|
 |
|
|
"Ağar'ı sorguladım, cevapları beni tatmin etti"
Ankara'nın tanınmış doktorlarından Prof. Dr. Timur Gürgan ani bir kararla DYP yönetimine girerek herkesi şaşırttı. Gürgan bu kararında Mehmet Ağar'ın etkili olduğunu söylüyor
YAPRAK ARAS
yapraka@milliyet.com.tr
Ankaralı olup da Timur Gürgan'ı tanımayan, bilmeyen azdır. Prof. Gürgan, şimdiye kadar binlerce çiftin hem normal hem de tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmasını sağladı. Ankara'nın "havalı" doktoru Gürgan'ın adını geçtiğimiz hafta Doğru Yol Partisi'nin genel idare kurulu listesinde gördük. Hacettepe Üniversitesi Üreme Endokrinolojisi ve Tüp Bebek Merkezi Direktörü Gürgan'la, 13'üncü Dünya Tüp Bebek Kongesi'nin başkanlığını yapmak üzere geldiği İstanbul'da konuştuk, neler olup bittiğini öğrendik...
Bunca yıl sonra niçin siyasete girmeye karar verdiniz?
Gençliğimden beri politikayı takip ederim ve kendime göre kararlarım vardır ama DYP'ye inandım. Kongreye normal vatandaş Timur olarak gittim ve simitçisinden delegesine, küskününden destekçisine kadar herkesle konuştum ve data topladım. Orada DYP nedir, başkan kimdir, bunlar yine birbirlerine girecekler mi diye havayı kokladım. Ve gördüm ki DYP'de kan var, yeni bir oluşum var.
n Mehmet Ağar'ın kendisinin bu kararınızda ne gibi bir etkisi var?
Sayın Ağar'ı ve ailesini çok uzun yıllardır tanırım. Biz de Elazığlıyız ve tanışırız. Particilik olmadığı dönemde de kendisine sempatim olmuştur. Ama ben Ağar'ın yaptıklarını ve yapmadıklarını da çok sorguladım. Bunları onunla konuştum ve cevaplardan tatmin oldum.
Ne dediniz Mehmet Ağar'a?
Bir yemeğimizde "Sizi yeterince tanıyorum ve inanıyorum ama Susurluk olayı, derin devlet gibi konularda yarın sizin hakkınızda gerçekten bilgiler, dosyalar çıksa bu kadar emeğimiz boşa gitmez mi?" dedim. O da "Benim veremeyecek hesabım yok, ne yaptıysam ülkem için yaptım. Ama bazen devlet olarak söyleyemeyeceğimiz veya yıllar geçtikten sonra söyleyebileceğimiz şeyler var" dedi. Ben de ona inandım. Kişiliği, karizması ve liderlik yetenekleri olarak şu andaki politikacıların en iyisi Ağar.
Sabah beşte arayıp "Sayın Ağar genel idare kurulunda
olmanızı istiyor" dediler
Peki ya emeğiniz boşa giderse?
Bana göre herkes sonuna kadar formasını giymeli ve ıslatmalıdır. Ben halkın adamıyım. Hiçbir şekilde hiçbir şeyden korkum ve çekincem yok. Zaten bir mesleğim var. Politikacı kimliğim bilim adamı kimliğimin önüne geçerse, zaten kendim giderim. Bir de en kötü ihtimalle politik olarak "Bu adam bize yaramaz" diyebilirler. Bana göre ben yararım. Ama yaramaz derlerse de gider mesleğime devam ederim.
Nasıl geldi size DYP'ye katılma teklifi?
Bir sabah 5'te sayın Ağar'ın genel sekreteri aradı ve "Sayın Ağar sizin genel idare kurulunda olmanızı istiyor" dedi. Eşimi uyandırıp anlattım. O da "Sen kararını vermişsindir, hayırlı olsun" dedi.
Mehmet Ağar sizce neden sizi istedi?
Beni iyi tanıyor. Rahatım, düşündüğümü söylerim. İnsanlarla ilişkim çok sıcak ve çıkarsızdır. Benim organizasyonculuğum ve stratejik olmam da etki etmiştir sanırım. Genç, dinamik, bilim adamlığı tartışılamaz, halktan onlara haber getirecek çıkarsız bir insanım. Ailem, ünüm, kliniğim, param, bana yetecek kadar her şeyim var. Politikaya da aslında ihtiyacım yok.
Milletvekili olmayı düşünüyor musunuz?
Bu niyetle girmedim partiye. Milletvekilliğinin çok şerefli bir iş olduğunu düşünüyorum ama değeri artırılmadıkça da olmak istemem. Sistem iyi oluşturulmadığı için nasıl herkes profesör olup da değerini düşürdüyse, milletvekilliği de öyle oldu. Tıp da öyle. Kimse doktor olmak istemiyor. Sana milletvekilliğini veriyorum deseler almam yani. Çok milletvekili tanıyorum, belli ortamlara girince rozetini kapatan.
Mesela bakan olmanız söz konusu olsa, ne bakanı olmak isterdiniz?
Seç birini deseler kültür ve turizm bakanı olmak isterdim sanırım. Çünkü kültür ve turizmin geliştirilmesi de sağlık kadar önemli.
Hem doktorluk hem siyaset bir arada nasıl yürüyecek?
Rahat yürür çünkü sonuçta ikisi de hizmet. Sağlıkta insanın hem fizik hem de psikolojik sağlığı önemlidir. Psikolojik olanda da en önemli görev politikacılara düşüyor. Ekonomik olarak yetersiz, istediğini alamamış, sosyal barışın sağlanmadığı bir yerde psikolojik sağlık olamaz.
"Türkiye yurtdışındaki kongrelere en fazla yayınla katılan ilk beş ülkeden biri"
Başkanlığını yaptığınız tüp bebek kongresinin önemi nedir?
13'üncü Dünya Tüp Bebek, Kısırlık ve İnsan Üreme Genetiği Kongresi bu. Üç yılda bir yapılıyor. Dünyanın en prestijli kongrelerinden. Seçimi beş yıl önce Sidney'de yapıldı. İtalya, Çekoslovakya, Singapur, İspanya da vardı. Türkiye, benim ve arkadaşlarımın yaptığı sunum sonucunda seçildi.
Türkiye'ye ne gibi katkıları olacak?
Dünyanın 30 ülkesinden 2 bin bilim adamı ve katılımcı geldi. İnsan üremesi, kök hücre, genetik gibi konularla ilgili 150 en önemli kişi geldi. İlk tüp bebeği doğurtan doktor, menopoz sonrası doğumu gerçekleştiren doktor gibi birçok önemli insan geldi. Ayrıca Türkiye'nin tanıtımı için de bu kongrenin çok katkısı olacak.
Kongreden çıkan sonuçlar neler oldu?
Menopozu tarihe gömecek gelişmeler sunuldu; kök hücre tedavisinin önemi; tıptaki gelişmelerle birlikte dünyanın dengesinin bozulup bozulmayacağı tartışıldı ve insan kopyalamanın gerekli olmadığına ve bunun için çok erken olduğuna karar verildi.
Türkiye'nin kök hücre ve genetik çalışmaları konusunda dünyadaki durumu nedir?
Türkiye bilimsel camiada parlayan bir yıldız haline geldi. Özellikle insan üremesi ve kök hücre konularında önemli bir açılım yaptık. Avrupa ve ABD'deki önemli kongrelerde en çok yayınla katılan ilk beş ülkenin içine girdi.
"Karım ikinci kızımızı 45 yaşında doğurdu"
Üç yıl önce, 49 yaşında yeniden baba oldunuz. Uzmanlık alanınız nedeniyle insanlar bunun tüp bebek olduğunu düşündü.
İstesek tüp bebek de olabilirdi ama normal yollardan oldu.
O yaşta çocuk sahibi olmaya karar vermenizde mesleğinizin etkisi var mı?
Mesleğimle hiçbir ilgisi yok. İnsanın bir yazgısının olduğunu ve o yazgının mutlaka gerçekleşeceğine inanıyorum.
Korkmadınız mı?
Elim ayağım titredi acaba kötü bir şey olur mu diye. Hem eşim olduğu için, hem de beni doktor olarak da büyük bir sorumluluğa götürdü. Çünkü 45 yaşında doğurdu. Ama bu riski aldık ve çok şükür ki sağlıklı bir kızımız oldu. Yine de geç yaşta doğumu çok önermiyoruz. Risk faktörleri çok artıyor.
Nasıl bir şey o yaşta çocuk sahibi olmak?
Şu anda iki kızım var. Biri 23,5 diğeriyse 3,5 yaşında. Selinsu bize büyük bir bakış açısı getirdi. Bize eğitim veriyor. Her gün hayatla ilgili yeni şeyler öğreniyoruz.
"Hasta kaybedersin dediler ama ben inanmıyorum"
Siyasete girmenize çevreniz nasıl tepki gösterdi?
Tebrik edenler oldu. Ama "DYP'ye de girilir mi, daha ne olduğu belli değil" diyenler de oldu.
Niçin böyle dediler sizce?
"Politikacıların çok ilgi duyabileceği bir vitrin adamısın. Bunu herkes teklif edebilirdi. Niçin daha çok başlangıç aşamasındaki bir siyasi topluluğa girdin? Biraz bekle, seçimler yakınlaşınca seçilme şansının en yüksek olduğu yere girersin" dendi ama oluşmuş bir harekete emek vermeden girmeyi doğru bulmuyorum.
Kullanıldığınızı düşünüyor musunuz peki?
Parti tabii ki aldığı kişilerin kendisine artı değer katmasını isteyecektir. Buna saygı duyarım. "Seni yerler" de dediler bana. Ben yenilmeyecek bir adam değilim, yenilebilirim, ne olacak!
Hastalarınız nasıl karşıladı politikaya girmenizi?
Çoğunun haberi yok. Gerçi bana hasta kaybedebileceğim de söylendi ama inanmıyorum. Hasta ilişkileri göz göze, kalp kalbedir. Politik görüşe göre böyle bir ayrım yapılmaz.
|
|
|

|