|
 |
|
|
Funny game (Garip oyun)
Önce Coşkun Özarı'dan duymuştum, son dönemde de Ferit Şahenk hep tekrarlıyor.
Futbol garip bir oyundur. (Football is a funny game.)
Milan- Liverpool finali, bu sözün ne kadar doğru olduğunu bir defa daha doğruladı. Eğer bir takım 3-0 mağlubiyetten, maçın sonunda şampiyonluğu kazanabiliyorsa, işin içinde bir gariplik olduğunu da kabul etmemiz gerekir.
Muhteşem bir final oldu. Kolay kolay unutulmayacak bir gece yaşadık. Şampiyonlar kupası İstanbul finali yıllar boyunca hatırlanacak.
Benim gibi bir çok kişiyi de etkileyen, organizasyonun muhteşem olmasıydı.
UEFA, tuvaletlerin ölçülerine kadar neyin nasıl yapılacağını bildirmiş, şablonu getirmişti. Bizim başarımız da, bu şablonu eksiksiz uygulamamız oldu.
Demek ki, Türk insanını bir sisteme soktuğunuz zaman başarıyor.
Bu arada, İtalyan ve İngiliz seyirciler de saha içindeki tutumlarıyla bizlere bir ders verdiler. Saha dışı taşkınlıkları bir yana bırakırsak, saha içinde nasıl uygarca maç seyredildiğini gördük. Çoğumuz hayretler içinde de kaldı.(!)
Örneğin İngilizler, Milan klübü Başkanının annesinin kulaklarını çınlatmadılar ve İtalyanlar içeriği seks dolu kelimelerle bezenmiş şarkılarla İngilizleri sövmediler...
Hakemin annesi veya seks tercihi sorgulanmadı.
Tribünlerin giriş çıkışları boş bırakılmıştı.
Anlayacağınız bu finalden çok karlı çıktık. Hem bir sistem öğrendik, hem de dersler aldık.
Bu finalin İstanbul'da yapılmasını gerçekleştiren Şenez Erzik'ten başlayarak, emeği geçen herkezi (Sami Çölgeçen'i unutmadan) tebrik ve teşekkür etmeliyiz.
* * *
SERBEST TARTIŞMA SINIFTA KALDI...
Ben, soykırım olduğuna inanmıyorum. Ancak, Ermeni iddialarıyla ilgili farklı görüş getirmek isteyenlerin susturulmasına kesinlikle karşıyım.
Hele, demokratik görüşleriyle alkış toplayan Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in o konuşması neydi?
Farklı bir görüş ileri sürülmesini "sırtımızdan hançerlenmek" diye niteleyen konuşması çok talihsizdi.
Bu insanlar ne yapmak istiyorlardı?
Resmi görüşün dışına çıkmak, bizlerin hoşuna gitmeyebilecek farklı görüşler ortaya atmayı amaçlıyorlardı. Belki de içlerinden bazıları "Soykırım olmuştur ve bal gibi bizler yaptık" dahi diyebilecekti.
Bunun ne zararı olabilirdi?
"Üniversitede böyle bir toplantı yapılmamalıydı" deniyor...
Neden?
Üniversite dediğiniz, her türlü en uç konuların dahi rahatça tartışıldığı, gösterilerin eylemlerin yapıldığı yer değil midir?
Konferansa sadece resmi görüş karşıtları alınmış, başka kimse davet edilmemiş... Bundan dolayı da tepki yaratıyormuş...
Vay, demek bizim her konferansımızda hep farklı görüş bulunuyormuş, hep denge korunuyormuş gibi bir hava yaratılıyor.
Tam aksine, resmi görüşü desteklediniz mi, sorun yok. İstediğiniz kadar konuşabilirsiniz.
Farklı iseniz, hapı yuttunuz.
Türkiye bu olay sonucunda, eleştirdiğimiz Fransa, İsviçre veya Ermenistan'dan farksız duruma düşmüştü. Oralarda da "soykırım yoktur" diyemezsiniz. Ya mahkemelere düşersiniz veya dayak yiyebilirsiniz...
Türkiyemizde hala bazı konuların serbestce tartışılamadığı açıkça anlaşılmıştır.
Demokratikleşiyoruz, yasaları değiştiriyoruz, ancak bir noktadan ileri gidemiyoruz. Bir noktadan sonra, farklı görüşlere tahammül etmeyi beceremiyoruz.
Öyle bir eğitilmişiz ki, kırmızı çizgilerin ötesine geçilmemesi gerektiği derimize işlemiş.
Kafaların değişmesinin ne kadar güç olacağı bir defa daha anlaşıldı.
Yazık oldu...
Oysa, gereksiz bir kırmızı çizgiyi daha aşabilirdik.
Cemil Çiçek, CHP ve ülkenin önde gelenleri hata etmişlerdir.
Türkiye'nin kendine güvendiğini, Soykırım iddialarını tartışabilen bir toplum olduğunu gösterebilecekken, sınıfta kaldık.
Soykırım iddialarını yalanlayabilmenin en güzel fırsatını kaçırdık. Bundan böyle kendi kendimize tartışalım, resmi tezimizi göklere çıkaralım. Ancak, sonrada "Türkiye bu iddaları tartışamıyor bile..." diyenlere kızmayalım.
Konferans yapılmalı, bu insanlar görüşlerini açıklamalılardı diyenleri linç etmeye kalkmayın. Zira günün birinde sizde aynı duruma düşebilirsiniz. Günün birinde farklı nedenlerle sizin konuşmanız da engellenebilir.
Soykırım konusunda kendi kalemize gol attık.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|
|


 | Taha AKYOL | | 27 Mayıs YAKUP Kadri Karaosmanoğlu 1948 yılında yazdığ... | |  | Çetin ALTAN | | Penaltılar, bulutlar, gök gürültüleri... Milan-Liverpool maçı, Türkiye'nin bir gün içi... | |  | Melih AŞIK | | Suça teşvik... Vatandaş S.Ö., Mecitözü'ndeki evinde kaçak ra... | |  | Fikret BİLA | | 'Sözlerimin arkasındayım' Boğaziçi, Sabancı ve Bilgi üniversitelerince ... | |  | Hasan CEMAL | | Avrupa standardı! Unutulmayacak bir finaldi gerçekten. Muhteşem... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Esmer yıllar AB başmüzakerecisi olarak açıklanan Devlet Ba... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Üniversiteler bunu hak etmedi Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in ihanet içindeler... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Huntington was hunting Samuel Huntington Medeniyetler Çatışması kita... | |  | Faik ÖZTRAK | | İşsizlikte 2005 yılı 2004'ü aratabilir Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) bu yılın şu... | |  | Hasan PULUR | | Bu dünyada rahat yok! ARAP, "La-rahate fi-d-dünya!" dermiş, yani dü... | |  | Derya SAZAK | | Eğitim-Sen davası Boğaziçi Üniversitesi'ndeki 'Ermeni konferans... | |  | Meral TAMER | | "7 Çok Geç" ise 10, daha da geç olmuyor mu? Dün Radikal'de "Okul öncesi eğitim şart" başl... | |  | Güngör URAS | | 300'ü denetimde 1.200'ü yönetimde Hesap Uzmanları Kurulu'nun bugün 60'ıncı kuru... | |  | Serpil YILMAZ | | Başbakan gezilerinde yeni kan Başbakan Erdoğan, Güney Afrika gezisi ile baş... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Funny game (Garip oyun) Önce Coşkun Özarı'dan duymuştum, son dönemde ... | |
|
|