Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 27 Mayıs 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Esmer yıllar


AB başmüzakerecisi olarak açıklanan Devlet Bakanı Ali Babacan karamsar değil.
Yaz sonunda Almanya'da yapılacak seçimlerde iktidarı Schröder'den devralması beklenen Angela Merkel'in "değişeceği" kanısında.
"Sorumlu ve yetkili olduğunuz zaman farklı düşünüyorsunuz. Muhalefetteyken söylenen sözler, büyük ölçüde geçerliliğini kaybediyor" dedi.
Bu saptamada gerçeklik oranı yüksek.
En azından Türkiye'de de AKP iktidarı, muhalefetteki söylemlerini sürdürebiliyor mu?
Örneğin... "Başörtüsü/türban" gibi duyarlı ve en iddialı olduğu konuda bile muhalefetteki söylemleri buzluğa konulmadı mı?
.........................
Yani...
Merkel, seçildikten sonra Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği konusunda "karşı tavrından" geri adımlar atacak mı?
Bu konuda hiç kimse iyimser değil.
Almanya'daki Türkiye Araştırmalar Merkezi Başkanı Dr. Faruk Şen'e göre, "Durum hiç de iç açıcı değil."
Anlatıyor:
"Angela Merkel aslında karizmatik bir siyasetçi sayılmaz.
Kamuoyu araştırmalarına göre kişisel olarak Schröder'i destekleyenlerin oranı yüzde 51... Merkel'in desteği ise, yüzde 34'te kalıyor.
Buna karşılık ikisinin siyasi partileri için oy oranlarında durum tersine dönüyor.
Schröder'in Sosyal Demokrat Partisi, Merkel'in Hıristiyan Demokrat Partisi karşısında hayli gerilere kayıyor.
Merkel, partisini değil, partisi Merkel'i iktidara taşıyacak."
Peki... "Türkiye'ye AB'ye tam üyelik değil, imtiyazlı ortaklık" diyen Merkel'in arkasından gider mi toplum?
Faruk Şen kaygılı.
"Çok büyük bir siyasi skandal yaşanmadıkça Almanya'da iktidar, iki dönem sürüyor."
Merkel'in doğal olarak 7-8 yıl Alman siyasetinin 1 numarası etiketi sürer.
Bu da Türkiye için iyi değil.
..........................
Orada 800 bin Almanya vatandaşı olmuş Türk var. Bunların 600 bini seçmen.
Büyük rakam.
Türklerin oy sayısı, Merkel'i rota değiştirmek zorunluluğuna sokmaz mı?
Almanya'da seçmen durumunda olan Türkler, örgütlenip ağırlık mı koyamıyorlar?
Dr. Faruk Şen, başka rakamlar da telaffuz ediyor:
"Türk kökenli seçmen sayısı 600 bin ama Almanya'daki seçmen sayısının sadece yüzde 1'i...
Almanya'da ekonomik sıkıntılar ağır. Çözümü görünmüyor.
Kötü ekonominin sorumlusu olarak ülkedeki yabancılar gösteriliyor.
Almanya'da yabancı demek, -bir bakıma- Türk demek...
Toplumdaki bu psikolojiyi okuyan Merkel'in partisi Hıristiyan Demokratlar, yüzde 1 seçmeni karşılarına almak pahasına, yüzde 99'a oynuyorlar.
Önümüzdeki yıllar AB üyelik sürecinde hem Türkiye hem de Almanya'daki Türkler için 'esmer' dönem olacak gibi görünüyor."
..........................
Peki... Yeni iktidarın politikası pratiğe nasıl yansır?
Bu soruma aldığım cevap, "Sürekli olarak her şeyi ertelemek" oldu.
..........................
Pazar günü de Fransa'da referandum var. Yeni AB Anayasası'na Fransa halkının HAYIR deme olasılığı daha yüksek.
Bu sonuç, referandumu Türkiye'nin tam üyeliği ile örtüştüren politikalar nedeniyle Türkiye için hiç de iyi olmayacak.
Ancak...
Cumhurbaşkanı Chirac'ın "sorumlu devlet adamı" kişiliğiyle hadisenin dramatik olması bir süre engellenebilir. Sonra?
2007'de Sarkozy'nin başkan seçilmesi en yüksek olasılık.
Sarkozy, Merkel ile aynı kafada...
AB'nin kuruluş temelini birlikte atan Almanya ve Fransa'nın Türkiye'nin tam üyeliğine karşı olanların yönetimine girmesi, "esmer yılların" renk tonunu daha da karartacak gibi görünüyor.
Ali Babacan -Kemal Derviş olamadığına göre- mevcutlar arasında sanıyorum AB ile görüşmeler sürecinde en iyi başmüzakereci...
Başarılar diliyorum.
Fakat işi çok zor.
Bu çok zorlu misyon, hiç değilse içeride zora sokulmasın.
........................
Nâzım Hikmet şiiri okudu diye bir gencin başına gelenler simgedir.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
27 Mayıs
YAKUP Kadri Karaosmanoğlu 1948 yılında yazdığ...
Çetin ALTAN
Penaltılar, bulutlar, gök gürültüleri...
Milan-Liverpool maçı, Türkiye'nin bir gün içi...
Melih AŞIK
Suça teşvik...
Vatandaş S.Ö., Mecitözü'ndeki evinde kaçak ra...
Fikret BİLA
'Sözlerimin arkasındayım'
Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversitelerince ...
Hasan CEMAL
Avrupa standardı!
Unutulmayacak bir finaldi gerçekten. Muhteşem...
Güneri CIVAOĞLU
Esmer yıllar
AB başmüzakerecisi olarak açıklanan Devlet Ba...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler bunu hak etmedi
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in ihanet içindeler...
Hurşit GÜNEŞ
Huntington was hunting
Samuel Huntington Medeniyetler Çatışması kita...
Faik ÖZTRAK
İşsizlikte 2005 yılı 2004'ü aratabilir
Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) bu yılın şu...
Hasan PULUR
Bu dünyada rahat yok!
ARAP, "La-rahate fi-d-dünya!" dermiş, yani dü...
Derya SAZAK
Eğitim-Sen davası
Boğaziçi Üniversitesi'ndeki 'Ermeni konferans...
Meral TAMER
"7 Çok Geç" ise 10, daha da geç olmuyor mu?
Dün Radikal'de "Okul öncesi eğitim şart" başl...
Güngör URAS
300'ü denetimde 1.200'ü yönetimde
Hesap Uzmanları Kurulu'nun bugün 60'ıncı kuru...
Serpil YILMAZ
Başbakan gezilerinde yeni kan
Başbakan Erdoğan, Güney Afrika gezisi ile baş...
M. Ali BİRAND
Funny game (Garip oyun)
Önce Coşkun Özarı'dan duymuştum, son dönemde ...

© 2005 Milliyet