Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 01 Haziran 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
DİE verileri: Yoksulluğun ilacı eğitim

Okur - yazar olmayanların % 42.2'si yoksulluk sınırının altında yaşarken, üniversite mezunlarında bu oran % 2.7


Eğer gazetemizin "Baba Beni Okula Gönder" sloganıyla başlattığı eğitim seferberliği olmasaydı, Devlet İstatistik Enstitüsü'nün geçen hafta açıklanan 2003 Yoksulluk Çalışması'nda, yoksullukla eğitim düzeyi arasındaki ters ilişkiyi ortaya koyan tablo, dikkatimi çekmeyebilirdi.
Gazetelere "Türkiye'de 19 milyon 400 bin kişi, yoksulluk sınırının altında yaşıyor" başlığıyla yansıyan bu değerli araştırmasını, DİE'nin web sitesi www.die.gov.tr'de bulabilirsiniz. Bir göz atmanızı hararetle tavsiye ederim. Hanehalkı fertlerinin cinsiyet durumuna ve eğitimine göre yoksulluk oranının yer aldığı tablo, Milliyet olarak ne kadar isabetli bir işe soyunduğumuzu ortaya koyuyor: Eğitim düzeyi yükseldikçe, yoksulluk azalıyor.
DİE'nin rakamlarına göre okur - yazar olmayanların neredeyse yarısı (% 42.2) yoksulken, üniversite ya da yüksel okul mezunları arasında bu oran % 2.7'e geriliyor. Aynı tabloda, 6 yaş üstü nüfus içinde okur yazar olmayanların oranının % 9.9, üniversite mezunlarının ise nüfusun % 4.4'ünü oluşturduğu görülüyor.
DİE'nin eğitim düzeyine göre yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranını gösteren ilginç verileri şöyle:
  • Okur - yazar olmayanlar: % 42.2
  • Okur - yazar ama, ilkokul mezunu değil: % 35.9
  • İlkokul mezunları: % 29.6
  • Ortaokul mezunları: % 18.3
  • Lise mezunları: % 11.2
  • Üniversite mezunları: % 2.7


  • Ağrı'da veliler kuyrukta
    Önceki gün Ağrı Valisi Yusuf Yavaşcan gazetemizdeydi. "Baba Beni Okula Gönder" kampanya komitesi olarak kendisini hayretler içinde kalarak dinledik. Ağrı'da derslik olmadığı için 20 bin çocuk okula gidemiyormuş. Patnos'ta okul kayıtları yarım gün içinde bitiveriyormuş. Tıpkı hastane kuyrukları gibi, sabahın köründe kuyruklar başlıyor, kim erken gelip de sıraya girmişse çocuğunu okula kaydettiriyormuş. Sınıflarda yer kalmayınca da müdürler "Kayıtlar doldu" diyerek öğle üzeri mecburen kapıları kilitleyip gidiyorlarmış.
    Hal böyle olunca da veliler, "Bari kızlar otursun" diyerek, erkek çocuklarını okula göndermeyi tercih ediyorlarmış. Oralara derslik yapılmalı ki, kızlarımız evde oturmak mecburiyetinde kalmasın. Zaten Ağrı'da 300 öğrenci kapasiteli okulda 500 - 550 öğrenci, 500 öğrenci kapasiteli okulda, 800 - 900 öğrenci balık istifi misali, çok kalabalık sınıflarda eğitim görüyorlarmış.

    12 derslik 500 bin YTL
    Ağrı'nın nüfusu 550 bin. Vali bey, Ağrı'daki tüm çocukların okula gidebilmeleri için 1348 dersliğe ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. 12 dersliği KDV'si içinde 500 bin YTL'ye yaptırabiliyorlarmış. Gerek Kadir Has'ın, gerekse Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bağışlarıyla biri Ağrı Merkez'de, diğeri de Patnos'da 12'şer derslikli 2 okulun temeli geçen hafta atılmış. Okulları 1 eylülde teslim alacaklar. 12 eylüldeki 2005 - 2006 eğitim yılında da öğrenim başlayacak.
    Dersliklerin yapılmasına sizler de katkıda bulunun ki, çocuklarımız okuyabilsin. Vali Bey'in hesabına göre Ağrı'da bir derslik, KDV'si içinde 42 bin YTL. Benim gibi ücretli değil de iş sahibiyseniz bu paranın tümünü gider gösterip vergiden % 100 düşebilirsiniz. DİE'nin araştırmasında da gördüğünüz gibi okul çağına geldiği halde eğitemediğimiz her çocuğumuz, yoksulluğa mahkum olma tehlikesiyle karşı karşıya. Ve bilmeliyiz ki Türkiye'nin doğusunda eğitim imkânından yoksun bırakılan her çocuk, tüm ülkenin refah düzeyini aşağı çekiyor; bu arada yeterince dersliğin olmadığı yerlerde kız çocuklara evde oturmak düşüyor.

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Amerika ile Çin arasında
    AVRUPA, hatta bir bakıma bütün dünya yeni bir...
    Çetin ALTAN
    Eski akılcı Fransa, "evrensel değişim"le çatışınca...
    Avrupa Birliği'nin ortak bir anayasayı benims...
    Melih AŞIK
    Kaçaklar özgür!
    Günlerdir gazetelerde, kaçak Kuran kurslarına...
    Fikret BİLA
    Serdar Denktaş: Bir devlet olmayacaksa, iki devlet olur
    ABD Kongre heyetinin Ercan Havaalanı'nı kulla...
    Hasan CEMAL
    Fransız solu, Türk solu!
    Fransız soluyla Türk solu birbirine benzer. D...
    Güneri CIVAOĞLU
    Aman gevşemesin
    Sivilin "çok fazla askerleşmiş" olanı ve aske...
    Abbas GÜÇLÜ
    Üniversitelerin bilimsel üretkenlikleri
    Üniversiteleri üniversite yapan özelliklerin ...
    Hurşit GÜNEŞ
    Çin'in çengellenmesi
    Yüksek nüfusu (1.3 milyar) ve düşük işçilik m...
    Nail GÜRELİ
    Bunları yapan neler yapmaz?
    Hâlâ AKP ne yapmak istiyor diye merak edenler...
    Sami KOHEN
    Hem iyi, hem kötü...
    FRANSA'nın AB Anayasası'na "hayır" demesi, Tü...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Bizim sorunumuz önce AB standartlarına ulaşmak
    Fransa'daki referandum sonucunun Türkiye'de a...
    Hasan PULUR
    "Şu Çılgın Türkler..."
    "KURTULUŞ Savaşı'nın romanı yazılmadı" diyenl...
    Meral TAMER
    DİE verileri: Yoksulluğun ilacı eğitim
    Eğer gazetemizin "Baba Beni Okula Gönder" slo...
    Güngör URAS
    Çiftçinin derdi 'buğday' fiyatı
    Bugünlerde çiftçinin derdi buğday fiyatı. Çif...
    M. Ali BİRAND
    "Siz kendi yolunuza devam edin..."
    Bazı olaylar vardır, üzerinize doğru gelirken...

    © 2005 Milliyet