|
 |
|
|
"7 Çok Geç" ise 10, daha da geç olmuyor mu?
Önce anne - babasına nikâh, sonra kız çocuklara kimlik. Ve ayda 30 YTL de burs bulundu mu, 10 - 11 yaşında da olsa okula gidebilme sevinci...
Dün Radikal'de "Okul öncesi eğitim şart" başlığıyla AÇEV'in (Ana Çocuk Eğitim Vakfı) "7 Çok Geç" kampanyasını tanıtan yarım sayfalık yazıyı görünce, birden Tayfun Ertan'ın CNN Türk'teki Söz Sizde programına dönüverdim.
AÇEV adına Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ÇYDD adına Kırsal Alan Birimi Yöneticisi Alev Ocaktar ve gazetemizin "Baba Beni Okula Gönder" kampanyası adına Genel Yayın Yönetmenimiz Sedat Ergin ve ben, Ertan'ın konuğuyuz. Arkamızda Bağcılar Yıldıztepe İlköğretim Okulu'nun birbirinden şeker kız öğrencileri ile Kültür Üniversitesi'nden üniversiteli genç kızlarımız 3 sıra halinde oturuyorlar...
Milliyet koordinatör
Tayfun hepimizi birer kez konuşturuyor. Prof. Kağıtçıbaşı okul öncesi eğitimin ilkokulda başarıyı arttırdığına, ÇYDD yetkilisi Ocaktar kırsal kesimde kız çocuklarının okula taassuptan çok parasızlıktan ve derslik olmadığı için gönderilmediğine işaret ediyor. Ergin ve ben, Milliyet'in kız çocukları için başlattığı eğitim seferberliğinin, okumayan tek kızımız kalmayıncaya kadar yıllar boyu sürecek ucu açık bir kampanya olduğunun altını çiziyoruz. Milliyet'in "Hangi bölgede kızların neden okula gidemediğini saptayıp burssa burs, yurtsa yurt, derslikse derslik, eksik neyse ortaya koyup, eğitim destekçileriyle ihtiyaç sahiplerini buluşturan koordinatör" olduğunu anlatıyoruz.
Kimlik yoksa, okul yok
Ertan birden ilkokul öğrencisi kızlara dönüp "Aranızda okula gidemeyen var mı demiyorum, çünkü hepiniz öğrencisiniz. Aranızda okula geç giden var mı?" diye soruyor. Dünkü gazetemizde de haberini görmüşsünüzdür, küçük izleyicilerin yanıtları peşpeşe dökülüyor:
Siyah saçları ensesinden atkuyruklu 13 yaşındaki Zelal, 3. sınıfta olduğunu söylüyor. "Maddi durumumuz olmadığı için bugüne kadar okuyamadım" diyor. Gaziantep'ten gelmişler. "6 - 7" kardeşmişler. Maddi durum yüzünden diğer çocuklar gecikmeli okuyormuş. Arka sıradan mikrofona uzanan pembe - beyaz yüzlü Rahşan, 10 yaşında olduğunu söylüyor. Henüz 1. sınıftaymış. Nedeni kimliğinin olmaması. Batman'dan gelmişler. 4 kardeşmişler. Acaba ailesi ihmal ettiği ya da kızdır diye okumasına gerek görmediği için mi kimlik çıkartmamış, yoksa?... Tayfun'un izniyle araya girip neden kimliğinin olmadığını soruyorum. Cevap vermekte tereddüt edince, ekran önünde olduğumuzu unutup "Annenle babanın nikâhı mı yoktu?" diye bir münasebetsizlik de ediyorum. Zorlanarak "evet" diyor. 11 yaşındaki Dilan, İstanbul'a göç ettikten sonra "maddi durum" yüzünden babasının 7 yaşında kendisini konfeksiyona verdiğini anlatıyor. Bağcılar Yıldıztepe İlköğretim Müdürü Ömer Azmi Tuğrul eve kadar gelip burs imkânından da söz edince, 8 yaşında konfeksiyondan ilkokula geçiş yapmış. Şimdi 3. sınıfta. Okuyabildiği için çok mutlu.
Anne - baba nikâhsızsa...
Büyük paralar harcayıp uzun uzadıya araştırmalar yapmaya gerek yok. 10 dakikada İstanbul'un göbeğinden Türkiye'nin dört bir yanını kucaklayıveren insan manzaraları... Parasızlık nedeniyle ilkokula başlaması gereken kız çocuğu ailesi tarafından konfeksiyona gönderiliyor, ama çevredeki ilkokulun müdürü kapıyı çalıp da ayda 30 YTL burs karşılığı kızı isteyince hiç direnme yok. Demek ki ÇYDD Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan'ın ısrarla vurguladığı gibi kız çocuklarının okula gönderilmemesinin ana nedeni muhafazakârlık değil parasızlık. Anne babanın resmi nikâh yapamamasının nedeni de parasızlık. Nikâh olmayınca çocuklara kimlik yok, kimlik olmayınca okul yok...
Söz Sizde programından ayrılırken, 10 yaşındaki 1. sınıf öğrencisinin, okul özlemi çektiği yıllardaki halini de yüreğimde eve götürdüm. Sabaha kadar gözüme uyku girmedi. Gelin, okul çağı geldiği halde, anne babaları nikâhsız olduğu için kimliği olmayan tüm kız çocuklarının ailelerini evlendirelim. Toplu nikâhlar yapalım.
"7 Çok Geç" ise "10 - 12 çok daha geç" olmuyor mu?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | 27 Mayıs YAKUP Kadri Karaosmanoğlu 1948 yılında yazdığ... | |  | Çetin ALTAN | | Penaltılar, bulutlar, gök gürültüleri... Milan-Liverpool maçı, Türkiye'nin bir gün içi... | |  | Melih AŞIK | | Suça teşvik... Vatandaş S.Ö., Mecitözü'ndeki evinde kaçak ra... | |  | Fikret BİLA | | 'Sözlerimin arkasındayım' Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversitelerince ... | |  | Hasan CEMAL | | Avrupa standardı! Unutulmayacak bir finaldi gerçekten. Muhteşem... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Esmer yıllar AB başmüzakerecisi olarak açıklanan Devlet Ba... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Üniversiteler bunu hak etmedi Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in ihanet içindeler... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Huntington was hunting Samuel Huntington Medeniyetler Çatışması kita... | |  | Faik ÖZTRAK | | İşsizlikte 2005 yılı 2004'ü aratabilir Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) bu yılın şu... | |  | Hasan PULUR | | Bu dünyada rahat yok! ARAP, "La-rahate fi-d-dünya!" dermiş, yani dü... | |  | Derya SAZAK | | Eğitim-Sen davası Boğaziçi Üniversitesi'ndeki 'Ermeni konferans... | |  | Meral TAMER | | "7 Çok Geç" ise 10, daha da geç olmuyor mu? Dün Radikal'de "Okul öncesi eğitim şart" başl... | |  | Güngör URAS | | 300'ü denetimde 1.200'ü yönetimde Hesap Uzmanları Kurulu'nun bugün 60'ıncı kuru... | |  | Serpil YILMAZ | | Başbakan gezilerinde yeni kan Başbakan Erdoğan, Güney Afrika gezisi ile baş... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Funny game (Garip oyun) Önce Coşkun Özarı'dan duymuştum, son dönemde ... | |
|
|