Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Mayıs 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Neler geçmedi ki!..


Yeni Türk Ceza Yasası TBMM'de kabul edildi. Birkaç küçük rötuşun dışında medya için de "zor günler" başlıyor. 1 Haziran'da yürürlüğe girecek bu yasada toplumun sesinin kısılacağı bir sessiz demokrasinin sakıncaları, çok anlatılmaya çalışıldı.
Ancak...
Sonuç alınamadı. Medya karşısında "husumet andı" söylemini telaffuz etmek istemiyorum ama "ittifak" oluşmuş görünüyor.
Muhalefet de ne yazık ki aynı mevzilerde...
Ne hazin...
Oysa... "Konuşan Türkiye", "Sesi kesilmemiş demokrasi" gün gelir hepsine lazım olur. Oktay Ekşi'nin "sözcüklerle çizdiği manzara" kendisinin tanık olduğu bir ibret verici toplantıyı yansıtıyor.
Aynen sunuyorum...
Tek kelime eklemeye gerek yok.
..................................

Bu anlayış oradayken işimiz zor... (Oktay Ekşi, Hürriyet, 14 Mayıs 2005)

BU bir hayal kırıklığı yazısı... Bu 'Demokrasi gömleğe benzer, kirlenince çıkartır atarsın' anlayışı ile onu özümseyen anlayış arasındaki farkı gösteren bir örneği anlatma yazısı...
Biliyorsunuz, bir süredir kamuoyunda yeni Ceza Yasası'nın hukukumuz açısından bir modernleşme adımı mı teşkil ettiği yoksa dili ve sistemi bozuk, sayısız sakıncalar doğuracağı belli, uygulanma kabiliyetinden mahrum bir düzenleme mi olduğu tartışılıyor.
Bu sorunun yanıtını bu yasa fiilen uygulanmaya başladıktan yani 1 Haziran 2005'ten sonra birlikte öğreneceğiz. Oysa iletişim (basın, ifade) özgürlüğü açısından ne kadar sakıncalı hükümlere sahip olduğunu şimdiden biliyoruz.
İşte o hükümlerin düzeltilmesine katkıda bulunmak amacıyla son iki aydır basın dünyasının meslek örgütleri ne mümkünse yaptılar. Bu arada biz -Basın Konseyi olarak- Başbakan Tayyip Erdoğan'la görüştük. Gördüğümüz sakıncaları ve önerilerimizi özetleyen bir bilgi notunu da kendisine sunduk. Hatta yanından ayrılırken 'iyimser' olduğumuzu da açıkladık. Sonra da konunun TBMM Adalet Komisyonu ve orada kurulan Alt Komisyon çalışmalarına katıldık.
Bu sırada karşımızda -açık söyleyelim- basının gerçekleri ortaya koymasından ve kamuoyunu bilgilendirmesinden hiç hoşlanmayan bir ittifak bulduk. Bu ittifakın bir ayağını elbet iktidar milletvekilleri oluşturuyordu. İkinci ayağını Yargıtay'dan gelen üyelerin oluşturması ilginç idi. Nitekim kendisinden 'çok iyi bir hukukçudur' diye söz edildiğini -ve öteki üyeleri de etkilediğini- bu çalışmalar sırasında öğrendiğimiz bir üye, Basın Konseyi'nin 'gerçekleri kamuoyuna duyurmamıza engel olmayın' diyerek verdiği öneriler gündeme gelince, gözlerinden ateş saçan bir kızgınlıkla müdahale etti:
'Sayın Başkan... Sadece burada değil, bu memlekette basın tarafından mağdur edilmemiş tek insan var mı? Biz o nedenle getirilen önerilere karşıyız' dedi.
Biz de duygularıyla değerlendirme yapan bu yüksek yargıcı hayretle izledik. İttifakın üçüncü ayağını yeni Ceza Yasası'nın mimarı rolünü üstlenmiş olan akademisyenler oluşturuyordu. Onlar hiçbir öneriye 'Demokrasi özgürlük rejimidir. Özgürlüklerin kullanılmasının da yer yer sakıncalar doğurması mümkündür. Önemli olan özgürlüklerin kullanılmasından doğan yararın, aynı nedenle doğan sakıncalardan fazla olacağını görmektir' diyerek bakmadılar. Tam tersine, her önerinin ve her özgürlük talebinin doğurabileceği sakıncaları ön plana çıkardılar ve kabulüne engel oldular.
Çünkü karşı çıkanların hiçbiri -teknik nedenle yapılan itirazlara bir şey demiyoruz- bize demokrasiyi özümsemiş ve benimsemiş gibi görünmedi. Demokrasiyi yani özgürlükler rejimini özümseyen bir siyasi iktidar, Haziran 2004'te 'özgürlükçü' bir Basın Yasası çıkartır, iki buçuk ay sonra çıkarttığı yeni Ceza Yasası ile daha önce verdiklerini geri alır mı? Demokrasiyi benimseyen bir kafa, örneğin bir kişinin ötekine yazdığı ve bir yolsuzluğu anlattığı mektubun yayımlanmasını hapisle cezalandırır mı?
.........................................
Ekşi'nin ellerine sağlık.
Sezen'den birkaç dize ile noktalayalım...
Geçer geçer...
Daha öncekiler gibi bu da geçer...
Neler neler geçmedi ki!..
Geçmesine geçer de, demokrasiye dönmedolap gibi her defasında başa döndüren taklalar attırmak, uygarlık yolunda patinajdır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Ermeni' konferansı ve bir öneri
SOYKIRIM iddialarının arkasında Türkiye'ye ka...
Çetin ALTAN
"Zartzurt"çuluğa geri dönüş ve minnacık bir kurbağa...
AB üyeliği için müzakere tarihi alabilme çaba...
Melih AŞIK
Önce Salzburg'da
Salzburg'da geçen ay bir Ermeni konferansı dü...
Fikret BİLA
Ecevit'in 80. yaş günü
Bugün, Bülent Ecevit'in 80. yaş günü. Başbaka...
Hasan CEMAL
Hayaldi, gerçek oldu!
Evet, bir hayaldi ama gerçek oldu. Bakü-Tifli...
Güneri CIVAOĞLU
Neler geçmedi ki!..
Yeni Türk Ceza Yasası TBMM'de kabul edildi. B...
Can DÜNDAR
Türkiye nereye?
Durun bakalım; kavga daha yeni başlıyor.
Abbas GÜÇLÜ
Demirel'in reytingi hâlâ yüksek
Demirel, çarşamba gecesi, Genç Bakış'ta konuğ...
Semih İDİZ
Son gelişmeleri endişeyle izliyoruz
Avrupa Komisyonu Türkiye temsilcisi Hansjörg ...
Sami KOHEN
"Hayır" kimsenin hayrına değil
FRANSA'da yarın oy sandıklarından "Hayır" çoğ...
Mehmet Y. YILMAZ
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz...
İki gündür tembellik yaptığım için yazılarımı...
Hasan PULUR
Boğaziçi'nin tekrarı hemen yapılmalı...
KEŞKE "yakın gelecekte" değil, "hemen" desele...
Derya SAZAK
Nâzım'ın şiiri
Milas'taki anadolu lisesinde Nâzım Hikmet'in ...
Meral TAMER
Erkekler okumasa da olur, yeter ki kızlar okusun
Devlet İstatistik Enstitüsü DİE'nin 2003 yılı...
Tamer HEPER
Trafik cezası herkese verilir
"Başbakan talimat verdi, trafikte imtiyaz kal...
Yaman TÖRÜNER
Bizde olmayan işler
İhtisaslaşma hizmet sektörü içinde de kendisi...
Güngör URAS
50 bin YTL konut kredisi için 64 bin YTL faiz
Parisli Fatma Hanım dertli. "Türk lirası değe...
Serpil YILMAZ
Seyrantepe arazisi Galatasaray'ın oldu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Astana'da dü...
M. Ali BİRAND
İşimiz zor
Kafaların değişmesi çok zor. Çok uzun sürecek...

© 2005 Milliyet