|
Politikacı 'cennetmekân' olabilir mi?
Ölümden sonraki "ahret"e ait "uhrevi" konuları da; şöyle kepçeyle bir güzel karıştırmak değilse bile; küçük bir çay kaşığıyla azıcık kurcalamak geçiyor bazen içimden...
Örneğin şah, padişah, sultan, imparator, kral, prens, sadrazam, vezir, diktatör, başbakan, bakan, parti lideri; yani efendim çok genel anlamda "politikacı"; kendi inancının kurallarına göre dahi olsa, "cenneti hak etmiş bir kul" mertebesine gelebilir mi?
***
Gerçi kimin cennetmekân, kimin cehennemmekân olduğunu sadece Tanrı bilir ama; her inancın "cennetin" nasıl hak edileceğini gösteren kuralları olduğuna göre; politikacı, yeğlediği uğraş gereği, ne kadar uyabilir ki bu kurallara?
***
Kendini övüp durmak; Tanrı'nın kulları üstünde saltanatlı bir hayat sürmek; kendi çıkarına uygun yalanlar söylemek; yerli yersiz kızdıklarını suçlamak; boş vaatlerle onu bunu aldatıp, haksızlıklar etmek; işine gelmeyen gerçekleri gizlemek; birtakım sinsi hesaplarla uğraşmak; cennetmekân olmak için, gerekli kurallara titizce uyulduğu görüntüleri verilse bile; "Tanrı katında makbul bir kul" olmakla, ne kadar bağdaşabilir ki?
***
Kayı aşiretinin beyi Ertuğrul Bey, öldükten sonra; aşiret beyliğini ele geçirmek isteyen kardeşi Dündar Bey ile oğlu Osman Bey arasındaki çatışmada; Osman Bey'in, 90 yaşlarında olduğu söylenen amcası Dündar Bey'i eliyle öldürdüğü düşünülürse...
Osmanlı devletinin kurucusu Osman Bey, ne kadar makbul bir kul sayılabilir Tanrı katında?
İlahiyatçı uzman dostlar ne derler bilmem ama; İslam dinine göre miras kavgası sonucu amcasını öldürmek, "sevap" mıdır, "günah" mı?
***
Osman Bey'in torunu I. Murat da; kardeşleri şehzade Halil ile şehzade İbrahim'i ve öz oğlu Savcı Bey'i öldürmüştü.
Politikacılar, saltanatlı bir hayat sürme uğrunda -resmi tarihçiler buna "devleti kurtarma uğrunda" diyorlar- amcalarını, babalarını, kardeşlerini, oğullarını, torunlarını öldürürlerse; İslam dinine göre "sevap" mı işlemiş olurlar, "günah" mı?
***
Teoloji açısından, "Fıkıh" denilen İslam hukukuna da, bir berraklık getirmek gerek...
Eski medrese tartışmalarının bir dökümünü gündeme taşımak, yararlı olabilir bazen...
Medreseler ve İslam hukuku, politikanın ne kadar etkisi altında kalmış; ne kadar kalmamıştı?
Ola ki o zaman, günümüzde de sürüp giden türban tartışmalarıyla, "hainlik" suçlamalarına; daha rahat tutulur psiko-sosyolojik projektörler...
***
"Kadın hakları"nı savunan örgütlerimiz, arada sırada Osmanlı sarayının acı çekmiş zavallı kadın sultanlarıyla da ilgilenseler...
Örneğin Bursa'da eski Kükürtlü Kaplıcası'nın yanında unutulmuş olan Hatice Sultan türbesine de bir buket çiçek koysalar bazen...
***
Güzelliği dillere destan olan Hatice Sultan...
II. Murat'a şehzade Ahmet'i doğurmuş olan Hatice Sultan...
II. Murat'ın yerine 19 yaşında tahta çıkan Fatih II. Mehmet; tahta çıktığı gün, Hatice Sultan'ın henüz memedeki küçük oğlunu da boğdurtmuş ve Hatice Sultan, bir anlamda kocası II. Murat'la, oğlu minicik Ahmet'in cenazelerini birlikte yolcu etmişti Bursa'ya...
***
Politika, politikadır; egemenlik de egemenliktir ama; ne İslami inanç, ne de tarih; politikayla egemenlik övgülerinin pusulasına göre yorumlanmalı...
Ancak o zaman, din de politikaya alet edilmiş olmaz; objektif tarih bilimi de...
Türkiye'nin böyle bir düzeye gelip gelmediğine karar verebilecek kadrolarımız ne kadardır, bilemiyorum...
***
Politikacı "cennetmekân" olabilir mi?
Hatice Sultan'ın hayatı, film yapılabilir mi?
Politikacı cinayeti, kimlere göre "günah" sayılmaz, kimlere göre sayılır?
Oldum bittim politika polemiklerinde, gündemden düşmeyen "hainlik" suçlamalarında; şöyle çok uzaktan da olsa, baltalı, urganlı, sehpalı tarihsel kanlı esintiler de var mıdır, yok mudur?
***
Camiye, okula, kışlaya politikayı sokmayalım...
Sokmayalım arkadaşlar...
***
Eksisiyle artısıyla, objektif ve bilimsel tarihi, "resmi tarih"ten ayıklayalım...
Ayıklayalım arkadaşlar...
***
Düşünce ve sanat özgürlüğünü; "halkın hassasiyeti" gibi çok soyut ve sübjektif bir çerçevenin içine itmeyelim...
İtmeyelim arkadaşlar...
***
Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş uygarlık düzeyine doğru rap rap rap...
Rap rap rap arkadaşlar...
***
2 yıl sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimleri için politik kızışmalarla tartışmalar, neden şimdiden başladı?
Vatan ve iman aşkıyla tutuşanlar çok olduğu için arkadaşlar...
***
Tanrı yardımcımız olsun...
Tanrı itfaiyeci değildir arkadaşlar; tutuşan tutuşur, yanan yanar arkadaşlar...
c.altan@prizma.net.tr
|
|