Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 28 Mayıs 2005 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
"Hayır" kimsenin hayrına değil


FRANSA'da yarın oy sandıklarından "Hayır" çoğunluğunun çıkması kimseyi şaşırtmayacak. Referandumla ilgili "en son" nabız yoklamaları, "Non" oranının yüzde 54-55 civarında olacağını gösteriyor. Bu durumda halk oylamasında "Evet"lerin ağır basması, gerçekten büyük sürpriz sayılacak...
Fransızların sonuçta AB Anayasası'nı reddedecekleri varsayımından hareket ederek, şimdiden bir dizi soru akla geliyor: Neden "hayır" veya kime, neye karşı "hayır"?.. Bu sonuç AB'yi ne kadar sarsar?.. Birlik bölünür, hatta dağılır mı?.. Bu durum Türkiye'nin üyelik perspektifini nasıl etkiler?..
* * *
REFERANDUMDA oylanması istenen, AB Anayasası olduğu halde, Fransa'da haftalardan beri süren tartışmalarda, halkın ilgisinin bu yeni belgeden çok, başka konular üzerinde odaklandığı görüldü. Sokaktaki adam kararını, AB Anayasası'nın -anlamakta zorluk çektiği- içeriğine göre değil, Fransa'da halen kendi yaşamını etkileyen ekonomik ve siyasal şartlar ve genelde Cumhurbaşkanı Chirac'ın politikaları karşısındaki duygularına göre veriyor.
Halkın oylarını etkileyen bir başka faktör de, bu Anayasa referandumunun politize olması, birçok partinin ideolojik veya siyasal inançlarına göre bir tavır sergilemesidir. Bu bağlamda aşırı sağın ve solun aynı "ret cephesi"nde yer aldıkları, iktidar partisi ile Sosyalistlerin kendi içlerinde bölündükleri (dolayısı ile kendi yandaşlarının kafasını karıştırdıkları) görülüyor.
* * *
TABİİ kampanya sırasında esas konu olan AB Anayasası'nı ciddi şekilde tartışan politikacılar ve uzmanlar oldu.
"Hayır"dan yana olanlara göre, bu Anayasa "Anglosakson" tipi liberalizme fazla yatkın; dolayısı ile Fransa'nın önemsediği sosyal hakları ve adaleti öngörmüyor. Ayrıca bu Anayasa Brüksel'e, yani AB'nin merkezi otoritesine (Merkez Bankası'na dahil) fazla yetki tanıyor ve bu Fransa'nın gene önem verdiği ulusal egemenlik anlayışına ters düşüyor... Hasılı bu görüşe göre, yeni AB Anayasası Fransa'yı zayıflatacak, etkinliğini ve gücünü azaltacaktır...
"Evet"ten yana olanlara göre ise, Fransa tam aksine, "Hayır" derse "kurucusu ve esas motoru" olduğu AB'nin içinde etkinliğini kaybedecek, yalnız kalacak ve gücünü başka üyelere kaptıracaktır. Chirac'ın önceki gün tekrarladığı gibi, AB bu yüzden bölünecek, ABD, Çin, Japonya gibi güçler karşısında zayıf düşecektir. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Giscard d'Estaing'in mimarı olduğu bu Anayasa'yı reddetmek, ayrıca Fransa'nın "birleşik Avrupa projesini bizzat gömmesi" anlamına gelecektir...
* * *
GENE referandumdan "hayır" çıkacağı varsayımından devam edersek, böyle bir sonuç AB'nin geleceğini nasıl etkiler?
Brüksel'deki uzmanlar, kaygılarını gizlememekle beraber, "AB çökmez, dağılmaz" diyorlar. Ama cidi biçimde sarsılır, "birleşik Avrupa" istikametindeki "ileriye gidişi" bir süre durur veya yavaşlar. Ancak bu çevrelerin belirttiği gibi AB her krizde olduğu gibi, bu durumda da bir çıkış yolu bulacaktır. Olası formüllerden biri de, Fransa'da aynı referandumu ileri bir tarihte tekrarlamaktır. (Daha önce İrlanda ve Danimarka'da yapıldığı gibi)...
Fransa'daki "Hayır"ın Türkiye'yi nasıl etkileyeceğini başka bir yazıda etraflıca inceleyeceğiz. Ama şimdiden şunu söyleyebiliriz: Böyle bir sonuç, kendi başına 3 Ekim'de müzakere sürecinin başlamasını etkilemez. Ama pratikte Fransa'da ve Avrupa'da Türkiye'ye karşı estirilen havayı daha ağırlaştırır, Ankara'nın işini daha zorlaştırır...
Hasılı, hangi açıdan bakarsak, Fransa'nın "Hayır" demesi kimsenin "hayrına" olmayacaktır...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Ermeni' konferansı ve bir öneri
SOYKIRIM iddialarının arkasında Türkiye'ye ka...
Çetin ALTAN
"Zartzurt"çuluğa geri dönüş ve minnacık bir kurbağa...
AB üyeliği için müzakere tarihi alabilme çaba...
Melih AŞIK
Önce Salzburg'da
Salzburg'da geçen ay bir Ermeni konferansı dü...
Fikret BİLA
Ecevit'in 80. yaş günü
Bugün, Bülent Ecevit'in 80. yaş günü. Başbaka...
Hasan CEMAL
Hayaldi, gerçek oldu!
Evet, bir hayaldi ama gerçek oldu. Bakü-Tifli...
Güneri CIVAOĞLU
Neler geçmedi ki!..
Yeni Türk Ceza Yasası TBMM'de kabul edildi. B...
Can DÜNDAR
Türkiye nereye?
Durun bakalım; kavga daha yeni başlıyor.
Abbas GÜÇLÜ
Demirel'in reytingi hâlâ yüksek
Demirel, çarşamba gecesi, Genç Bakış'ta konuğ...
Semih İDİZ
Son gelişmeleri endişeyle izliyoruz
Avrupa Komisyonu Türkiye temsilcisi Hansjörg ...
Sami KOHEN
"Hayır" kimsenin hayrına değil
FRANSA'da yarın oy sandıklarından "Hayır" çoğ...
Mehmet Y. YILMAZ
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz...
İki gündür tembellik yaptığım için yazılarımı...
Hasan PULUR
Boğaziçi'nin tekrarı hemen yapılmalı...
KEŞKE "yakın gelecekte" değil, "hemen" desele...
Derya SAZAK
Nâzım'ın şiiri
Milas'taki anadolu lisesinde Nâzım Hikmet'in ...
Meral TAMER
Erkekler okumasa da olur, yeter ki kızlar okusun
Devlet İstatistik Enstitüsü DİE'nin 2003 yılı...
Tamer HEPER
Trafik cezası herkese verilir
"Başbakan talimat verdi, trafikte imtiyaz kal...
Yaman TÖRÜNER
Bizde olmayan işler
İhtisaslaşma hizmet sektörü içinde de kendisi...
Güngör URAS
50 bin YTL konut kredisi için 64 bin YTL faiz
Parisli Fatma Hanım dertli. "Türk lirası değe...
Serpil YILMAZ
Seyrantepe arazisi Galatasaray'ın oldu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Astana'da dü...
M. Ali BİRAND
İşimiz zor
Kafaların değişmesi çok zor. Çok uzun sürecek...

© 2005 Milliyet