Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 14 Haziran 2005 / Salı  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

ABD, PKK'ya karşı harekete geçiyor mu?


Geçen hafta Washington'daki temaslar sırasında Türk tarafı, Kuzey Irak Kandil dağındaki PKK mevcudiyetini ön plana çıkartmıştı. Defalarca veriler sözlere rağmen Irak'taki Amerikan kuvvetleri, PKK'nın bölgeden çıkarılması konusunda hiç niyetli görülmüyordu.
Irak'taki askeri planlamada CENTCOM (Merkezi Komutanlık) söz sahibi. Washington'dayken, Pentagon yetkilileriyle bu konuyu uzun uzun konuştum.
"Neden verdiğiniz sözü tutmuyorsunuz" sorusuna şu yanıtları aldım:
- Kandil dağındaki PKK mevcudiyetini dağıtmak için bir askeri harekat düzenlemek şu sıralarda çok güç. Irak'ın çeşitli bölgelerinde direnişçilere karşı zor bir mücadele veriliyor. Zaten zorluklarla karşı karşıyayız. PKK için Kandil'e kuvvet ayırırsak, bu defa diğer cephelerde zaafa uğrarız.
- Kandil dağını bombalamak ve büyük bir ateş gücü kullanmak Kuzey Irak'ta istikrarsızlık yaratacaktır. Ayrıca Kuzey Irak Kürtleri bu aşamada ortaya bir de PKK sorunu çıkmasını istemiyorlar.
- Amerikalı komutanlar (özellikle CENTCOM'dan söz ediliyor) hala Türkiye ile ilişkilerdeki rahatsızlıkları (tezkereden başlayarak) üstlerinden tamamen atmış değiller. Her ne kadar Genelkurmay-Pentagon ilişkileri rayına oturuyormuş gibi görünse dahi, CENTCOM'un havası hala tatsız. Bu durum da, PKK'ya karşı bir harekat konusunda isteksizliği arttırıyor.

ORG. BAŞBUĞ'UN YAKLAŞIMI GENEL BAKIŞI ETKİLEDİ Mİ?
Türk Genelkurmay Başkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı iki yıldır bu hareketsizliği değiştirmeye çabalıyorlardı. Ancak son aylarda ortaya çıkan gerekçeler daha ciddileşti. Bir yandan PKK faaliyetleri tekrar arttı, ölüm olayları çoğaldı.. Öte yandan da, ABD'nin hareketsizliği ülkedeki ABD karşıtlığını besler oldu.
İşte bu çerçevede, Genelkurmay 2 inci Başkanı Org. Başbuğ'un, birkaç ay içinde ABD Genelkurmay Başkanlığına gelecek olan Org. Pace ile herkesin önünde yaptığı konuşma dikkat çekiciydi.
Başbuğ, Amerikalıların Kuzey Irak'ta PKK'ya karşı büyük bir askeri harekata girme konusundaki çekimserliklerini askeri açıdan anlayabildiğini, kısa bir süre daha beklenebileceğini söyledikten sonra "ancak bu arada atılabilecek pratik adımlar olduğuna" dikkat çekip, bunları da sıraladı. Lider kadroların harekat yeteneğinin kaldırılması, PKK'lıların serbestçe dolaşımının engellenmesi ve haberleşme olanaklarının kısıtlanması gibi bir dizi önleme dikkat çekti.
Başbuğ çok haklıydı. Daha da önemlisi, bu yaklaşım hem mantıklı, hem de pragmatikti.
Aradan birkaç gün geçmeden, CENTCOM Kuzey Irak'ta PKK liderleri hakkında Türkiye'nin verdiği listeyi "görüldüklerinde tutuklanma" emrini, tüm birliklerine yolladı.
Bu adımı nasıl yorumlamamız gerekiyor?
Herşeyin başında, Pentagon'un TSK'yı bir oranda tatmin etmek isteği görülüyor. Bunu bir ilk adım olarak niteleyebiliriz. Org. Başbuğ'un ortaya koyduğu mantığın bir mekanizmayı harekete geçirdiği söylenebilir.
Peki, sonrası gelecek mi?
Yani, bu tutuklama emri kağıt üzerinde mi kalacak, yoksa gerçekten ciddiye mi alınacak?
Biliyorsunuz, Hırvatistan'da da bu tip listeler açıklandı, hatta hangi "savaş suçlusunun" nerede yaşadığı bilinmesine rağmen, NATO kuvvetleri üzerine gitmediler.
Amerikalılar, PKK liderlerini görmezden mi gelecekler, yoksa gerçekten harekete geçecekler mi?
Amerikalı askerlerin Kandil dağına baskın yapıp, aranan PKK liderlerini aramaya kadar gitmeleri veya istihbarat bilgileriyle, içlerinden bazılarını yakalamaları ve Türkiye'ye teslim etmeleri çok şey değiştirir. PKK'ya ciddi bir sinyal verilmiş olur. Türk-Amerikan ilişkileri üstündeki PKK gölgesi bir oranda azaltır. Ankara'nın sabır gösterme süresini uzatır.
Aksi halde, Amerika'nın Kürt sorununu elinde bir kart gibi tutmak istediği izlenimi artacaktır.
Clinton döneminde Öcalan'ın Türkiye'ye teslim edilmesi, bu tip kuşkuları dağıtmıştı. Bush, döneminde bir tutum değişimine gidilip gidilmediğinin en önemli test'ini bundan böyle yaşayacağız.
Bu arada Ankara'nın da, bu sorunu Amerika ile tartışırken Kuzey Irak Kürt liderlerini ihmal etmemesi gerekir. Amerikalılar belki duruma hakimler, ancak Talabani-Barzani ikilisi de, özellikle PKK konusunda sözü dinlenen lider konumundalar.
Washington'un attığı son adımı çok abartmayalım ancak önemli bir başlangıç olabileceğini de gözden kaçırmayalım...

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Nasıl bir cumhurbaşkanı?
CUMHURBAŞKANI tartışması durup dururken neden...
Melih AŞIK
Bulamama başarısı
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, geçenlerd...
Fikret BİLA
Ağar: Hükümet 2007'yi görmez
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile CHP lideri ...
Hasan CEMAL
Gerilim, tansiyon kime yarar?
Bir gürültüdür kopuyor. Kim Amerikancı, kim d...
Güneri CIVAOĞLU
Bozuk CD
Yuvarlak yemek masası etrafında oturanlardan ...
Can DÜNDAR
İsveç'le ortak anılar
İsveç veliaht Prensesi Victoria, Ankara'daki ...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrenci tatili resmen başladı
Öğrencilerin dört gözle bekledikleri yaz tati...
Hurşit GÜNEŞ
TAV kazık mı yedi?
Önceki hafta son derece ilginç bir kiralama i...
Sami KOHEN
AB mi, ABD mi?
Yukarıdaki soruyu gene bir soru ile yanıtlaya...
Mehmet Y. YILMAZ
Tanrım, beni yanlış anlaşılmaktan koru..
Böyle bir şarkı vardı. Zaman zaman radyolarda...
Derya SAZAK
Baykal'ın hesabı
CHP lideri Deniz Baykal, 2007 baharında görev...
Güngör URAS
Rusya ile 'sinek sorunu'
Akdeniz sineği denilen (Latince adı "Ceratiti...
Serpil YILMAZ
En büyük tehlike 'sessizlik' olurdu
Gazetemize ziyarete gelen, 2 bin 300 üyeli Av...
M. Ali BİRAND
ABD, PKK'ya karşı harekete geçiyor mu?
Geçen hafta Washington'daki temaslar sırasın...

© 2005 Milliyet