|
 |
|
|
Düzenli çalışın olumlu düşünün
Öğrenci, kendini sınavla ilgili 'yıkıcı kaygılara' kaptırırsa, sınav sırasında bildiğini de unutur. Kaygınızı kontrol etmek için, 'Yeterince çalıştım, elimden geleni yapacağım' diye düşünün
sınav stresini nasıl yenersiniz?
Sibel KAHRAMAN - 3
Kaygı düzeyi normal olan kişiler sınavı, başarılarının test edileceği bir fırsat olarak değerlendirirken, kaygısı normalin üzerinde olan kişiler bunu bir tehdit olarak algılıyor. Sınavla ilgili kendileriyle olumsuz bir diyalog içine giriyor. Gerçekdışı ve karamsar bir düşünce tarzı seçiyor.
Plan yapmak önemli
Yapılan araştırmalar, sınav kaygısı yüksek olan kişiler için en büyük sorunun, daha önce öğrenilenleri sınav sırasında hatırlayamamak olduğunu ortaya çıkarıyor. Ayrıca kaygısı yüksek olan kişilerin, kaygısı düşük olanlara kıyasla ders çalışmaya daha çok zaman ayırdıkları görülüyor.
Bu bulgular da sonuçtaki düşük performansın bu kişilerin ders çalışma sürelerindeki yetersizliğe değil, olumsuz düşüncelerin kendilerinde yarattığı, başa çıkılamaz derecedeki kaygıya bağlanabileceğini gösteriyor.
Sınav kaygısının etkileri, sınavda bilgilerini unutma ve fiziksel olarak hastalanmaya kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.
Kişinin kendine ve günlük yaşantısına uygun bir plan yapması çalışmadaki verimini olumlu yönde etkiliyor.
50'şer dakikalık periyotlar
Sınavda sorumlu olunan konuların ne olduğunu öğrenmek ve zamanı ona uygun ayarlamak gerekiyor. Düzenli planlanmış çalışma için eğitimciler 50'şer dakikalık seanslar, 5 - 10 dakikalık aralar öneriyor.
Çalışmanız ve anlama düzeyinizi en iyi değerlendirecek kişi kendinizsiniz. Eğer siz memnunsanız ve kendinize, 'Ben verimli ve iyi çalıştım' diyorsanız o sınav için hazırsınız demektir.
Kaygı arttığı zamanlarda, sınavdan uzaklaşılarak, düşünceler ve bedendeki fiziksel belirtilerle uğraşılmaya başlanılıyor. Düşünce ve fiziksel belirtilere dikkat yöneldikçe de kaygı artıyor.
Kaygının artması beraberinde soruların yabancılaşmasını getiriyor. Olabilecek en kötü sonuçlar aklınıza gelmeye başlıyor, bedeninizdeki normal kaygı belirtilerini çok kötü bir şey olacak diye yorumlamaya başlıyorsunuz.
Sorular Çince gibi gelir
Örneğin kalp çarpıntınızı 'bayılıyorum', mide kasılmanızı 'şimdi kusacağım' diye yorumlayabilirsiniz. Bütün bunlar, performansınızı düşürecek bir kısır döngüyü başlatır. Sınavda elinizden gelenin en iyisini yapmanız için gerekli en önemli mekanizmanız olan dikkat zarar görür. Sınav sorularından giderek uzaklaşırsınız. Normalde bir kerede anladığınız ve yaptığınız soru size Çince gibi gelir.
'Felaket habercisi'
Yapıcı kaygı yaşayan kişiler bu uyarımları sınavda daha fazla çaba sarf etmelerine yardımcı bir işaret olarak algılarlar ve dikkatlerini sınava yönlendirebilirler.
Yıkıcı kaygı düzeyinde olan bireyler ise bu belirtileri doğal karşılamak yerine az sonra kontrolleri dışında başlarına gelecek bir felaketin habercisi olarak değerlendirirler.
Dikkatlerini bedenlerindeki uyarımlardan uzaklaştıramazlar. Dikkatleri dağılır. Sonuçta sınavda başarısız olacaklarına ilişkin kehanetleri de gerçekleşir.
Öğrenciyi etkileyen faktörler:
Çocuk ve gencin yaşadığı ortam Çevresindeki kişilerle kurduğu ilişkiler ve iletişim Ekonomik durum ve maddi olanaklar Alınan eğitim Yaşantılar ve deneyimler Beklentiler
Öğrencinin 'yıkıcı kaygı' yaşayıp yaşamadığı da başarıya ulaşmada en önemli etken olarak ortaya çıkıyor.
Tek ölçü sınav değil
Başarı, her insanın yaşamına anlam ve değer katan, kendini iyi hissettiren, hayata dört elle sarılabilmesine ve tutunmasına yarayan önemli bir araç. Her çocuğun ve gencin farklı ilgileri ve becerilerinin olduğu ise kaçınılmaz bir gerçek.
Sosyal yaşamda başarı
Türk Psikologlar Derneği başarının kişinin okul yaşamıyla sınırlı bir kavram olmadığını, özel ve sosyal yaşamı içinde de aynı değeri taşıdığını belirtiyor.
Bireyin kendini iyi ve başarılı hissedebilmesi ve daha verimli olabilmesi için de ilgisi, becerisi ve yetenekleri ile uyuşan işler yapması gerekiyor. Ancak doğuştan gelen özellikler ve becerilerin olduğu kadar öğrenme yoluyla kazanılan bilgi ve deneyimlerin de çeşitli nedenlerle ortaya konulamadığı, açığa çıkarılamadığı biliniyor.
Sürecin sadece bir parçası
Sınavlara var gücüyle hazırlanmış ve yeterli düzeyde bilgi depolamış olsalar da beklentisini gerçekleştiremeyen sınavda gerekli performansı gösteremeyen çocuk ve gençler olacak. Çünkü bu hazırlıklar, öğrencileri istenilen sonuca ulaştıracak sürecin sadece hızlandırılmış adımları.
Bu günlerin bir öncesi ve sonrası olduğu unutulmamalı. Çocuk ve gencin yetilerini ve bilgi birikimini kullanımı, doğuştan gelen ya da sonradan ortaya çıkan nedenlerle etkilenip engellenebilir.
Doğrular ve yanlışlar
Aysun yıkıcı kaygılara kapılmış, Hakan ise olumlu düşünüyor. İşte örneğimizde yer alan iki öğrencinin aklından geçenler:
Aysun: Yıkıcı Kaygı ı "Aptalca hatalar yapacağım" kuruntusu ı Dikkatini toplayamama ı başarıda düşüş
Hakan: Yapıcı Kaygı ı "Yeterince çalıştım, başarabilirim" düşüncesi ı Dikkatini toplama ı-başarıda artış
Aysun: "Bu sınavda başarılı olamayacağım."
Hakan: "Bu sınavda başarılı olup olmamak benim elimde, şansım var ve bunu kullanabilirim."
Aysun: "Hiç heyecanlanmamalıyım."
Hakan: "Sınavlarda heyecanlanmak gayet doğal, heyecanım da bana gerekli."
Aysun: "Yapamayacağım ne zaman önemli bir şey olsa elim ayağım dolaşır beceriksizleşirim."
Hakan: "Yapabilirim. Elimden gelenin en iyisini yapabilirim."
'İyi çalıştım'
Aysun: "Heyecanlanırsam bildiklerimi unutacağım ve hiçbir şey yapamayacağım."
Hakan: "Niye unutayım! İyi çalıştım ve biliyorum. Bilgimi kullanmama hiçbir şey engel olamaz."
Aysun: "Ailemin, arkadaşlarımın beni takdir etmesi için çok başarılı olmam lazım."
Hakan: "Onların beni takdir etmesi sadece sınavla bağlantılı olmamalı. Ben onları başarılı oldukları için mi seviyorum?"
Aysun: "Herkesin dikkati benim üzerimde, başaramazsam rezil olurum."
Hakan: "Önemli olan benim ne istediğim ve ne yapacağım. Dikkatimi diğerlerinin istekleri üzerinde odaklarsam işim zor."
Anne babalar dikkat!
Başkalarıyla kıyaslamayın
Sınavın sonucuyla ilgili belirsizliğin olması, anne babaların da kaygı duymalarına yol acıyor. Bu, anne babaların çocuklarının okul ve sınava hazırlanma süreciyle daha fazla ilgilenmelerine ve denetim altında tutmaya çalışmalarına neden olabilir. Anne babanın çocuğunun başarısını artırmaya yönelik bu çabaları amaçlarının dışında gelişebilir. Gençlerin daha fazla baskı hissetmelerine ve kaygının artmasına neden olabilir. Kaygıyı artırmasa bile, anne ve babayla ilişkilerini zorlayabilir.
Çocuklarınızı hiçbir zaman başkalarıyla kıyaslamayın, her bir bireyin diğerlerinden farklı kişilik ve potansiyele sahip olduğunu unutmayın.
Sorumluluğu ona bırakın
Sınav döneminde anne babaların çocuklarıyla ilgilenmeleri ve desteklenmeleri gerekir. Ne kadar ilgi ve desteğe ihtiyacı olduğu konusunda çocuğunuz size rehberlik edecektir. Bunu sözel ya da davranışlarıyla gösterecektir.
Sınavın ve sınava hazırlanmanın sorumluluğunu çocuğunuza bırakmalısınız. Çocuğunuzun yerine getirmesi gereken sorumlulukları üstlenmemelisiniz.
Beklentilerinizde gerçekçi olun
Gelecekle ilgili beklentilerini, hedeflerini sizlerle konuşmak isterse, fikirlerinizi kabul ettirmeye değil mantıklı olarak tartışmaya hazır olun. Onun fikir ve isteklerine değer verdiğinizi belirtin.
Anne baba olarak çocuğunuzla ilgili beklentiniz gerçekçi olmalıdır. Bunun için çocuğunuzu iyi tanımalı neyi başarıp neyi başaramayacağını bilmeli onu özgün kişiliği içinde değerlendirebilmelisiniz.
Sınav öncesinde, sınavın sonucunda olabileceklerle ilgili konuşulması sınav sürecine olumlu bir etkiden çok, olumsuz etkisi olabilir. Önemli olanın sınav anında potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesi olduğunu çocuğunuza hatırlatın.
Çocuğunuza güvenmelisiniz
Anne babanın sınavın zor olduğu ve çocuğunun kazanamayacağını düşünmesi onun kaygısını artıracak ve potansiyelini kullanmasını engelleyecektir. Anne baba olarak yıkıcı değil yapıcı düşünce içinde olmanız çocuğunuza daha fazla yardımcı olmanıza neden olacaktır.
Övgüde de ve eleştiride de aşırıya kaçmayın. Kişiliğe değil davranışa odaklanın. Genelleme yapmayın.
Çocuğunuza güvenin. Davranışlarından ve bunların sonuçlarından kendilerinin sorumlu olduğunu unutmayın, sadece destek olun.
Kaygınızı ona bulaştırmayın
Ona olan sevginizin sadece belirli koşullara bağlı olmadığını, her durum ve koşulda sevip, destekleyeceğinizi davranışlarınız ve sözlerinizle belli edin.
Kaygı bulaşıcı bir duygudur. Yapıcı düşünerek kaygınızı kontrol altında tutmaya çalışın.
Sınav döneminde sakin ve huzurlu aile ortamı başarıyı artırabilir. Potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesindeki payınızı düşünerek ilgi ve desteğinizle çocuğunuzun yanında olun.
YARIN
Kaygı azaltıcı teknikler nelerdir? Ergenlik dönemi anne babalarına öneriler Sınavlara hazırlanan adaylara öneriler Sınav stratejisi nasıl belirlenir?
|
|
|

|