Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 02 Haziran 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Anahtar


Siyasette altın anahtarın "iletişim" olduğunun güncel kanıtı, Fransa'da referandum sandıklarından çıkan "HAYIR" oylarıdır. Çünkü, "HAYIR" diyenlerin büyük çoğunluğu iletişim ağının dışında kalanlardır.
Yani...
- Kırsal kesim.
- Gençler.
- Sağın ve solun uçlarında yer alanlar. Daha açıkçası ırkçı sağ ve komünistler...
Açayım...
- Kırsal kesim, en az gazete okuyanların coğrafyasıdır. Televizyon kanallarının ise, genellikle popüler yayınlarını izlerler.
- Gençler de genellikle siyasete değil, müzik, spor gibi yayınlara odaklanmışlardır.
- Irkçı sağ ve komünistler, beyinlerini ideoloji gettolarına hapsetmişlerdir.
Kendi doğrultularındaki yayınlara ve sloganlara odaklanmışlardır.
Bu grupların küresel trendler, kültürel harman, Avrupa Birliği'nin ABD, Çin ve Hint büyüklükleri karşısında dengeyi sağlayacak ağırlığı kazanması gibi geniş vizyon oluşturan "iletişim kapsama alanı" dışında kaldıkları söylenebilir.
.......................
Gerçekten referandum analizleri "EVET" oyu veren yüzde 44'lük kesimin başta Paris olmak üzere büyük kentlerden, aydınlardan, 30 yaş üstü nüfustan oluştuğunu ortaya koymaktadır.
Bu kesimin beyin antenleri, küresel düşünüp yerel tavır koyabilmeyi sağlayan geniş vizyonlu iletişim dalga boylarına dönüktür.
Mesajları almak ve çok yönlü düşünebilmek, önyargılardan sıyrılabilmek esnekliğine sahiptir.
Avrupa Birliği Anayasası'nın, tarihin en önemli medeniyet projesi için kutsal kitap olduğunun bilincindedir.
Gerçekleri, onların antenleri algılamıştır.
Ucuz politikacıların demagojilerine omuz silkebilecek veri tabanına sahip olmuşlardır.
.........................
Burada en büyük hata, Fransa'yı yöneten kadroda ve AB'nin Brüksel kurmaylarındadır.
Şöyle ki...
- Paris'tekilerin iletişim dalga boyları, gençlere, kırsal kesime ulaşacak frekans zenginliğine ayarlanmamıştır.
Toplumun yarısından fazlası, adeta kapsama alanı dışında kalmıştır.
Olumsuz yanıt almaları doğaldır.
- Avrupa Birliği yöneticileri de aynı paralelde kusurlu sayılır. Onlar da tüm Avrupa toplumlarına ve bu bağlamda Fransa ve Hollanda'ya birbiriyle çelişkili, belirsizlik dolu, kafaları karıştıran söylemleri ve toplumu kendi vizyonları için yeterince aydınlatmamış olmaları nedeniyle suç ortaklarıdır.
Demokrasinin temeli, halk yığınlarının onayı olduğu ve bunu sağlama yolunun iletişimden geçtiği gerçeğini ıskalamışlardır.
- Fransa'nın reddettiği anayasayı, daha önceki bir Fransa Cumhurbaşkanı d'Estaing yönetimindeki grup hazırlamıştır. Bugünkü Cumhurbaşkanı Chirac da savunmuştur. Buna rağmen reddedilmiş olması, Fransa siyaset doruklarının iletişim beceriksizliğidir.
.........................
Buradan alınacak demokrasi derslerine gelince...
İletişim her ülkede, her kurumda birincil demokrasi gücüdür.
Geniş vizyonu, çağdaşlığı, laisizmi, şeffaflığı, küresel değerleri, insan haklarını savunan politikaların kadroları, mesajlarını toplumun bütün kesimlerine ulaştıracak ve gerçekleri anlatacak iletişime öncelik vermeliler. Bunu ciddi ve planlı olarak yapmalılar.
Ve... Aydınlanmaya nispeten kapalı olan tutucu ya da ideolojik kalıplara hapsedilmiş kesimlere, oportulüslere, ırkçılara, dini siyasete alet eden dar kafalılara meydanı bırakmamalılar.
Siyaset başarısı kadar, gelecek nesillere olan sorumluluk borcudur bu.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransız modeli ve Türkler
CHİRAC Fransızlara hitap ederken onların duyg...
Çetin ALTAN
Hollanda da "Hayır" dedi, çalsın davullarla zurnalar...
Hollanda hükümeti, AB Anayasası'nı, meclisten...
Melih AŞIK
İstanbul kazığı
Şampiyonlar Ligi Finali'nde İstanbul'a gelen ...
Fikret BİLA
AB'nin yapamadığını ABD yaptı
Türkiye'nin ve KKTC'nin beklentileri doğrultu...
Hasan CEMAL
Liderlik, devlet adamlığı!
Fazla ayrıntıya girmeden şu söylenebilir: Tür...
Güneri CIVAOĞLU
Anahtar
Siyasette altın anahtarın "iletişim" olduğunu...
Can DÜNDAR
Bir dönüm noktası
Türkiye, şiir okuyarak siyaset yaptı diye bir...
Hurşit GÜNEŞ
Yoksullukla mücadele gerekiyor
Avrupa'da Türkiye aleyhtarı bir havanın olduğ...
Doğan HEPER
Bunlar soykırım değil mi?..
TÜRKİYE'yi en çok eleştiren Fransa'nın "soykı...
Semih İDİZ
Amerika'nın Suriye kızgınlığı sürüyor
Florida Temsilcisi Robert Wexler ABD Kongresi...
Sami KOHEN
"Non"... "Nee"... sonrası ne?..
AB Anayasası'nın ölü sayılması için, Fransa'n...
Mehmet Y. YILMAZ
Laik eğitime veda zamanı mı?
Gelecek öğretim yılından itibaren liselerde "...
Hasan PULUR
Buna "tecahül" denir...
OSMANLICADA "tecahül" diye bir kelime vardır;...
Derya SAZAK
CHP neyle meşgul?
Türkiye'de muhalefete en çok ihtiyaç duyulan ...
Meral TAMER
Protesto için sokaklara dökülme zamanı
Bilmem dikkat ettiniz mi? Pazar gecesi refera...
Güngör URAS
İpekçilik enstitüsü 'yap-sat'çıya gidecek
Bursa'da ipekböcekçiliği MS 552 yılında başla...
Serpil YILMAZ
İran'daki kayıp Havaş'ı getirdi
TMSF ile yaptığı anlaşma gereği 435 milyon do...
M. Ali BİRAND
Türkiye, 17 Aralık'ta direkten dönmüş...
Fransız referandumu, ardından da Hollanda'nın...

© 2005 Milliyet