
|
|
|
 |
|
|
Bilal Erdoğan'ın okul arkadaşı Ziraat'in başhukuk müşaviri
AHMET ERHAN ÇELİK
aecelik@milliyet.com.tr
Hükümetin yönetme biçimini resmeden iki örnek olay var önümüzde. İlki Cumhuriyet tarihinin en genç başhukuk müşaviriyle ilgili. İkincisi ise Devlet Bakanı Ali Babacan'ın Avrupa Birliği (AB) müzakerelerde Türkiye'nin başmüzakereci olarak görevlendirilmesi.
Ziraat Bankası'ndan bir yönetici anlatıyor: "Ömer Elmas en fazla 26 - 27 yaşında. Çok ama çok genç." Ama bu kişi 145 yaşındaki bankacılık devi Ziraat'in Başhukuk Müşaviri olarak görev yapıyor.
Elmas bu göreve geçen yıl kasım ayında, Ziraat ve Halk bankalarının Ortak Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Sayın'ın imzasıyla atandı. Elmas'ın kişisel özellikleri şöyle:
2000 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. Avukatlık tecrübesi staj dahil 3 yıl kadar sürdü. Kamudaki ilk görevi 2003 yılında Tasfiye Halindeki Emlak Bankası'na Hukuk Koordinatörü olarak atanması oldu.
Zeki Sayın Elmas'ı anlatırken, "Ufku çok geniş bir genç" diye konuşuyor. Peki referansı nasıldı? Sayın'ın yanıtı, "O dönem Ziraat Yönetim Kurulu üyesi olan Mustafa Ünal'ın tavsiyesi ile aldık" şeklinde konuşuyor. Ünal nerede? Ziraat'in 12 Nisan'da belirlenen yeni yönetiminde görev alamayan Ünal, Yapı Kredi Bankası'nın Yönetim Kurulu üyeliğine getirildi.
Elmas'ın, soyadı kadar kıymetli olan bir lisesi var. Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden mezun olan Elmas'ın arkadaşları arasında 'muhafazakar burjuvaziye' dahil çok sayıda genç bulunuyor. Milliyet'te yayınlanan bir habere göre İstanbul'un 8 ilçesinin belediye başkanının çocukları Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde okuyor.
Lisenin mezunları arasında Bilal Erdoğan da bulunuyor. Bu ismi tanırsınız, kendisi Başbakan Tayyip Erdoğan'ın oğludur. Elmas'ın verdiği bilgiye göre Bilal Erdoğan kendisinden 4 - 5 yıl sonra Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi'nden mezun oldu.
"Allah Allah, öyle miymiş?"
Kartal İmam Hatip'in Elmas'ın Ziraat Başhukuk Müşavirliği'ne uzanan gelişimindeki etkisini bilmiyoruz. Yorumu size bırakırken, bu ilişkinin anlamını sorduğumuz hemen her Ziraat yöneticisinden "Allah Allah, böyle bir durum mu varmış?" yanıtını aldığımızı da not edelim.
Genç Babacan, dinamik Babacan
Ömer Elmas'tan biraz daha yaşlı ama devlet tecrübesi itibariyle genç kabul edilen diğer bir isme geçiyoruz: Devlet Bakanı Ali Babacan. Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanı Ali Babacan'ı AB müzakerelerinde Türkiye'nin başmüzakerecisini olduğunu açıkladığında kendisinin dinamizminden ve gençliğinden yararlanacaklarını söyledi. Ama siyaset kulislerindeki değerlendirmeler bu kadar masum olmadı. Babacan görevlendirilmesiyle ilgili olarak kulaktan kulağa fısıldanan sorular şöyle:
Babacan başmüzakereci olarak 'baş' ünvanına erişti. Baş sıfatıyla tamlanan ünvanları sıralayayım; Başbakan, Başkan, Genel Başkan. Babacan gelecekte bu unvanlardan birine ulaşabilir mi?
Başmüzakerecinin görevi aslında AB ile pazarlık olmayacak. Çünkü müzakere sürecinin temel özelliği Türkiye'nin AB şartlarına uyumlu hale getirilmesini sağlamak; yani müzakere edilecek konu yok aslında. Veterinerlik hizmetlerinden cuma hutbelerine, azınlık haklarından Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin hissedarı ya da yöneticisi olduğu şirketlere varıncaya kadar her konuda uyum isteniyor. Bu durumda Babacan'ın görevi "Türkiye toplumu ile müzakere etmek olmayacak mı?"
Birebir görüşmelerimizde uluslararası fonların, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kurumların, TÜSİAD gibi büyük patronların Babacan görevlendirmesinden 'ziyadesiyle' memnun olduğunu işittik. Acaba neden?
Babacan'ın başmüzakereci tayin edilmesinin hükümet içi dengeler bakımından tek bir sonucu vardır: Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün dediği oldu. Başbakan'ın açıklaması, "Bu işi Babacanla birlikte götüreceğiz" şeklindeydi. Peki, Gül nerede duruyor?
Başbakan Babacan ismini açıkladığında, Babacan'ın durumdan habersiz olduğunu biliyoruz. Peki Gül'ün haberi var mıydı? Kulağımıza gelenlere göre Başbakan kararını Gül'den de sakladı. Bu bilgi doğruysa Babacan'ın hükümet içi dengelerdeki konumu nedir?
|
|
|

|
|