|
 |
|
|
'Taşıt aracı' denmez
DİL, DÜŞÜNCE - Ali Püsküllüoğlu
"Taşıt araçları ve yan sanayi ihracatı, mayısta ilk kez hazırgiyim ve konfeksiyon ihracatını geçti." ("Mayıs İhracatı 5.8 Milyar Dolar", Milliyet, 2 Haziran)
Eskiden "vesait-i nakliye" diye bir söz vardı. "Araç" sözcüğü bulununca, buna "nakil aracı" denerek sözde Türkçeleştirildi. Daha sonra "taşıt" sözcüğü bulununca da artık, "vesait-i nakliye" de, "nakil aracı" da kullanılmaz oldu.
Bir ara "taşıt aracı" da dendi ama bu tamlamanın Türkçenin mantığına aykırı olduğu çabucak anlaşıldı, ondan vazgeçildi ve "taşıt" sözcüğü tek başına o anlamı edindi.
Ne demek "taşıt"? Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı. "Araç" ne peki?
Birkaç anlamı olan bir sözcük "araç". Bu anlamlardan biri de "taşıt" demektir. O halde "taşıt aracı", "taşıt araçları" denmez. Ya yalnızca "taşıt" ya da yalnızca "araç" demeliyiz.
Bu alıntı tümcede bunun dışında iki pürüz daha var. "Yan sanayi ihracatı" ne demek? Sanayi ihraç edilmez, sanayi ürünü ihraç edilir. "Sanayi" sözcüğünü "sanayii" biçiminde düşünsek bile durum değişmez.
"Hazırgiyim"se "konfeksiyon"un Türkçe karşılığıdır. Onu böyle kullanırsak "örneğin mesela" demiş oluruz.
Peki, bu tümceyi nasıl yazmalıydık? "Taşıt ve taşıt yan sanayii ürünleri ihracatı, mayısta hazırgiyim ihracatını geçti."
Tümceyi daha da Türkçeleştirebiliriz, örneğin "ihracat" yerine "dışsatım" diyebiliriz ama, fincancı katırlarını ürkütmek istemiyorum.
Vergi/ücret
"Bilet fiyatları haricinde 40 euro havaalanı vergisi ücreti de fiyatlara ekleniyor." ("Yunan Adalarına Direkt Uçuş", Milliyet, 1 Haziran)
Ne var bu tümcede, demeyin. "Havaalanı vergisi ücreti" ne demek, onu bir düşünelim. Vergiyi ücret olarak mı veriyoruz ya da alıyoruz? Yolculardan bilet bedeli alınırken, ona havaalanı vergisi de ekleniyormuş.
Bunu böyle anlatmak çok mu zor ki? Şöyle yazılamaz mıydı? "Bilet bedeline 40 euro havaalanı vergisi de ekleniyor".
Birkaç da yazım yanlışı
"Hazine, Maliye ve Tarım Bakanlığı mazot kararnamesinde yeralacak koşulları belirlerken .....", "DİE'nin hesaplama yönteminde yaptığı değişikliği gözardı edenlerin ....." ("Başbakan'dan IMF'ye Mazot Desteği Sürprizi", Milliyet, 1 Haziran)
"Yer almak", "göz ardı etmek" birer deyimdir. Deyimlerinse her sözcüğü her zaman ayrı yazılır. Onun için "yeralacak" ve "gözardı" bileşik değil, "yer alacak", "göz ardı" biçiminde ayrı yazılmalıydı.
Milliyet'in 1 Haziran sayısında hem "mahkum", hem "mahkûm", hem "sözkonusu" hem "söz konusu" vb. var. Bunları yalnızca yazım yanlışı değil tutarsızlık da saymamız gerekiyor.
|
|
|

|