Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 03 Haziran 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
II. Abdülhamit'in saatçibaşıydı, şimdi damardan insan tanıyacak

Alman İmparatoru'nun, II. Abdülhamit'in ricası üzerine saraya gönderdiği Alman saat ustası Johann Meyer'in torunları, üç kuşak yönettikleri saat fabrikasının yönetimini, yanlarında çırak olarak işe başlayan Nahsen Bayındır'a bırakmış. Bayındır'ın yönetimindeki Meyer'in teknoloji alanında kurduğu Meyer Biomertik Bilgi Teknolojileri AŞ, önce parmak izinden kişi tanımlama teknolojisi pazarlamış. Şu günlerde ise ilginç bir teknoloji getiren şirket, dünyada 'el damar deseni tanıma' teknolojisi olarak bilinen, deri altından kişi tanımlama sistemi pazarlıyor

ŞÜKRÜ ANDAÇ // E - TİCARET
sandac@milliyet.com.tr

Dönemin Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit, Alman İmparatoru'na bir mektup yazıp, 'Sarayda birçok saat var. Bana bir saatçi ustası gönderir misiniz?' diye ricada bulunmuş. Alman İmparatoru da bu rica üzerine Johann Meyer isimli Alman saatçiyi İstanbul'a göndermiş. Meyer, zamanla II. Abdülhamit'in 'Saatçibaşı'sı olarak Yıldız Sarayı'na yerleşmiş ve özel bir izinle 1 Mayıs 1878'de Karaköy'de bir saatçi dükkanı açmış.

Şirketi çalışanlara devretmiş
İstanbul - Bahçelievler'de bir saat fabrikası da açan 'Meyer' markasını, üç kuşak Meyer ailesi yönetmiş. Fakat 1981'de Wolfgang Meyer, mesleği sürdürecek oğlu olmamasını gerekçe göstererek, şirketin yönetimini çalışanlarına devretmiş.
Bu tarihten itibaren (1968) Meyer'de çırak olarak işe başlayan Nahsen Bayındır, ortak ve yönetici olarak şirketin başında bulunuyor. Şirket, 2000'li yıllarda kendisine yeni bir yön aramış. Bu arayış sonucunda elektronik güvenlik, kart okuma ve parmak izi tanıma yöntemlerini Türkiye'ye getirmeye başlamış. Hem bir saatçi hem de 'Meyer Biomertik Bilgi Teknolojileri' şirketi olarak yüzünü teknolojiye dönmüş.

El damar deseni tarama
Yeni teknolojiyle birlikte Meyer'in müşteri profili de bir anda değişmiş. Önce kart tanıma sonrasında da parmak izinden kişi tanımlama teknolojisini şirketlere pazarlamaya başlamış.
Son olarak Mercedes Türkiye'nin Ar - Ge merkezi, Borusan BMW, Philip Morris, Dünya Göz Hastanesi gibi şirketler müşterisi olmuşlar. Parmak izi tanıma teknolojisi satın alarak, gerek güvenlik gerekse çalışma saatleri kontrol sistemi kurmuşlar.
Meyer'in bugünlerde Türkiye'ye getirdiği son teknoloji ise dünyada 'el damar deseni tanıma' teknolojisi olarak bilinen, deri altından kişi tanımlama sistemi.
Meyer Genel Müdürü Nahsen Bayındır, Güney Koreli Techsphere firması tarafından geliştirilen bu teknoloji sayesinde, insan elindeki damar yapısının X ışınlarıyla sisteme alındığını ve deri altındaki doku ve şeklin kaydedildiğini söylüyor. İki saniye içinde sisteme önceden tanımlanan kişinin damar dokusu taranarak, tanımlaması sesli veya görüntülü olarak tamamlanıyor.

'Taklit edilmesi çok zor'
El damar tarama sisteminin en önemli özelliği, yüksek güvenlik gerektiren işlerde kesin tanı koyabilmesi.
Bayındır, lens ya da silikon parmakla tanının aşılabilmesine karşın, deri altı tanı veya damar şekillerinin tanımlanmasında, eldeki damar yapısının taklidi oldukça zor olduğundan yanılmanın çok zor olduğunu söylüyor.
Sistemin özellikle güvenlik kontrollerinde gümrükte, havaalanı giriş çıkışlarında, bilgi koruma, maaş kontrol, kişisel güvenlik, üyelik sistemlerinde, pc oturum açmada kullanılabileceğini hatırlatan Bayındır, "Bu teknoloji için VP - II modeli el damar tarama cihazı kullanılıyor.
Bu cihaz içerisindeki özel bir yazılım sayesinde şirketteki bilgisayar sistemine direkt olarak bağlanarak en fazla 500 kişinin kontrolü yapabiliyor" diye konuşuyor.



İlk uygulama fuarda...
Nahsen Bayındır, ikizlerin elleri de dahil olmak üzere hatasız olarak kişi tanımlamasında kullanılan bu teknolojinin özellikle Güney Kore ve Japonya'da kullanımı yaygın olduğunu, Güney Kore'de, menkul kıymetler borsası KOSDAQ, Kookmin Bankası, Japonya'da ise pek çok devlet kurumu ve hastane de bu teknoloji kullandığını belirtiyor. Bu teknolojinin Türkiye'de ilk kez kullanılmaya başlayacağını söyleyen Bayındır, sistemi 9 - 12 Haziran'da CNR Expo'da yapılacak 'Homeland Security' güvenlik fuarında tanıtacaklarını sözlerine ekliyor.





BUSINESS
 Çevirdiği orman arazisini 3.5 milyon dolara satmak istedi
 EDİTÖRDEN
 Çeşmede soluklanırken 'Öreneller' ismini buldu
 Haberi olmadan Moskova'ya açıldı
 Bir CEO öyküsü
 Yabancı yatırımcı Türkiye'nin gözünü mü korkutuyor?
 İspanyol Barcelo Türkiye'yi sevdi
 Şirket hafızası olmadan kurumsallaşma olamaz
 Bilal Erdoğan'ın okul arkadaşı Ziraat'in başhukuk müşaviri
 Yatırım ve istihdam teşviğinde kapsam genişledi
 Mardin kapı şen olur le, le, le, le
 Kepçeleri bu kez Türkler dansettirecek
 Ritimle çalışıyor, verimliliği artırıyorlar
 Sözde Dolchstosslegende
 AB, plajları denetime aldı
 'Kaptan köşkü gibi Başbakanlık gerekli'
 Bir anda büyüyüp, küçülebiliyor
 İşadamlarının yeni gözdesi:Offshore
 Tüketici, markayla saklambaç oynuyor





© 2005 Milliyet