|
 |
|
|
Bahisçi ve haberci
Bugün "içe dönük" bir Ters Köşe var!.. Ben, biz ve kıymetli arkadaşlar.
Ne yapayım; müthiş haberler buluyorlar. Hepsi sıradışı gazeteciler, sıradışı adamlar.
Siz bakmayın sporun "lafazanlarına"... Her şeyin başı "haber"dir bizim meslekte. Düşünsenize, sezon boyu geri dörtlünün sağında kimin oynaması gerektiği tartışmalarını.
Allah'tan doğru dürüst haber bulan gazeteciler var henüz... Ve çok şükür, çoğu Milliyet'te...
Aslan payı, Cemal Ersen'in yine.
Ankara'nın bürokratik labirentlerindeki en iyi haber izcisi Cemal Ersen, futbolun kirli yüzündeki büyük bir lekeyi daha kazıdı kendi maçına bahis oynayan milli futbolcu soruşturmasını yakalayarak.
İnanılması zor ama gerçek. Kendi maçının kaybına oynayan bir milli futbolcuya odaklanmış soruşturma.
"Soruşturma açılmışsa tamamdır" demeyin... Milliyet'in spor manşetine yayılan bu bilgi, soruşturmanın selameti açısından bir garantidir; garanti...
Artık kapatılıp bitemez...
Kimdir bu futbolcu, daha önce de yaptı mı, ortakları var mı, organize bir olay mı hepsi çorap söküğü olacak umarım.
Veya olmalı. Ben her skandal haberinde, aynı ümidi yaşarım. Yapanlar ve azmettirenler okkanın altına gideceğini hissetse, çözüleceklerini ve peşlerinden diğerlerini de sürükleyeceklerini sanırım.
Bu bir hayal midir bilemem. Çünkü bitmiş ve cezası infaz edilmiş bir soruşturmaya pek rastlamadım.
İşte tam bu noktada suçun yaygınlığından korkarım. Öylesine çok adam olmalı ki bu işlerin içinde... Birine verilecek ceza, sistemi yok edecek düşüncesiyle örtbas edildiğini düşünürüm.
Bakalım...
Cemal kardeşimi bilgilendirdiği insanlardan biri olarak canı yürekten kutlarım. İyi ki, iyi haberciler var, iyi ki, çoğu Milliyet'te
Alo "Köyün Delisi"
Telefondaki ses, Bilgin Gökberk bey görüşecek dedi bağladı:
-Merhaba Ercan Güven!
-Eyvallah Bilgin nerelerdesin?
-Onu bırak da sen canlı yayındasın biliyor musun?
Ben bu işlerin acemisiyim. Şaşırdım. Evde etrafıma bakıyorum kamera nerede diye... Meğer Radyo Spor'a bağlanmışım.
Hınzır, biliyor "yazılı"da kalmak istediğimi, emrivaki yapıp "sözlü"ye kaldırdı.
Adı üstünde; "Köyün Delisi"... Ne zaman ne yapacağı kestirilemeyen adam. İşte o yüzden farklı bir nefes getirdi medyadaki spor yorumculuğuna.
"Hakem kötü takım iyi- takım kötü hakem iyi" cenderesinden bıkanlara, beyin nöronlarıya vals yapan Bilgin'i dinlemelerini tavsiye ederim.
Acele edin, fazla dayanamaz yeni Türk Ceza Kanunu'na.
Bitmemişiz fakirmişiz!
Dünkü yazıma gelen tepkilerden belli ki, o kadar da "bitmemişiz biz"...
Ne futbol sevgimiz sona ermiş...
Ne de milli hislerimiz sıfırı tüketmiş.
Meteliğe kurşun atmasak, davete falan gerek kalmadan milli maça gider milli takımın hakkını verirmişiz.
Mesela Selçuk adındaki okurum, tanık olduğu bir diyalogu nakletmiş:
-Abi be bi gün şu maçı kapalıdan seyredicem; kafama koydum
-Yarısı para vermeden seyreden avantacıları ayıklasan ucuzlar; belki bir gün biz de seyrederiz.
Ne kadar hazin değil mi?
İki yol var önünde yoksul ve dürüst gencin. Ya avantacı gruplardan birine gireceksin, ya da avantacıların önü kesilsin diye sabredeceksin.
Bak babana... Hiç şikayet etti mi?
Yahu, sadece tribüne girmek için olsa, unut gitsin... Hayat böyle; hayat...
Bu vatan için askere gidecek, vergi verecek gençleri vatandaşlığın şu kadarcık keyifinden yoksun bırakan sistemlerin kutsandığı çağdayız artık.
Heyhat!..
Atalarımızdan utanın!
Yılın gazetecilik ödüllerini toplayan Hamit Turhan kardeşimiz şimdiden gelecek yılı garantiye aldı ve minderin altına süprülmeye çalışılan skandalı, kulağından tutup ortaya çıkardı:
Eski güreşçi Fatih Özbaş, Avrupa şampiyonasında Federasyon adına şike teklifi yapmıştı Serhat Balcı'nın Ukraynalı rakibine.
Bir tek bizleri alıştıramadılar "Türkiye'nin ali menfaatleri için" böylesine kirli işlerin üzerine gitmemeye.
Hırsızlığını açıklayan insana bile "çalmış ama dürüstçe söylüyor" ödüllendirmesi layık görülen son dönemde, her skandal haberini iki kez kutlamak gerekiyor:
Birincisi gazetecilik adına. İkincisi çocuklarımız için. Bu tip eylemlerin suç ve ayıp olduğunu nasıl öğrenecekler yoksa?
Ata sporumuz güreşe gelince. Boşuna bağırmadık biz "Mahmut Demir başkan olsun" diye seçimden önce.
O olsa asla yapmazdı. Yapsa kimse duyamazdı. Duyulsa, öyle inandırıcı gerekçelerle ortaya çıkardı ki, biz bile iyi etmişsin demek zorunda kalırdık. Zeka ve otorite başka mesele.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|