Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 03 Haziran 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beklentileri yönetmek


Hazine Müsteşarlığı tarafından 2004 yılında kamu kesiminin konsolide faiz dışı dengesine ilişkin gerçekleşen rakamlar bu hafta yayımlandı. Geçen yıl mahalli idareler ve döner sermayelerin faiz dışı dengeleri hariç, kamu kesimi 28.2 katrilyon lira faiz dışı fazla vermiş. Bu rakamın GSMH'ye oranı yüzde 6.5. Mahalli idareler ve döner sermayelerin faiz dışı dengelerinin son yayımlanan IMF uzman raporlarında öngörülen seviyede gerçekleştiğini varsayarsak, sene başında kamuoyuna açıklanan yüzde 6.5'lik hedefteki tanıma uygun toplam faiz dışı fazla/GSMH oranı yüzde 6.6 olmuş. Hem sene başındaki hedefin aşılması hem de bir önceki yıla göre faiz dışı fazlada ortaya çıkan 0.4 puanlık iyileşme oldukça iyi bir performans. Bu iyileşme esas olarak konsolide bütçe ve KİT'lerin performansından kaynaklanmış.
Ancak IMF tarafından yeni stand-by anlaşmasının onaylanması nedeniyle geçen ayın ortasında yapılan açıklamada faiz dışı fazla/GSMH oranının yüzde 6.9 olduğu ilan edilmişti. Daha üzerinden yirmi gün geçmeden ortaya çıkan 0.3 puanlık gerileme dikkat çekiyor. Bu arada geçen yılın temmuz ayında hazırlanan IMF raporlarında 2003 yılının faiz dışı fazlasının yüzde 6.3 olduğu açıklanmıştı. Bu rakam da yeni açıklamada yüzde 6.2'ye gerilemiş. Galiba IMF de hükümetin beklenti yönetiminden oldukça fazla etkileniyor.
Mevcut hükümet olumlu beklenti yaratmakta çok usta. Bunun son örneğini tarıma verilen destekler konusunda görüyoruz. Bu açıklamalar çiftçiler dışında herkesi tarıma çok büyük destekler geldiğine inandıracaktır. Ancak mevcut kurlarla çiftçi uluslararası fiyatlar ve artan yurtiçi maliyetler arasında ezilmektedir. Bunun telafisine yönelik tedbirler ise bütçe kısıtı nedeniyle yetersiz kalmaktadır.
Fransa gibi Hollanda da, büyük bir oy çoğunluğuyla AB Anayasası'na hayır dedi. Bunun ortaya çıkardığı krizin çözümü sürecinde Türkiye'nin etkilenmemesi oldukça zor. Hükümet ise Türkiye ile müzakere sürecinin bundan etkilenmeyeceğini ileri sürüyor. Müzakerelere zamanında başlanması oldukça güçlü bir olasılık. Ancak anayasanın reddinde genişleme sürecinden duyulan rahatsızlığın ağırlığı, Brüksel'in Türkiye ile müzakerelerde tavrını daha sertleştirmesine yol açacaktır. Türkiye'nin AB çapası, gerek AB'nin geleceğine ilişkin belirsizlikler, gerek Avrupalı seçmenin kendi içine kapanma eğilimi nedeniyle 17 Aralık'a göre çok daha zayıftır.
Buna rağmen mali piyasalarda yaşanan olumlu hava, hem ABD den gelen açıklamalar, hem de AB'de yaşanan gelişmelerin uluslararası likiditeyi bizim de içinde olduğumuz yükselen piyasalara yönlendirmesinden kaynaklanmaktadır. Sermaye hareketleri cari açığı azaltacak bir uyumu geciktirmeye devam etmektedir.
İleriye bakıldığında, euronun dolar karşısındaki hızlı değer kaybına rağmen liranın dolar karşısında değer kazanmaya devam etmesinin dış ticaret ve cari açıktaki artışı hızlandırması kuvvetle muhtemeldir. AB çapasının zayıflaması ile birlikte bu durum Türk ekonomisinin uluslararası sermaye hareketleri karşısındaki dayanıklılığını önemli ölçüde azaltacaktır.
Sermaye hareketlerini yönetmekte pasif kalmayı sürdürüyoruz. Beklenti yönetimini ise ne olursa olsun daha fazla iyimserlik aşılamak olarak görüyoruz. Oysa bazen gerçekleri gördüğünüzü ve ona göre tedbir alacağınızı göstermek de ekonomide dengelerin daha iyi ve kalıcı bir yerde oluşmasını sağlar, sert inişleri önler.




foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Halil Berktay'ın mektubu
ERMENİ meselesi konusunda düzenlenen ve tepki...
Çetin ALTAN
Harika veya belalı bir değişim süreci...
İnsan ömrü 30-32 bin gün; 650 bin saat falan....
Melih AŞIK
Kilis'te dram...
Kilisli Selahattin Akkurt, 31 Ağustos 2004'te...
Fikret BİLA
Papadopulos çözüm istemiyor
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Anna...
Hasan CEMAL
Kuran kursu!
Bizim ülkenin öyle hassas konuları vardır ki,...
Güneri CIVAOĞLU
Büyük kulak
Teröristlerin bombaladığı İngiliz Başkonsolos...
Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler Ermeni fakiri
Türkiye'nin en önemli baş ağrılarından biri d...
Hurşit GÜNEŞ
Veriler büyümenin düşeceğini gösteriyor
Geçen hafta dış ticaret verileri, bu hafta da...
Sami KOHEN
Öpücükler...
KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer, bir ABD Kon...
Mehmet Y. YILMAZ
Eleştirilmesi gereken MİT değil
Şöyle bir soruyla başlayalım: Ulusal güvenlik...
Faik ÖZTRAK
Beklentileri yönetmek
Hazine Müsteşarlığı tarafından 2004 yılında k...
Hasan PULUR
"1915'te ne oldu?"
ÖYLE bir hava estiriyorlar ki, sanki "1915'te...
Derya SAZAK
Karşıyaka davası
CHP politbürosu, 'naylon üyelik'ler yoluyla '...
Meral TAMER
Hani Başbakan temel atmaz, ama fabrika açardı?
Başbakan Erdoğan, iktidara geldikten kısa bir...
Yaman TÖRÜNER
Fransa globalizasyona hayır dedi
Fransa yeni Avrupa Anayasası'na değil, global...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzem için 'AB' demek 'euro' demek
Ayşe Hanım Teyzem, "Fransızlar, Belçikalılar ...
M. Ali BİRAND
Hollanda, tabutu çiviledi...
Beklenen oldu.

© 2005 Milliyet