Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Haziran 2005 / Pazar  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Laf ola, torba dola...


Politikacıların dilinde; ekonomik tutarlılıkla, hukuksal tutarlılığın barometrelerindeki bilimsel ibre; saçmalama kadranları üstünde "halkın hassasiyeti" yelkovanına dönüştü.
"Halk" deyimi, Fransız İhtilali'yle ortaya çıkmış bir kavram; "aristokrat" sınıfın dışındaki kitleleri etiketlendiren...
* * *
İzmir'in eski dava vekillerinden Cin Ali Bey'e sormuşlar:
- Türkiye'nin tarihinde "kraliçeler, prensesler; markiler, markizler; kontlar, kontesler; baronlar, baronesler" olmadığına göre, politikacılar "halk" olarak nüfusun hangi kesimini kastediyorlar?
Cin Ali Bey:
- Politikacı ve bürokrat olarak Hazine'den geçinmeyen kesimini, demiş...
- Peki, gerek ekonomide, gerek hukukta "halkın hassasiyeti" kriteri ne anlama gelmekte?
Cin Ali Bey:
- Kürsüye çıkıp sıkı bir carta çektikten sonra, demiş; "Al bunu yeşile boya" deme anlamına...
- TÜSİAD sözcüleri, politikacı cartasını yeşile boyaya bilirler mi?
- Yok, hayır; olsa olsa burunlarını kapatırlar sadece...
* * *
Nasreddin Hoca'ya da sormuşlar:
- Masturbasyon karşısında "halkın hassasiyeti" nedir?
Nasreddin Hoca:
- Ebcet hesabıyla Arap alfabesinde "3" sayısı ile "1" sayısı hangi harflere denk geliyorsa, orada demiş; benimsenmesi sessizce...
* * *
Bekri Mustafa da "halkın hassasiyeti" üstüne odaklamış ve açık oturumlardan birinde geniş bir açıklama yapmaya başlamış:
- Halktan "kiracı" olanların hassasiyeti, "ev sahipleri"nin anası avradı üstüne; halktan "ev sahibi" olanların hassasiyeti, "kiracı" olanların anası avradı üstünedir. Halktan "erkek" olanların hassasiyeti, kadınların ön takımları üstüne; halktan "kadın" olanların hassasiyeti, erkeklerin ne halt edecekleri üstünedir. Halktan "hasta" olanların hassasiyeti, doktorlarla eczacıların kendilerini kazıkladığı üstüne; halktan "doktor ve eczacı" olanların hassasiyeti, hastalardan çoğunun angut olduğu üstünedir...
Kaşla gözle Bekri Mustafa'nın uzayıp giden açıklamalarını kesmişler ve kulağına fısıldamışlar:
- Lütfen halkın hassasiyetiyle oynamayınız...
Bekri Mustafa son söz olarak, bağıra bağıra bitirmiş açıklamalarını:
- Halkın hassasiyetini, biraz daha para bulmak üstünedir.
Politikacılar ise içlerinden şöyle diyorlarmış:
- Hayır efendim, hayır; halkın hassasiyeti kutsal kitabıyla, bayrağı üstünedir. Onların arkasına sığındın mı, parasız pulsuz olanları da bal gibi yönetebilir ve rahatça tüneyebilirsin resmi arabalarla, resmi gezilerin saltanatı üstüne...
* * *
AB Anayasası'na Fransa ile Hollanda'nın "hayır" demesi karşısında, böyle bir sonucun nasıl doğduğunu konuşuyormuş Brüksel teknokratları...
İçlerinden biri, durumu özetlemek için, şöyle bir fıkra anlatmış:
- Güzel bir kadın, kucağında bir bebekle otobüste gidiyormuş. Karşısında oturan kibar bir bey, laf açmak istemiş kadınla:
"- Ah, demiş; ne güzel bir bebek bu; saçları da sarışın. Siz esmer olduğunuza göre, herhalde babası sarışın olmalı...
Kadın soğuk soğuk bakmış adama:
"- Bilmiyorum, demiş; o sırada başından kasketini çıkarmamıştı...
* * *
İncili Çavuş'a sormuşlar:
- Eskiden kırık çıkıkçılar vardı. Kolu bacağı incinip kırılanlar, onlara giderlerdi. Acaba şimdi ne oldu o eski kırık çıkıkçılar?
İncili Çavuş:
- Resmi tarihçi oldular, demiş; tarihimizin kırığını çıkığını düzeltiyorlar şimdi...
* * *
Eğlenceli sözlerden küçük bir demet:
Gençlik hataları o kadar tatlıdır ki; yaşlılar, duydukları pişmanlıkları boyuna anlatmakla; onları tekrar tekrar hatırlamanın tadını tazelerler...
* * *
Politikacı dalkavukluğu, repo için yatırılan paraya benzer; faiziyle geri dönmesi beklenir daima...
* * *
Kadınlar ikiye ayrılırlar; kendileriyle evlenmenin delilik olduğu, kendileriyle evlenmenin cinayet olduğu...
* * *
Kadınla erkek öylesine birbirlerine sarılmışlardı ki, tıpkı bir para cüzdanının iki yakasını birleştiren bir fermuara benziyorlardı...
* * *
Bencillik, her şeyi ve herkesi; hatta Tanrı'yı bile, kendi çıkarı için kullanma hırsıdır.
* * *
Ve Charles de Gaulle'ün bir sözü:
"Şurası gerçek ki, bazen militerler; aklın göreceli bir yetersizlikliğe düştüğünü fazla abartıyor ve ihmal ediyorlar onu kullanmayı."
* * *
Fazıl Hüsnü'den bir şiirle bitirelim yazıyı:

Uzun Öptü
Kadının
Ağzı yoktu ki
Tepeden tırnağa
Ağızdı kadın

c.altan@prizma.net.tr








Çetin ALTAN
Laf ola, torba dola...
Politikacıların dilinde; ekonomik tutarlılıkl...
Melih AŞIK
Osmanlı tuzağı
Bugünlerde mutlaka okunması gereken kitaplard...
Fikret BİLA
Siyasette dolaylı fayda
Yeni Türk Ceza Yasası'nın, Cumhurbaşkanı Seze...
Hasan CEMAL
Derin devleti anlatmıştı, öldü!
Kötü haber telefonla geldi. Samir Kassir öldü...
Güneri CIVAOĞLU
Güzel şeyler
Kadına seçme ve seçilme haklarının verilmesi ...
Can DÜNDAR
Hayvan!
Çocuklar arasında yeni bir salgın var:
Abbas GÜÇLÜ
Eğitim reformu şart
Asım Kocabıyık, Türk sanayiinin duayenlerinde...
Mehmet Y. YILMAZ
Deniz, buzlu rakı ve rebetiko
Rebetiko ismi verilen müzik türüyle, Siyasal'...
Hasan PULUR
Dalkavuk kitabı...
BİR işi çok iyi bilene "Kitabını yazmış!" der...
Derya SAZAK
Dünyanın durumu
Worldwatch Enstitüsü, 'Dünyanın Durumu 2005' ...
Meral TAMER
İnsanların en üretken olduğu yaş, 29 olamaz!
Tatile çıkıyorum. 2 hafta. Hem de yaz başında...
Tamer HEPER
Hukuk, ihtilafta taraf değildir
Emlak piyasasında kıpırdanma var. Gayrimenkul...
Güngör URAS
Bizde de "evet" çıkmayabilirdi
Biz neden AB'ye tam üye olmak istiyoruz? "Efe...
Serpil YILMAZ
"Telekom sanayii kalmadı"
Nortel Netaş Genel Müdürü Müjdat Altay ile, o...

© 2005 Milliyet