

Herkes düşünce ve ifade özgürlüğü hakkına sahiptir; bu hak serbestçe düşünme, hangi yoldan ve nereden olursa olsun bilgi ve görüş alma, araştırma ve yayma özgürlüğünü içerir. İnsan Hakları Evrensel bildirgesi |
|
|
|
|
 |
|
|
İnternet başlıkları
Milliyet İnternet'in, haber veren web siteleri arasında tartışılmaz üstünlüğü var. En çok okunan internet sitesi Milliyet'in. Bu hafta spor haberlerinin etkisiyle olsa gerek, başlıklarda Ahmet Büke adlı okurumuzun tanımıyla, 'bulvar gazetesinin elektronik versiyonu'na benzemişler:
'Milan şokta'... 'Moskova böyle çöktü'... ' Korku filmi gibi istila'... 'Çığlıkları kulağımda'
Memura yüzde 5 zam!
Cengiz Acartürk'ün şikâyeti de Milliyet İnternet'te çıkan 'Memura yüzde 5 zam!' haberine yönelik. Başlıktaki 'yanıltıcı' duruma dikkat çekiyor okurumuz. İlk bakışta, memur maaşlarında yüzde 5 artış oluyormuş gibi izlenim veriyor, 'Yüzde 5 zam!' haberi. Oysa söz konusu bilgi, Kamu Personel Reform taslağının yasalaşması halinde (Henüz Bakanlar Kurulu'nda, Meclis'e gönderilmiş değil) performansa göre 'memur temel aylıklarının' yüzde 5'i oranında ödeme yapılmasına ilişkin. Başarı primi gibi bir şey. Okurumuz haklı. Genel bir zam gibi gösterilmesi yanlış.
Suriyeli Kürtler
'Suriye Kürtleri sokağa döküldü' başlıklı habere tepki gösteren Mehmet Ökmen adlı okurumuz haberde isim yanlışlığı yapıldığını belirtiyor:
"Olması gereken isim Maşuk el-Haznevi'dir. Bu yanlışı bir an önce düzeltmenizi istiyoruz. Çünkü Maşuk el-Haznevi ile Mahmut el-Haznevi farklı kişilerdir. Zaten haberin kaynağı olarak gösterdiğiniz sitede de isim Mahmut değil, Maşuk olarak geçmektedir."
Oramiral Erdil'in açıklaması
Milliyet'te 26 Mayıs günü yayımlanan, Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde malzeme alımında usulsüzlük haberindeki 'sahte kaşeler'in daha önce Deniz Kuvvetleri'nin Satın Alma Komisyonu ihalelerinde kullanıldığı belirtilirken, fotoğraf malzemesi olarak 'İlhami Erdil duruşması'na yer verilmesine Erdil'in avukatı Turgay Sarıakçalı'dan itiraz geldi.
Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'e bir açıklama gönderen Sarıakçalı, 'Sahte kaşeler GATA'da da çıktı' haberindeki fotoğrafta İlhami Erdil'in eşi ve kızıyla birlikte mahkemede gösterilmesinin bu olayla da ilişkilendirilmesi gibi bir haksız izlenim uyandıracağını savunuyor:
"Müvekkilim Em. Ora. İlhami Erdil'i rencide eden bu haber Türk basınında büyük saygınlığı olan gazeteniz hakkında müvekkilim nezdinde üzüntüyle karşılanmıştır."
Yargıtay'a 'çete' gölgesi
Organize suç örgütü liderlerinin Yargıtay'daki dosyalarını takip konusunda geliştirdikleri yöntemler, Alaattin Çakıcı olayında Bodrumlu bir müteahhit üzerinden, emekliye ayrılan Yargıtay Birinci Başkanı Eraslan Özkaya'ya kadar uzanmış, ve MİT'in de karıştığı bir skandal patlamıştı. 'Çete'nin dosya trafiği polisin telefon dinleme kayıtlarına giriyor, ancak bu iddiaların gazeteciler tarafından yayımı nedense 'suç' sayılıyor. Yargıtay da bu iddiaları soruşturmak yerine açıklama yoluyla, haberleri çürütmeye çalışıyor.
Yargıtay Başkanı adına Genel Sekreter Yardımcısı Gürsel Kasım, 'Sedat Şahin isimli kişinin Yargıtay'daki adamları aracılığıyla davaların seyrini takip ettiği' haberi üzerine Milliyet'e bir açıklama göndermiş. Adı geçen kişiyle ilgili mahkûmiyetin Yargıtay Birinci Ceza Dairesi'nde 13.7.2004'te onandığını belirtiyor. Dolayısıyla, 'Kolu Yargıtay'a uzandı' iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunuyor.
Oysa dosyadaki telefon kayıtlarında Sedat Şahin'in dava sonuçlanmadan önce yaptığı konuşmalar var. Aynen aktarıyoruz:
"04.05.2004 günü saat 15.23 sıralarında Haydar...?...numaralı telefonla, Vedat Şahin'i aradığı, davasının Yargıtay'da kaçıncı mahkemede olduğunu sorduğunu, Vedat'ın 1'de olduğunu söylemesi üzerine Haydar'ın şu an Celal Demirtürk isimli eski Yargıtay üyelerinden birinin avukat oğlunun yanında olduğunu, Başkan Sabit Bey'e de çok yakın olduğunu söylediği.... (...nolu iletişim tespit tutanağı)
|
|
|

|
|