Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 15 Haziran 2005 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten


Satır Arası / Deniz Sipahi

Ben böyle düşünüyorum. "Hiçbir şey ölmez."
Hiçbir şey kaybolmaz, hiçbir şey silinmez.
Yıllar, yüz yıllar geçse de bu gerçek değişmez.
Nasıl gece ile gündüz ahenk içindeyse; yaşam ve ölüm de ahenk içindedir.
Ama unutmayın ki.
Ölümü görebiliyorsan, ölüm seni göremez.
Çünkü ölümü görebildiğin an, onu aşmışsındır. O zaman kim olursa olsun ölüm yoktur.
Belki beden bu evrenden ayrılabilir, uzaklaşabilir, görünmez olabilir.
Ama yapılanlar, bırakılanlar unutulmaya izin vermez.
Hep hatırlanır, hep anlatılır, hep konuşulur.
İlla da gökdelenler, koca koca binalar, kilometrelerce yollar yapmak gerekmez.
Kalıcı olmak başka bir şeydir.
Bazen güzel bir söz, bir gülücük.
Bir dokunuş, bir tutuş.
Bazen moralsiz ruhumuza yeniden enerji verebilmek.
Unutmamak, hatırlamak, vefa göstermek.
Bazen birkaç satır yazı, bir şiir, bir heykel, bir resim...
İnsanoğlunun nice fertleri böyle ünlenmiştir, böyle anılmaktadır.
* * *

Hiçbir şey ölmez.
Bu böyledir.
Eğer varoluş, tek bir organizmaysa, biz de onun bir atomu, bir hücresi, bir parçasıyız.
Hayat sürüyor, biten ya da başlayan bir şey yok.
Ölümde bile bu böyle.
Hepimiz sürekli bir oluş halinde yaşıyoruz.
Yaptığımız her şeyi sonsuzluğa atıyoruz.
Her birimiz koleksiyonculuz aslında.
Biriktiriyoruz, biriktiriyoruz, biriktiriyoruz...
Bizden öncekiler, bizler, bizden sonrakiler...
* * *

Bu dünyadan bir Ahmet Piriştina geldi, geçti.
Bizler onu çok sevdik.
Kimseyle paylaşamadığımız kentimizin başkanı olarak değil, adam gibi adam olduğu için...
İyi bir aile babası olduğu için...
Farklı olduğu için...
Büyük düşünebildiği için...
Birçok insanın sırdaşı olduğu için...
"İzmir için ölürüm..." dediği için...
* * *

Bu dünyadan bir Ahmet Piriştina geldi, geçti.
Günahlarıyla, sevaplarıyla...
Zamansız ve çok genç yaşta aramızdan ayrıldı.
Sessiz ve aniden...
Dedim ya...
Hiçbir şey ölmez...
Ahmet Piriştina da ölmez.
Çünkü biliyoruz her an yanımızda...
Kordon'da, Konak'ta, Karşıyaka'da, Güzelyalı'da, Bornova'da...
Bu ülkeye, bu kente birer tuğla koyan herkes gibi O da unutulmaz.
* * *

Hayatın sırrı kimseye verilmedi. Ama nerede olduğu işaret edildi.
Hayatın sırlarını gizleyen kapılar insan aklının önünde bir bir açıldı.
İçimizdeki bizi keşfedince yaşamla ölümün birer kardeş olduğunu öğrendik.
Hiçbir şey ölmez...
Hiçbir şey kaybolmaz, hiçbir şey silinmez.


dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Emeklilik hakkında her şey
Mezuniyet ve sınavlar...
Viyadük altları yeşillendirilsin






Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet