Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 03 Haziran 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Papadopulos çözüm istemiyor


Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Kıbrıs'ta müzakerelerin yeniden başlatılması için zemin yoklaması yaptırıyor.
Bu amaçla adaya gönderdiği danışmanı Kieran Prendergast, iki tarafla da görüştü. Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Annan Planı'nda yapılmasını istediği değişiklikleri öğrendi ve KKTC yönetimine iletti.
Annan'ın bu "yoklama" çalışmasında üzerinde önemle durduğu husus, "bu kez çözüm için Papadopulos'un garanti" vermesiydi.
Ortaya çıkan tablo, Papadopulos'un, çözüm için garanti vermek bir yana, çözüm istemediğini kanıtladı.
Papadopulos, öyle taleplerde bulunuyor ki, bunun "Ben çözüm istemiyorum, durumdan memnunum" demek dışında bir anlamı yok.

Papadopulos'un talepleri
Rum liderin, Annan'ın temsilcisi Prendergast'a ilettiği taleplere bakalım :
1- Türk askeri adadan tümüyle çekilecek,
2- Türkiye'nin garantörlük ilişkisi olmayacak,
3- Kuzey'deki Rum taşınmazlarının hepsi 1974 öncesindeki sahiplerine iade edilecek,
4- Türkiye'den Kuzey'e yerleşmiş olanların sayısı 30 binle sınırlandırılacak.
Bu talepler Rum tarafının reddettiği Annan Planı'nda yapılmasını istediği değişiklik paketinden çok yeni bir plan niteliğinde. Papadopulos, açık bir şekilde işi yokuşa sürüyor. Bu koşullarda BM Genel Sekreteri Annan'ın bir çözüm olasılığı görmesi çok zor.
Papadopulos'un bu tutumu, bugüne kadar Türk tarafının haksız yere çözüm istememekle suçlandığının en sağlam kanıtı. Avrupa Birliği'ne girinceye kadar sanki çözüm istiyormuş gibi görünen ve dünyayı buna inandırabilen Rum yönetimi, çözüm istemeyen tarafın Rum yönetimi olduğunu artık daha açık biçimde ortaya koyuyor. Rum tarafının Annan Planı'na hayır oyu vermesi de bundan sonrası için izleyeceği politikayı açığa çıkarmıştı: Çözümsüzlük...

Rum tarafı memnun
Rum yönetiminin, bugünkü statüden memnun olduğu söylenebilir. Güney Kıbrıs, AB üyesidir ve bütün dünya tarafından tüm Kıbrıs'ın tek yasal temsilcisi, devleti ve hükümeti olarak görülmektedir. Bu koşullarda Rumların, Türklerle eşitliğe dayalı ortak bir devlet oluşturmayı razı olmaları çok zordur. Ne kadar baskı görürlerse görsünler, bugünkü durumu devam ettirmeye çalışacaklardır. Bu süreçte KKTC'nin iyice çözülmesini, Türkiye'nin AB yolculuğunda sıkıştırılmasını beklemek dışında adım atmak istemeyeceklerdir.
Papadopulos'un Annan Planı'nın referanduma götürülmesi sürecinde, "Ben devlet devraldım, cemaat devretmem" demesi de bu politikanın göstergesiydi.
Papadopulos'a böyle davranma olanağı tanıyan ise AB'dir.

Türk tarafı
Rum yönetiminin tutumu buyken, Türk tarafı çözüm yolunda iyi niyetli öneriler sunmayı sürdürüyor. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün, bütün tarafların işe tüm kısıtlamaları kaldırarak başlamaları önerisi gibi. Ancak Rum yönetimi, Gül'ün yansıttığı açılım önerilerine tepki dahi vermedi. Görmemiş, duymamış gibi davrandı.
Bu koşullarda KKTC'nin bir yandan müzakere için çabalarını sürdürürken, diğer yandan dış ilişkilerini geliştirme ve güçlendirme politikası isabetli görülüyor. ABD Kongre heyetinin, KKTC'ye yaptığı ziyaret de bu politikanın doğruluğunu kanıtlayan önemli bir adım niteliğindeydi.
ABD, Rum tarafının çözümsüzlük politikasını gördü.
Umarız, AB de görür...

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Halil Berktay'ın mektubu
ERMENİ meselesi konusunda düzenlenen ve tepki...
Çetin ALTAN
Harika veya belalı bir değişim süreci...
İnsan ömrü 30-32 bin gün; 650 bin saat falan....
Melih AŞIK
Kilis'te dram...
Kilisli Selahattin Akkurt, 31 Ağustos 2004'te...
Fikret BİLA
Papadopulos çözüm istemiyor
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Anna...
Hasan CEMAL
Kuran kursu!
Bizim ülkenin öyle hassas konuları vardır ki,...
Güneri CIVAOĞLU
Büyük kulak
Teröristlerin bombaladığı İngiliz Başkonsolos...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler Ermeni fakiri
Türkiye'nin en önemli baş ağrılarından biri d...
Hurşit GÜNEŞ
Veriler büyümenin düşeceğini gösteriyor
Geçen hafta dış ticaret verileri, bu hafta da...
Sami KOHEN
Öpücükler...
KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, bir ABD Kon...
Mehmet Y. YILMAZ
Eleştirilmesi gereken MİT değil
Şöyle bir soruyla başlayalım: Ulusal güvenlik...
Faik ÖZTRAK
Beklentileri yönetmek
Hazine Müsteşarlığı tarafından 2004 yılında k...
Hasan PULUR
"1915'te ne oldu?"
ÖYLE bir hava estiriyorlar ki, sanki "1915'te...
Derya SAZAK
Karşıyaka davası
CHP politbürosu, 'naylon üyelik'ler yoluyla '...
Meral TAMER
Hani Başbakan temel atmaz, ama fabrika açardı?
Başbakan Erdoğan, iktidara geldikten kısa bir...
Yaman TÖRÜNER
Fransa globalizasyona hayır dedi
Fransa yeni Avrupa Anayasası'na değil, global...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem için 'AB' demek 'euro' demek
Ayşe Hanım Teyzem, "Fransızlar, Belçikalılar ...
M. Ali BİRAND
Hollanda, tabutu çiviledi...
Beklenen oldu.

© 2005 Milliyet