki maç biletlerini göstererek Türkiye'ye giriş yaptılar.
Olimpiyat Stadı bir yılda yenilendi. Eksikler giderildi. Çevre ağaçlandı. Organizasyon kuruldu ve işledi. Yollar yapıldı, trafik teklemedi. Hatta İstanbul Valisi Muammer Güler dün gece yarısından sonra espri yapıyordu, "Şenes Bey, galiba bir yolu da fazladan yapmışız, hiç kullanılmadı" diye...
Hepsi iyi güzel.
Emeği geçen herkesi kutluyoruz. Ama bir noktayı şimdi bir kez daha vurgulamakta yarar var:
Avrupa standardı!
70 bin kişilik bu muazzam organizasyon İstanbul'da bir ilke imza atılarak tıkır tıkır işlediyse, bir kenara yazın, bunda en büyük pay UEFA'nın kurallarıdır, kriterleridir.
Bunlara uyulmasıdır.
Hem de büyük bir titizlikle.
Küçük bir örnek: Başbakan Erdoğan her zamanki büyük koruma ordusuyla Olimpiyat Stadı'na geldiğinde, şeref tribününe girerken, içeri sadece boynunda kartları asılı olan korumalar alınmış, diğerleri dışarıda kalmıştı.
Kurallar ve sistem...
Türkiye örneğin NATO'ya üye olduktan sonra Türk ordusunun standartları yükseldi. Ya da Avrupa Konseyi üyeliğiyle örneğin hukuk standartlarımıza ilerleme yolu açıldı. Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde demokratikleşmemiz hızlandı. Türk futbolu da ancak Avrupa'ya girdikten sonra, yani UEFA üyeliğiyle adam olmaya başladı.
Devler liginin bu yılki İstanbul finali de UEFA kurallarını, kriterlerini benimseme açısından Türkiye'nin geldiği olumlu noktayı gösteren bir başka örnektir.
Dileriz bu süreç devam eder.
Ve Türk futbolu yapısal değişim yolunda gerçekleştireceği sistemli atılımlarla bugünkünden çok daha iyi noktalara gelir.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | 27 Mayıs YAKUP Kadri Karaosmanoğlu 1948 yılında yazdığ... | |  | Çetin ALTAN | | Penaltılar, bulutlar, gök gürültüleri... Milan-Liverpool maçı, Türkiye'nin bir gün içi... | |  | Melih AŞIK | | Suça teşvik... Vatandaş S.Ö., Mecitözü'ndeki evinde kaçak ra... | |  | Fikret BİLA | | 'Sözlerimin arkasındayım' Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversitelerince ... | |  | Hasan CEMAL | | Avrupa standardı! Unutulmayacak bir finaldi gerçekten. Muhteşem... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Esmer yıllar AB başmüzakerecisi olarak açıklanan Devlet Ba... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Üniversiteler bunu hak etmedi Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in ihanet içindeler... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Huntington was hunting Samuel Huntington Medeniyetler Çatışması kita... | |  | Faik ÖZTRAK | | İşsizlikte 2005 yılı 2004'ü aratabilir Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) bu yılın şu... | |  | Hasan PULUR | | Bu dünyada rahat yok! ARAP, "La-rahate fi-d-dünya!" dermiş, yani dü... | |  | Derya SAZAK | | Eğitim-Sen davası Boğaziçi Üniversitesi'ndeki 'Ermeni konferans... | |  | Meral TAMER | | "7 Çok Geç" ise 10, daha da geç olmuyor mu? Dün Radikal'de "Okul öncesi eğitim şart" başl... | |  | Güngör URAS | | 300'ü denetimde 1.200'ü yönetimde Hesap Uzmanları Kurulu'nun bugün 60'ıncı kuru... | |  | Serpil YILMAZ | | Başbakan gezilerinde yeni kan Başbakan Erdoğan, Güney Afrika gezisi ile baş... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Funny game (Garip oyun) Önce Coşkun Özarı'dan duymuştum, son dönemde ... | |
|
|