
|
|
|
 |
|
|
Film gerçek oldu
Fatih'teki Akşemsettin İlkokulu'nun öğrencilerinin hayatı, öğretmen Sevgi Özay'ın çabalarıyla değişti. Tıpkı "Koro" filmindeki gibi sorunlu öğrencilere müzik aracılığıyla ulaşan Özay artık onlara okulu sevdirmiş durumda
ŞÜKRAN ÖZÇAKMAK
ozcakmak@milliyet.com.tr
Depo olarak kullanılan konferans salonunun kırık dökük kırmızı koltukları ve üst üste sıraları arasında biri keman, diğerleri org, bango, bendir, darbuka çalıyor. 11'indeki Cenk Küçükoğlu, ayaklarının arasına sıkıştırdığı bangosuyla girişini yaparken, diğerleri coşuyor.
Onlar birkaç ay öncesine kadar okula gitmeyen, dersleri asan, hatta öğretmenlerin karakoldan alıp sınıfa getirdiği, Fatih'teki Akşemsettin İlköğretim Okulu'nun öğrencileri. Öyküleri ise vizyondaki Fransız yapımı "Koro" filmindeki gibi.
Öğretmenlerin çoğunluğunun kaçmak istediği ve raporlarla uzak durduğu bu okulun ve öğrencilerin kaderini, tıpkı "Koro"daki gibi bir öğretmen değiştirdi. Üstelik öğrencileriyle orkestra kuran bu öğretmenin branşı müzik değil, Türkçe. Şimdi bu çocuklar, ünlü birer müzisyen olmaya aday. Ders notlarını da düzeltmişler.
"Kurtlar Vadisi'ne özeniyorlardı"
Onların bir de idolleri var. Türk sinemasının efsane sanatçısı Türkan Şoray da bu okuldan mezun olmuş. Okul kütüğündeki pekiyi ile dolu kaydı, gurur kaynakları.
Üstelik bu okul, Atatürk'ün emaneti. Cumhuriyetin 10'uncu yılı nedeniyle Atatürk'ün emriyle yaptırılan 10 okuldan biri. Bu nedenle ilk TBMM binasının kopyası şeklinde inşa edilmiş.
Öykü, Türkçe öğretmeni Sevgi Özay'la başladı. Sevgi Özay beş yıl önce bu okula tayin edildiğinde, çaresizliği en derinden hisseden öğretmenlerdendi. Öğrencilerin başarı düzeyi düşüktü ve isteksizlerdi. Aileleri de dahil herkes neredeyse onlardan vazgeçmişti. Öğrencilerin büyük çoğunluğu sorunluydu. Başarılı olanlar da arada eriyip gidiyordu. Önce okulu sevdirmesi gerektiğine inandı Özay. Bu nedenle de işe en iyi bildiği konuyla, şiir dinletileriyle başladı. İlk etapta 22 öğrenciye ulaştı. Çocuklardaki değişimi görünce umutlanarak kendi bilgi düzeyinin de ötesine gitmeye karar verdi.
Okul sanki doğuştan müzik yeteneği olan çocuklarla doluydu ancak bu okula hiç müzik öğretmeni tayin edilmemişti. Öğrencilerin ailesinde müzisyen vardı, bunların çoğu Kumkapı'da çalıyordu.
Özay okul yıllarından kalma nota bilgisiyle bu işe el attı. Çalışmalara, artık depo olarak kullanılan konferans salonunda başladılar. Solistler perdesiz sahneye çıkıyor, çalgıcılar kırık koltuklara oturuyordu.
Öğrenciler, Özay'ın çabalarını boşa çıkarmamak için yarıştılar adeta. Onlardaki değişim diğer öğretmenleri de etkiledi. Yeni atanan müdür Ali Doğan Güneş ve çoğunluğu kadın olan diğer öğretmenler de destek verdi. Hatta okuldan mezun problemli öğrenciler de destek oldu. Oysa birkaç ay öncesine kadar hepsi "Kurtlar Vadisi" karakterlerine özeniyordu.
Sevgi Özay geçen yıl okul müsameresini, şiir dinletisi ve kendi yazdığı, öğrencilerinin oynadığı "İstanbul Apartmanı" isimli oyunla yaptı. Bu yıl son iki ayda Ritim Grubu adını verdikleri orkestrayla çalışmalara başladılar. Gösterilerini de 24 Mayıs'ta Fatih Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'nde yaptılar.
"Koro" filminin öyküsü
2005'te birçok önemli ödüle aday olan Fransız yapımı "Koro" filminin öyküsü şöyle: 1949 yılında, o sıralar işsiz olan müzik öğretmeni Clement Mathieu, problemli çocukların devam ettiği bir okula gözetmen olarak alınır. Baskıcı bir tutum sergileyen okul müdürü Rachin çocukları hizaya getirmekte zorluk çekmektedir. Çocuklara müziğin gizemli dünyasının kapılarını açan Mathieu, onların hayatlarını sonsuza dek değiştirecektir.
"Geleceğin sabıkalısı değil müzisyeni olsunlar"
Müdür Ali Doğan Güneş, çocukların öğretimden çok rehabilitasyona ve eğitime ihtiyaçları olduğunu belirterek şöyle konuşuyor: "Bu çocukların müzik, resim yetenekleri var. Genlerinden gelen bir yeteneğe, kulağa sahipler. Yeteneklerini değerlendirebildiğim öğrenciler, şimdi derslerini daha iyi algılıyor. Geçmişte çoğunluğu mezun olmadan okuldan ayrılmış. Onları sosyal aktiviteyle eğitebilirsek geleceğin sabıkalısı değil, müzisyeni olurlar. Konferans salonumuz harabe halinde. Onarım için hayırseverlerin; müzik, spor, resim gibi konularda da eğitim verecek gönüllülerin desteğine ihtiyacımız var."
|
|
|

|
|