
|
|
|
 |
|
|
Çok başlı işyerinde çalışanlar 'kime yaranacağını bilemez'
Çok başlılık işyerlerinde düzeni bozar. İş etiğini de yok eder. Her çalışan kime bağlı olduğunu bilmelidir. Bir işletmede patron, genel müdür atamış ise, genel müdürü aşarak, müdürleriyle, şefleriyle ilişkiye giremez. Onlara emir vermez. Onlardan direkt bilgi alamaz. Böyle bir çalışma alışkanlığı var ise genel müdür atamaz. Bir genel müdür bir müdür atamış ise onu aşarak müdüre bağlı çalışanlara emir veremez. Çalışan da kime uyacağını bilemez
GÜNGÖR URAS
guras@milliyet.com.tr
Çok başlılık işyerlerinde çalışma düzeninin altını üstüne getirir. Başarıyı önler. Çalışanı bozar. İş etiğini yok eder.
İşyerlerinde, çalışma düzeninde hiyerarşi önem taşır. Her çalışan kime bağlı olduğunu bilmelidir. Çalışanın birden fazla kimseye bağlı olması sistemin işlemesini imkânsız kılar. Üst çizgide olanın hiyerarşi zincirini dikkate almadan, kendine karşı sorumluluk taşıyanları bir yana iterek, zincirin alt halkalarında olanlarla ilişkiye girmesi çok başlılığa yol açar.
Çok başlılıkta, en üstteki yönetici (veya patron) ile en alttaki çalışan arasındaki tüm çalışanlar sistem dışında kalır. Bu zinciri kıran yöneticinin iş etiği dışına çıkması demektir.
Hiyerarşi zincirinde her yönetici, kendine karşı sorumluluk taşıyan, bir alttaki görevli ile ilişki kurmak, ondan bilgi almak, ona emir vermek, ondan hesap sormak durumundadır.
Kademelere uyma zorunluluğu
Bu her işyerinde yönetimde herkesin mutlaka birbirine bağlı olması zorunluluğu anlamına gelmez. Ama eğer yönetim ve sorumlulukta belli kademeler belirlenmiş ise bu kademelere uyma zorunluluğunu ifade eder.
Örneğin bir işletmede patron, genel müdür atamış ise genel müdürü aşarak, müdürleriyle, şefleriyle, diğer çalışanlarıyla ilişkiye giremez. Onlara emir vermez. Onlardan direkt bilgi alamaz. Böyle bir çalışma alışkanlığı var ise genel müdür atamaz.
Örneğin bir genel müdür bir müdür atamış ise onu aşarak müdüre bağlı çalışanlara emir veremez. Onlardan doğrudan bilgi alamaz. Böyle bir çalışma sistemi arayışında ise müdür atamaz. Çalışanlara doğrudan muhatap olur.
Bu örneklerdeki gibi patron genel müdürü aşarak, genel müdür müdürü aşarak, müdür şefi aşarak çalışanlar ile ilişkiyi sürdürür ise, çalışanlar kime yaranacaklarını şaşırır... İşyeri içinde düzen diye bir şey kalmaz. İş etiği diye bir şey kalmaz.
İş etiği yok olunca, dedikodu, ispiyonculuk, dalkavukluk öne çıkar. Çalışma düzeni yıkılır. Çalışanlar işlerini daha iyi yapma çabası yerine önüne çıkana yaranma arayışına girer.
Bu tür çalışma düzeni, işyerlerinde her yöneticinin sadece kendine bağlı olanı tanıması, ona ilgi göstermesi diğer yöneticileri ve çalışanları yok sayması anlamına da gelmez.
Günümüzde iş etiği bakımından ve insani ilişkiler bakımından tepe yöneticilerin çalışanları tanıması, onlara ilgi göstermesi, onların iş hakkındaki görüşlerini önerilerini dinlemesi, özel sorunlarıyla ilgilenmesi beklenir.
Bu tür ilişkiler mutlaka ikili ilişki çerçevesinde olmaz. Patron çalışanlarıyla bir arada olmak istiyor ise toplantıyı genel müdürü, genel müdür çalışanlarıyla birlikte olmak istiyor ise toplantıyı müdürü, müdür istiyor ise şefi ayarlar. İş etiği bu tür bir zincirin korunmasını zorunlu kılar.
Böyle bir düzende çalışanlar kime karşı sorumluluk taşıdıklarını, kimin kendilerinden iş isteme ve de yaptıkları işi değerlendirme yetki ve sorumluluğu taşıdığını bilir.
|
|
|

|
|