Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Haziran 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Körfez rengi İzmirlinin ruh hali

Satır Arası / Deniz Sipahi

Biliyorum sembolik bir yaklaşım. Ben hep Körfez ile İzmir arasında sıkı bir bağlantı kurmuşumdur.
Geçmişte şarkılara konu olan İzmir Körfezi ve Kordon'u zaman içinde İzmirlilerin canlarını en fazla sıkan konu olmuştur. Melez'in önünden geçerken burnumuzu tutmadan geçemiyor; İzmir'e dışarıdan gelen misafirlerizin diline düşüyorduk. Güzel İzmir, kokan İzmir olmuştu. Hele sıcak o yaz günlerinde, rüzgar da kesilince o ağır koku kentin en uç noktalarına kadar ulaşıyordu.
Sadece koku mu, görüntü de moralleri bozmaya yetiyordu.
Mavi Körfez, adını tam koyamadığım bir renge bürünüyordu.
Bazen gri, bazen kızıl... Keyifli vapur seyahatleri kabusa dönmüştü adeta; mavi Körfez ise şarkılarda kalan birkaç sözden ibaretti.
Belki tesadüfi, belki değil.
Dedim ya bir sembolik yaklaşım...
* * *

Körfez'in rengi maviden griye dönünce; İzmir'in de ekonomisi, sosyal ve kültürel hayatı bir duraklama dönemine girdi. Ticarette büyük ağırlığı olan kent, inisiyatifi İstanbul'a kaptırmıştı. Bu arada Denizli, Kayseri, Bursa, Konya, Gaziantep gibi şehirler İzmir'in aksine müthiş bir büyüme performansı yakalamışlardı. Yatırımlar azalmış, beyin göçü hızlanmış, büyük şirketlerimiz merkezlerini taşıma kararı almışlardı. Gelişmeleri, yaşananları biliyorsunuz.
Denizin rengi de girişimci ruhumuz da değişmişti.
Ta ki, Büyük Kanal Projesi tamamlanıp, kentin çoğunluğu sisteme bağlanıncaya kadar...
Bir zamanlar burnumuzu tıkayarak geçtiğimiz Melez bölgesi üzerinde insanlar spor yapmaya başlamış, burası bir panayır yerine dönmüştü. Körfez vapurlarında seyahat edenler eski neşelerine kavuşmuştu.
Griden eski mavisine dönüş yapan denizin artık yeni misafirleri de vardı.
Class 1 yani Deniz Formulası bunun ilk habercisiydi; ardından yelken ve yat yarışları geldi. Yeni yat kulüpleri kurulmaya başlanmış, eskilerinin üye sayılarında patlama yaşanmıştı.
Kordon'da hayat da hareketlenmişti; açık hava konserlerinde on binler İzmir'in yeni meydanlarını doldurmaya başlamıştı.
Bir dönem Kordon'da kapanan, uzun süre boş kalan dükkanlar artık bir gün bile boş kalmıyordu.
Kordon'un birahaneleri yine iş çıkışı buluşma noktası haline gelmişti.
Beş yıl öncesinde hayal bile edilmeyen gelişmeler yaşanıyordu; Karşıyaka ve Güzelbahçe belediyeleri plaj yapmışlardı. Yanından geçmek bile istemediğimiz denize çok yakında yüzmek için girecek olmamız hepimizi heyecanlandırıyordu.
* * *

Buna paralel İzmir'in ekonomisinde de olumlu bir gidişat gözleniyordu. Liman trafiği artmış, dış ticaret rakamları kıskandırır olmuş, yerli ve yabancı tüm yatırımların gözü yeniden İzmir'e çevrilmişti.
Denizin temizlenmesi İzmir'i yeniden gözde bir kent haline getirmişti; hepimize moral vermişti.
Bakıyorum herkeste aynı korku...
Son günlerde unuttuğumuz kokuyu yeniden koklamaya, yine tonlarca çöp çıkmaya başlayınca... O eski günler aklımıza geldi.
Dedim ya sembolik...
Körfez ve İzmirli...
Her şey paralel gidiyor.
dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Emeklilik hakkında her şey
Güzelim doğaya kıyıyoruz!
Arayıştaki DSP
Körfez rengi İzmirlinin ruh hali





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet