
|
|
|
 |
|
|
Bir erkek aldatıldığında ne yapar?
Hıncal Uluç "Bir kadının aldatıp aldatmadığını bilemezsiniz" diyor... Neden bir kadın aldatıldığını kolayca fark ederken erkekler farkına bile varmazlar?
Canlı Canlı" bir magazin programımız var ya şimdi Kanal D'de... Ben de "Aldatıldığınızı nereden anlarsınız?" başlıklı dosya konularına konuktum.
Programı seyrederken Hıncal Uluç'un söylediklerine takıldım; "Bir kadının aldatıp aldatmadığını bilemezsiniz" diyordu.
Gerçekten bilinmez mi?
Bence bilinir!
Ama...
Erkekler aldattıklarında onları nelerin ele verdiğini, bu artık klişeleşmiş yakalama noktalarını herkes biliyor. Ama bir kadının aldatıp aldatmadığını ancak kadınlar biliyor.
Yani Hıncal Uluç cinsiyet icabı haklı.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Erkekler "erkek adam aldatır" tarzı uyduruk sloganlara sarıladursun, sanki kadın milleti uzaylı ya, onlar da çoktan "larç" vaziyete geçmemiş gibi, ilişkiler zaten almış başını giderken öyle oturup "Ahhh! Kocacım kocacım, sevgilicim cicim beni aldattıııı!" diye ağıt yakıyor sanılıyor ya; ne kadar iki yüzlü! Ya da iyi niyetli mi?
Tanıdığım biri kocasına karşı hissettiği cinsel çekim azaldığı için arada kendine yeni sevgililer buluyor. Bir başkası küçük bir semtte bir arkadaşımın kiracısı... Beş çocuğu ve deli bir kocası var ve o kocadan korkmadan yıllardır biriyle beraber. Ondan bir çocuğu olmasını istiyor. Yine bir başkası, yan komşusunun kocasıyla beraber. Onun kocası da diğeriyle...
Örnek çok... Peki kocalar farkında mı? Asla!
Erkekler birlikte oldukları kadının kendilerini aldatıp aldatmadığını biraz da "savunma amaçlı" görmek istemezler. Zira vermeleri gereken tepkiden korkarlar gizli gizli. Bu tepkinin, kocası tarafından aldatılan bir kadına oranla çok daha şiddetli olmak zorunda olduğu tarzı bir bilgi çoktan kendilerinde toplumsal olarak kodlanmıştır da ondan. Ama yine birçok örnekten biliyorum ki, aslında kapalı kapılar ardında kadınlardan farklı tepkiler vermiyorlar...
Önce görmek istemiyorlar. Sonra tıpkı aldatılan kadınların duymak istediği türden "Hataydı, seni seviyorum, bir anlıktı" türü bir açıklamayı bekliyorlar kadınlardan. Böyle devam ediyor... Süreç aynı süreç yani.
Aldatılan kişi kadın ya da erkek olsun, "ortaya çıkmadığı sürece" yaşanan, hissedilen her şey eşit. Fakat ortaya çıkınca verilmesi gerektiği düşünülen tepki de, aslında kadınların aldatması konusundaki istatistiki bilgilerin düşük olmasının sebebi değil mi?
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Sanırım aldatma konusundaki en sıkıcı şey, duygusal tarafı bir yana, hayatınızı geçirdiğiniz insanın sağlık konusunda risk taşıyıp taşımamasıyla ilgili yaşayacağınız gerginliktir. Yani kendi sağlığınız konusunda habire endişelenerek geçecek bir hayat ister misiniz? Herhangi bir ameliyat öncesi yapılan rutin kan testlerinden birinde sürprizle karşılaşmak pek de hoş olmaz herhalde...
İyi oyunlar herkese...
Öptüm sizi
Ece Gürsel nişanlısının kendisini sevip sevmediğini test etmek için bir yol bulmuş. Onunla basının olacağı yerlerde görünmeyecekmiş. Hakan Tankut acaba onu seviyor muymuş yoksa reklam için mi berabermiş o zaman anlayacakmış. Ay, çok merak ettim vallahi, acaba testin sonucu ne çıkacak? Peki, Ece Gürsel Hakan Tankut'la neden beraber? İç bayıcı meseleler... Bu kız "reklamın iyisi kötüsü olmaz"ın son örneği! Ali Atıf Bir öpsün onu!
Erkek köşesi!
Kadınlar neden aldatır, neden aldatmaz?
Bir kadın sizi onunla yeterince ilgilenmediğiniz için, arkadaşının sevgilisine özendiği için, farklı bir hayatın fantezisini yaşamak için, ondan uzakta olduğunuz için aldatabilir. Tabii bunlara bir erkeğin aldatma sebeplerini de ilave edin. Bunlar kadınlar için de geçerli. Ama kadın birlikte olduğu erkeğe karşı annelik duygularına benzer duygular da beslemeye başlarsa, işte o zaman o erkeği asla aldatamaz!
Haftanın "taklidi"!
Deniz Akkaya kendini aştı! Val Kilmer curcunasından sonra sırada Brad Pitt var! Brad Pitt'le röportaja giderken dudaklarını şişirtip ona özel "Angelina Jolie dudak" yapacakmış bir de kendine... "Adam gerçeği varken taklidini ne halt etsin" diyor insan, ama akılda kalmaksa amaç bravo! Düşünsenize, biri sizinle sevgilinizin tipine bürünmüş vaziyette röportaj yapmaya geliyor... Tam haber konusu! Söylentisi bile haber olduktan sonra... Ama "figüran" ya da "taklit" pozisyonlarda dolanmak da pek hoş değil hani... İnsanın milliyetçilik duyguları kabarıyor. Tabii onu "haftanın en iyi taklidi" seçmek de şart oluyor. Üşenmeyen oylasın...
ÇEKİNMEYİN, SORUN! DAHA İYİSİNİ BİLENİNİZ VARSA DA ANLATSIN!
"Ona beni hak etmediğini anlatmak istiyorum!"
Erkek arkadaşım kaba, hesap vermekten nefret eden ama her ince ayrıntının hesabını soran, işime saygı duymayan birisi. Kendi isteği doğrultusunda hareket eden, benim isteklerime değer vermeyen, ayrılmak istediğimde ise melek olan bir adam. Gece uyuduğumda soluğu barda aldığı söyleniyorama o hep inkar ediyor. Ona beni hak etmediğini anlatmak ve ilişkinin tersine dönmesini sağlamak istiyorum ama yapamıyorum.
Ya ben çok hırs yaptım, ayrılamıyorum ya da salağım. Akıl verirseniz çok sevinirim.
Seda S.
* * *
Ama sizi hak ediyor ki hâlâ onunla berabersiniz... Yani bu ilişkiyi bu biçimde sürdürdüğünüz sürece asla onun gözünde istediğiniz değere sahip olmazsınız. İki şeyi düşünün derim; birincisi böyle bir ilişki istiyor musunuz? İkincisi; uğraşmaya değer mi? "Değer" derseniz, o zaman rest çekin ve bütün şartlarınızı kabul edene kadar onu tekrar kabul etmeyin. Ama "Böyle davranırsan bir daha asla affetmem!" demeyi unutmayın. Değişir mi? Hayır...
|
|
|

|
|