|
 |
|
|
Hiç doğmamış kahramanlar
yural@milliyet.com.tr
Günümüzde dünya çocuk klasikleri arasında, çok sık olmasa da Kral Arthur, Robin Hood ve William Tell (Giyom Tell) gibi, tarihi kahramanların serüvenlerini anlatan kitaplara rastlıyoruz. İngiliz çocuk kitapları yayıncılarının hemen hemen hepsinde yer alan bu kahramanların, geçmişte bizde de hem öykü, hem de çizgi romanları pek çok yayınevi tarafından basılmıştı. Hatta yetişkinler için yazılmış çok sayfalı romanları. Günümüzün değişen ve bilimsel kimlikler taşıyan kahramanlarının yanında, artık bu tarihi kahramanların, çocuklar için pek ilgi çekmediğini kolaylıkla söyleyebiliriz. Yine de, özellikle Robin Hood, bugün yalnızca Türkçede on üç ayrı yayınevi tarafından basılmış, kitapçı raflarında okurlarını bekliyor. Beklesin bakalım...
***
Richard Shenkman, "İnsanlık Tarihinde Büyük Yalanlar" adlı kitabının sonuna, tarih ve tarihçilerle ilgili derlediği notlar düşmüş. Örneğin, George Santayana'nın şöyle bir sözünü: "Tarih her zaman yanlış yazılır. Bu nedenle her zaman yeniden yazılması gerekir."
Ayrıca bir de, anonim bir yergi eklemiş yazının sonuna: "Tarihçiler üçe ayrılırlar; yalan söyleyenler, yanılanlar, bilmeyenler."
Yine de tüm tarihçiler için bunları söylemek yanlış olur. Ama kahramanlar Kral Arthur, Robin Hood ve Giyom Tell olunca iş değişiyor.
***
Ben Richard Shenkman'ın yalancısıyım...
KRAL ARTHUR
VIII. yüzyılda Galler bölgesinde yaşamış, Nennius adlı bir hikâyecinin yarattığı bir tiptir. Aslında Kral Arthur diye biri hiç yaşamamıştır. Nennius'un öyküsünde, Kral Arthur bir gün tek başına tam 960 sakson düşmanını öldürmesiyle üne kavuşmuş. Hiçbir İngiliz de, bir kişinin 960 kişiyi nasıl öldürebileceğini sorgulamadan, Kral Arthur'u bir kahraman olarak kabullenmiştir. Anlatılanlara göre V. yüzyılda yaşayan Arthur, bir şövalyedir ve bu şövalye güzel kadınları kötülerin elinden kurtarır. Ama şovalyelik gerçekte VIII. yüzyılda onun memleketinde ortaya çıkmıştır. Bugün İngiltere'de Güney Cadburry şatosunu ziyaret edenlere, Kral Arthur'un orada yaşadığı, Glastonbury'de gömülü olduğu söyleniyor. Shenkman, bunun turist çekmek için uydurulmuş bir hikâyeden başka bir şey olmadığını, Kral Arthur'un hiçbir zaman yaşamadığını, onunla ilgili hiçbir bilginin olmadığını, onun dişlerinin çürük olduğunu, bu yüzden gülümseyen hiçbir resmi bulunmadığını, bunu yazan tarihçilerin bile yalan yazdığını söylüyor. Yıllardan beri çocuklar, hiç yaşamamış bir kralın serüvenlerini okuyorlar.
ROBİN HOOD
Robin Hood, 1200'lü yıllarda yaşayan, zenginlerden çaldığı şeyleri fakirlere veren bir halk kahramanı olarak tanınır. Önceleri bir halk çocuğu olarak anlatılan Robin Hood'un, 1600'lü yıllardan sonra anlatılan öykülerinde aslında soylu biri olduğu, sonradan böyle bir yaşamı seçtiği söylenir. Aslında tarihte Robin Hood diye birine rastlanmamaktadır. Ama anlatılan öykülerdeki yer ve zaman farklılıklarına bakarsak, yarım düzineden fazla Robin Hood olması gerekiyor. Üstelik de ilk hikâyeye göre Robin Hood, Sherwood değil, Barnesdale ormanında yaşıyor. İşin başka bir ilginç yanı, ezilen bir sakson kabilesinin reisi olan Robin Hood'a anne-babasının neden o dönemde Robin gibi bir Fransızca ad taktıklarını da, tarihçiler bile bilmiyor. İnsan sevgisiyle dolu ve bu yüzden zenginlerden alıp, yoksullara dağıtan bu soylu kahramanın ormanda soyduğu kimseleri yumrukla dövdükten sonra kollarını ve bacaklarını neden kırdığının yanıtını da kimse bilmiyor.
WILLIAM TELL (GİYOM TELL)
William Tell de gerçekte hiç yaşamamış biri. Oğlunun başının üzerine koyduğu elmayı falan da okla vurmamış. Ayrıca Gessler adında Avusturyalı bir görevliye de hakaret etmemiş. Hatta İsviçrelilerin bağımsızlıklarını kazanmalarına da yardımcı olmamış. Hikâye XV. yüzyıl sonlarında bir İsviçrelinin hayalinde doğmuş. Ama tüm İsviçreliler bu öyküyü kabul etmişler. William Tell'in yaşadığı yere bir anıt inşa etmişler ve "bağımsızlık günü yeri" olarak orayı bugün de ziyaret ediyorlarmış. Berkeley Kaliforniya Üniversitesi Folklor Araştırmacısı Alen Dundes adlı bir profesör, bu kahramanla ilgili şunları söylüyor: "İsviçreliler bu öyküyü çok ciddiye alıyorlar. Buna inanmak istedikleri için." Ama sözlerine şunu da ekliyor: "Unutmayın ki, William Tell'in gerçekliği konusunda kuşkularını dile getiren bir bilim adamını ölümle tehdit etmişlerdi."
***
Dedim ya, ben Richard Shenkman'ın yalancısıyım. Bu doğmamış kahramanların öyküleri, bugün çocuklarımızın ne kadar ilgisini çeker bilmiyorum. Ama hiç olmazsa bu gerçeği öğrensinler yeter.
|
|
|

|