|
 |
|
|
DİE verileri: Yoksulluğun ilacı eğitim
Okur - yazar olmayanların % 42.2'si yoksulluk sınırının altında yaşarken, üniversite mezunlarında bu oran % 2.7
Eğer gazetemizin "Baba Beni Okula Gönder" sloganıyla başlattığı eğitim seferberliği olmasaydı, Devlet İstatistik Enstitüsü'nün geçen hafta açıklanan 2003 Yoksulluk Çalışması'nda, yoksullukla eğitim düzeyi arasındaki ters ilişkiyi ortaya koyan tablo, dikkatimi çekmeyebilirdi.
Gazetelere "Türkiye'de 19 milyon 400 bin kişi, yoksulluk sınırının altında yaşıyor" başlığıyla yansıyan bu değerli araştırmasını, DİE'nin web sitesi www.die.gov.tr'de bulabilirsiniz. Bir göz atmanızı hararetle tavsiye ederim. Hanehalkı fertlerinin cinsiyet durumuna ve eğitimine göre yoksulluk oranının yer aldığı tablo, Milliyet olarak ne kadar isabetli bir işe soyunduğumuzu ortaya koyuyor: Eğitim düzeyi yükseldikçe, yoksulluk azalıyor.
DİE'nin rakamlarına göre okur - yazar olmayanların neredeyse yarısı (% 42.2) yoksulken, üniversite ya da yüksel okul mezunları arasında bu oran % 2.7'e geriliyor. Aynı tabloda, 6 yaş üstü nüfus içinde okur yazar olmayanların oranının % 9.9, üniversite mezunlarının ise nüfusun % 4.4'ünü oluşturduğu görülüyor.
DİE'nin eğitim düzeyine göre yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranını gösteren ilginç verileri şöyle:
Okur - yazar olmayanlar: % 42.2Okur - yazar ama, ilkokul mezunu değil: % 35.9İlkokul mezunları: % 29.6Ortaokul mezunları: % 18.3Lise mezunları: % 11.2Üniversite mezunları: % 2.7
Ağrı'da veliler kuyrukta
Önceki gün Ağrı Valisi Yusuf Yavaşcan gazetemizdeydi. "Baba Beni Okula Gönder" kampanya komitesi olarak kendisini hayretler içinde kalarak dinledik. Ağrı'da derslik olmadığı için 20 bin çocuk okula gidemiyormuş. Patnos'ta okul kayıtları yarım gün içinde bitiveriyormuş. Tıpkı hastane kuyrukları gibi, sabahın köründe kuyruklar başlıyor, kim erken gelip de sıraya girmişse çocuğunu okula kaydettiriyormuş. Sınıflarda yer kalmayınca da müdürler "Kayıtlar doldu" diyerek öğle üzeri mecburen kapıları kilitleyip gidiyorlarmış.
Hal böyle olunca da veliler, "Bari kızlar otursun" diyerek, erkek çocuklarını okula göndermeyi tercih ediyorlarmış. Oralara derslik yapılmalı ki, kızlarımız evde oturmak mecburiyetinde kalmasın. Zaten Ağrı'da 300 öğrenci kapasiteli okulda 500 - 550 öğrenci, 500 öğrenci kapasiteli okulda, 800 - 900 öğrenci balık istifi misali, çok kalabalık sınıflarda eğitim görüyorlarmış.
12 derslik 500 bin YTL
Ağrı'nın nüfusu 550 bin. Vali bey, Ağrı'daki tüm çocukların okula gidebilmeleri için 1348 dersliğe ihtiyaç olduğuna işaret ediyor. 12 dersliği KDV'si içinde 500 bin YTL'ye yaptırabiliyorlarmış. Gerek Kadir Has'ın, gerekse Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bağışlarıyla biri Ağrı Merkez'de, diğeri de Patnos'da 12'şer derslikli 2 okulun temeli geçen hafta atılmış. Okulları 1 eylülde teslim alacaklar. 12 eylüldeki 2005 - 2006 eğitim yılında da öğrenim başlayacak.
Dersliklerin yapılmasına sizler de katkıda bulunun ki, çocuklarımız okuyabilsin. Vali Bey'in hesabına göre Ağrı'da bir derslik, KDV'si içinde 42 bin YTL. Benim gibi ücretli değil de iş sahibiyseniz bu paranın tümünü gider gösterip vergiden % 100 düşebilirsiniz. DİE'nin araştırmasında da gördüğünüz gibi okul çağına geldiği halde eğitemediğimiz her çocuğumuz, yoksulluğa mahkum olma tehlikesiyle karşı karşıya. Ve bilmeliyiz ki Türkiye'nin doğusunda eğitim imkânından yoksun bırakılan her çocuk, tüm ülkenin refah düzeyini aşağı çekiyor; bu arada yeterince dersliğin olmadığı yerlerde kız çocuklara evde oturmak düşüyor.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|