|
Anahtar
Siyasette altın anahtarın "iletişim" olduğunun güncel kanıtı, Fransa'da referandum sandıklarından çıkan "HAYIR" oylarıdır. Çünkü, "HAYIR" diyenlerin büyük çoğunluğu iletişim ağının dışında kalanlardır.
Yani...
- Kırsal kesim.
- Gençler.
- Sağın ve solun uçlarında yer alanlar. Daha açıkçası ırkçı sağ ve komünistler...
Açayım...
- Kırsal kesim, en az gazete okuyanların coğrafyasıdır. Televizyon kanallarının ise, genellikle popüler yayınlarını izlerler.
- Gençler de genellikle siyasete değil, müzik, spor gibi yayınlara odaklanmışlardır.
- Irkçı sağ ve komünistler, beyinlerini ideoloji gettolarına hapsetmişlerdir.
Kendi doğrultularındaki yayınlara ve sloganlara odaklanmışlardır.
Bu grupların küresel trendler, kültürel harman, Avrupa Birliği'nin ABD, Çin ve Hint büyüklükleri karşısında dengeyi sağlayacak ağırlığı kazanması gibi geniş vizyon oluşturan "iletişim kapsama alanı" dışında kaldıkları söylenebilir.
.......................
Gerçekten referandum analizleri "EVET" oyu veren yüzde 44'lük kesimin başta Paris olmak üzere büyük kentlerden, aydınlardan, 30 yaş üstü nüfustan oluştuğunu ortaya koymaktadır.
Bu kesimin beyin antenleri, küresel düşünüp yerel tavır koyabilmeyi sağlayan geniş vizyonlu iletişim dalga boylarına dönüktür.
Mesajları almak ve çok yönlü düşünebilmek, önyargılardan sıyrılabilmek esnekliğine sahiptir.
Avrupa Birliği Anayasası'nın, tarihin en önemli medeniyet projesi için kutsal kitap olduğunun bilincindedir.
Gerçekleri, onların antenleri algılamıştır.
Ucuz politikacıların demagojilerine omuz silkebilecek veri tabanına sahip olmuşlardır.
.........................
Burada en büyük hata, Fransa'yı yöneten kadroda ve AB'nin Brüksel kurmaylarındadır.
Şöyle ki...
- Paris'tekilerin iletişim dalga boyları, gençlere, kırsal kesime ulaşacak frekans zenginliğine ayarlanmamıştır.
Toplumun yarısından fazlası, adeta kapsama alanı dışında kalmıştır.
Olumsuz yanıt almaları doğaldır.
- Avrupa Birliği yöneticileri de aynı paralelde kusurlu sayılır. Onlar da tüm Avrupa toplumlarına ve bu bağlamda Fransa ve Hollanda'ya birbiriyle çelişkili, belirsizlik dolu, kafaları karıştıran söylemleri ve toplumu kendi vizyonları için yeterince aydınlatmamış olmaları nedeniyle suç ortaklarıdır.
Demokrasinin temeli, halk yığınlarının onayı olduğu ve bunu sağlama yolunun iletişimden geçtiği gerçeğini ıskalamışlardır.
- Fransa'nın reddettiği anayasayı, daha önceki bir Fransa Cumhurbaşkanı d'Estaing yönetimindeki grup hazırlamıştır. Bugünkü Cumhurbaşkanı Chirac da savunmuştur. Buna rağmen reddedilmiş olması, Fransa siyaset doruklarının iletişim beceriksizliğidir.
.........................
Buradan alınacak demokrasi derslerine gelince...
İletişim her ülkede, her kurumda birincil demokrasi gücüdür.
Geniş vizyonu, çağdaşlığı, laisizmi, şeffaflığı, küresel değerleri, insan haklarını savunan politikaların kadroları, mesajlarını toplumun bütün kesimlerine ulaştıracak ve gerçekleri anlatacak iletişime öncelik vermeliler. Bunu ciddi ve planlı olarak yapmalılar.
Ve... Aydınlanmaya nispeten kapalı olan tutucu ya da ideolojik kalıplara hapsedilmiş kesimlere, oportulüslere, ırkçılara, dini siyasete alet eden dar kafalılara meydanı bırakmamalılar.
Siyaset başarısı kadar, gelecek nesillere olan sorumluluk borcudur bu.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|