Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 07 Haziran 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Demirel: Mırıldanmayla olmaz


Geçen pazar günü, CNN TÜRK'te, Ankara Kulisi programında konuğumuz olan 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in "Eşi türbanlı cumhurbaşkanı olur mu?" tartışmalarına ilişkin sözleri geniş yankı uyandırdı.

"Mesnediniz yok"
Konuya biraz daha açıklık getirebilmek amacıyla dün Demirel'le bir kez daha konuştum. Demirel, "Benim demek istediğim şu" diyerek söze başladı:
"Başbakan'ın hanımının başı sarılı değil mi? Başbakanın, cumhurbaşkanının hanımının başının sarılı olması Türkiye Cumhuriyeti rejimine aykırıdır, sarılı olmaz diyebiliyor musunuz? Diyemiyorsunuz, çünkü, mesnediniz yok. Var da, o daha çok yorum. Hukuk değil. Kanun değil. Yorumla itiraz ediyorsunuz. Bu aynı şey değil."

Kıyafet'e ek madde
Demirel, demokrasi içinde sorunların halkı ikna yoluyla ve hukuki biçimde çözülmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Anadolu'ya bakarsanız, orada hanımların yüzde 60'ının başı sarılıdır. Aynı şekilde değildir, farklı şekillerde sarılıdır. Anadolu'da halk türban, yazma, açma arasında fark görmez. Halkın mutlu edilmesi gerekir. Görev budur. Halk biz bu ülkenin sahibi miyiz, değil miyiz durumuna düşmemelidir. Onun için halkın rızasını almak gerekir. Yoksa yaptığımız, bir grubun dayatması olur. Azınlığın tahakkümü olur. Bu da demokrasi değildir, demokratik hukuk devleti değildir. Cumhurbaşkanının, başbakanın hanımının başı sarılı olmamalıdır diye itiraz edenler açısından demokrasi ve hukuk açısından yapabilecekleri nedir, denildiğinde cevabı şudur: Anayasa'nın 174. maddesinde korunan Devrim Kanunları arasında Kıyafet Kanunu da var. Oraya bir madde koyarsınız, dersiniz ki, 'Resmi görev yapacakların, yani cumhurbaşkanının, Meclis başkanının, başbakanın, bakanların, valilerin ve eşlerinin kıyafeti şöyle şöyle olur veya böyle böyle olamaz' dersiniz. Çocuklarına karışamazsınız ama kendisine ve eşine dair kural koyabilirsiniz. O zaman bir hukuki, kanuni mesnediniz olur. Bir kural koymuş olursunuz. Demokrasi kurallar rejimidir. Kuralınız yoksa itiraz da edemezsiniz. Bir mani öne süremezsiniz."

"Mırıldanmayla olmaz"
Demirel, "Çankaya'da başı sarılı hanım olmaz" diyenlerin itirazlarını değerlendirirken de şöyle konuştu:
"Bir kere, neden olmaz'ı halka anlatacaksınız. Demokratik yoldan ikna edeceksiniz. Gerekçelerinizi sayacaksınız. İşte Cumhuriyet ilkeleri gereğidir veya çağdaş yaşamın gereği şudur gibi çıkıp halka anlatacaksınız. Kanuna ilave yapacaksanız, bunu halkın rızasıyla, ona anlatarak yapacaksınız. Bunlara itiraz edenler için söylüyorum. Ama şimdi yapılan bu değil. Yapılan daha çok bir mırıldanma, söylenme hali. Mırıldanmayla, söylenmeyle olmaz. Bunu istemiyorsanız demokratik yoldan mücadelesini vereceksiniz ve hukukunu yapacaksınız."

"Yüzde 70 destek çıkar"
Demirel'e, Başbakan Erdoğan'ın tam aksini savunduğunu, hatta gerekirse türban konusunu referanduma götürebileceğine ilişkin mesajlar verdiğini anımsattığımda ise şu yorumu yaptı:
"Referandum başka bir yol. Referanduma götürürseniz Anadolu'da türban, baş örtmeye yüzde 70 belki daha fazla destek çıkar. Çıkıp Anadolu'da anlatacaksınız, çağdaş ülkeleri örnek göstereceksiniz, bir mücadeleye gireceksiniz. Ama ben Anadolu'yu iyi bilirim. 12 yıl başbakanlık, 7 yıl cumhurbaşkanlığı yaptım. Bu nedenle kendimi Türkiye'nin geneli hakkında konuşmaya uygun konumda hissediyorum. Kişisel görüş açıklama manasından çok, o genel bakış içinde söylüyorum. Çankaya'da başı sarılı hanım olmaz'ın nedenlerini anlatmanız, ikna etmeniz gerekir."

"Onların tasası değil"
Demirel, "AKP böyle yasa çıkarır mı? sorusuna şu yanıtı verdi:
"O onların tasası değil. Bu, Çankaya'da başı sarılı hanım olmaz diyenlerin tasası olacak. Onlar demokratik yoldan bunu yapmaya çalışacaklar. Benim söylediğim, demokrasi ve hukuk içinde bunun yolu. Demokrasi içinde anarşi istemiyorsanız, halkın ikna edilmesi, rızası esas olacak."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Fransa'nın Türkiye takıntısı
GENEL kanaat odur ki, "Avrupa Birleşik Devlet...
Melih AŞIK
Bu iş olamaz...
Almanya'nın Düsseldorf kentinde bir Müslüman ...
Fikret BİLA
Demirel: Mırıldanmayla olmaz
Geçen pazar günü, CNN TÜRK'te, Ankara Kulisi ...
Hasan CEMAL
Kendini aldatmak!
Fransa ve Hollanda'daki hayır referandumların...
Güneri CIVAOĞLU
AB omleti
En yalın gerçek şu:
Can DÜNDAR
Anneanne, babaanne ve ayrımcılık üzerine
Handan Halam geçenlerde bende olmayan bir fot...
Abbas GÜÇLÜ
Yunanistan maçı, Yanal ve Erdoğan
Öyle maç hastası olanlardan değilim. Kırk yıl...
Hurşit GÜNEŞ
Blair istedi, Bush reddetti
Erdoğan'dan önce ABD'yi İngiltere Başbakanı B...
Sami KOHEN
Sağırlar diyaloğu olmasın...
Yarın Washington'da gerçekleşecek olan Bush -...
Mehmet Y. YILMAZ
İçimizde bazılarının "özür" borcu var!
"En iyi yargıç zamandır" sözüne inanırım. Mil...
Derya SAZAK
ABD ile yeni sayfa
Ne AB Anayasası'nın Fransa ve Hollanda tarafı...
Güngör URAS
Tekstilciler sektör değiştiriyor
Son günlerde tekstil ve giyim sanayii ile ilg...
Serpil YILMAZ
Erdoğan hemşeri desteği arıyor
Rakamların notası olsa, istatistikler ağıt et...
M. Ali BİRAND
"Ya bizimle olun veya karşı çıkın"
Beyaz Saray, Milli Güvenlik Konseyi ve Dışişl...

© 2005 Milliyet