Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 16 Haziran 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Derdin ne? Kavga mı, çözüm mü?


Türban, başörtüsü... Din eğitimi... Kuran kursları... İmam Hatip okulları... Güneydoğu, Kürt sorunu...
Tümü kimliğimizle ilgili.
Kimlik sorunları...
Çok uzun yıllardır tam anlamıyla çözemedik bu sorunlarımızı. Hep eksik kalan bir şeyler oldu. Bu yüzden, toplumsal barış ve huzur zaman zaman bozuldu. Siyaset gerilip çalkantılı sulara girdi. Hatta demokrasinin kesintiye uğradığı dönemler yaşadık.
Bugün de devam ediyor sıkıntılar.
Ama artık hiç olmazsa bir şeyi öğrenmiş olmalıyız. Bağıra çağıra, zartla zurtla bu sorunlar çözülemiyor. Zorla, bastırmayla, yasakçı yöntemlerle huzur ve barış yakalanamıyor.
12 Eylül'ü düşünün.
Demokrasi ve insan haklarının üzerine kâbus gibi çökmüştü askeri yönetim. Özgürlük alanlarının daraltılmadığı yer kalmadı. Siyaset yasaklarla donatıldı. Üniversite düzeni YÖK cenderesine alındı.
Sonuç ne oldu?
Türban bir siyasal simge, bir bayrak gibi dalgalanmaya başladıysa, 12 Eylül yasaklarının payı büyüktür.
PKK Güneydoğu'da patlama yaptıysa, 12 Eylül'ün payı büyüktür.
Türk siyasal yaşamı istikrarsızlık çukuruna yuvarlandıysa, 12 Eylül'ün payı büyüktür. Sonraki yıllarda öylesine bölünmüş, güçsüz siyasal yapılar ortaya çıktı ki, bu sayede Erbakan Hoca da başbakanlık koltuğuna oturabildi.
Ve demokrasiye bir müdahale daha, post-modern darbe geldi:
28 Şubat!
Sonra Tayyip Erdoğan yükseldi.
Onu da hapse attık.
Bir şiir yüzünden...
Ne işe yaradı?
Seçildi, başbakan oldu.
Üstelik eşi de türbanlı...
Ne olacak şimdi?
Cumhurbaşkanı da olabilir Tayyip Erdoğan... Eşiyle birlikte Çankaya'ya da çıkabilir.
Ne yapacaksınız?
Çare nedir?..
Demokrasiden başka çare yok!
Demokratik hukuk devletinin çerçevesi içinde çözülecek her şey. Türkiye bu çerçeve içinde laik demokratik cumhuriyetini koruyacak güce, birikime sahip bir ülkedir. Bunun için siyasal, ekonomik ve toplumsal açıdan yeterince gelişmiş, farklılaşmış bir ülkedir.
Bu konuda en ufak kuşkum yok.
Ayrıca, bir bütün olarak cumhuriyet tarihimize bakınca, yasaklarla, zorlamalarla, darbelerle bu ülkede sadece çıkmazların derinleştirildiğini görüyorum.
O yüzden, yazımın başında belirttiğim bütün bu kimlik sorunlarımızın ilgili taraflarca soğukkanlı biçimde ele alınmaları gerekiyor.
Sivil toplum kuruluşlarında, üniversitelerde ortak platformlar oluşturularak uygarca tartışmak ve çözüm önerileri geliştirmek lazım.
Bu çalışmalara siyasal odakların, devletin bir yerde katılması da şart...
Bunlar öylesine sorunlar ki, tek taraflı irade beyanlarıyla, bağırıp çağırarak ya da referandum yoluyla millete başvurarak çözüm bulamazsınız. Toplumsal mutabakat aramadan, uzlaşma yollarını açmadan atılacak adımlar ters teper.
Toplumu böler, cepheleştirir.
Bu nedenle sağduyu, zamanı gerektiriyor. Sabrı gerektiriyor. Kuyumcu titizliğiyle örülecek diyalogları gerektiriyor.
Başka türlü türbanı da, din eğitimini de, Kuran kurslarını da, Kürt sorununu da çözemezsiniz.
Bunları düşünmeden sadece bağırıp çağırırsan, bunun adı sorumlu siyaset olmaz. Sorumlu siyaset adamlığı olmaz. Derdi çözüm değil kavga olan siyasetçiye çıkar adın...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yüzde 75 AKP'ye karşı!
AKP yüzde 34 oyla iktidara geldi. Mahalli seç...
Çetin ALTAN
Atsineği, Akdeniz sineği, mum yakmak, molla olmak...
Türkiye gibi hep "gelişmekte" olup, bir türlü...
Melih AŞIK
Atatürk ve bilim
Atatürk'ün bir kurum olarak üniversiteye ve ö...
Fikret BİLA
'Esad, Atatürk'ü örnek alıyor'
ABD'nin Irak'tan sonra Suriye'yi hedef alan t...
Hasan CEMAL
Derdin ne? Kavga mı, çözüm mü?
Türban, başörtüsü... Din eğitimi... Kuran kur...
Güneri CIVAOĞLU
Ahlaksız kampanya
Çirkin bir Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası ...
Can DÜNDAR
Fotoğraf
Bir sergi gezdim geçen gün... Karanlık bir od...
Hurşit GÜNEŞ
IMF'den öte bir vizyon gerekiyor
IMF heyeti Türkiye'de ilk gözden geçirmeyi ya...
Doğan HEPER
Doğru söze ne denir?..
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan kendisini ABD'ye dave...
Semih İDİZ
Lübnanlılar 'hep birlikte kazanmayı' deniyor
Bugün başlayacak olan ve Başbakan Erdoğan'ın ...
Sami KOHEN
Lübnan deneyimi
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisini...
Mehmet Y. YILMAZ
Üniversite, annelerden özür dilemeli
Bir anne-babanın yaşamındaki en önemli şey hi...
Derya SAZAK
Güneydoğu çağrısı
Aydınlar, PKK'nın silahlı eylemlere derhal ve...
Yaman TÖRÜNER
En ucuz ilaç Türkiye'de
İlaç üreten firmalar esas itibariyle ikiye ay...
Güngör URAS
Hem maddi hem siyasi güç: Hariri
Başbakanımız dün Beyrut'a gelir gelmez ilk ol...
Serpil YILMAZ
Herkesi birbirine düşüren arazi davası
İstanbul rantı üzerinde devletin ilgili kurul...
M. Ali BİRAND
Erdoğan nasıl bir tepki verecek?
Başbakan Erdoğan, partisinin Diyarbakır Mille...

© 2005 Milliyet