Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 16 Haziran 2005 / Perşembe  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ahlaksız kampanya


Çirkin bir Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası örneği vereyim...,
Fransa'da 2007'de yapılacak cumhurbaşkanı seçiminde favori aday Sarkozy'ye belden aşağı vuruluyor. Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olan Sarkozy'yi hiç sevmem ama Sarkozy'ye yapılan şey adiliktir.
İşte RADİKAL'de yayımlanan Fransız medyasından satırlar:
..........................
"Karşılıklı ihanet var
Louis adında bir oğulları olan sekiz yıllık evli Sarkozy çiftinin dostlarına dayandırılan rivayetler boşanma nedeni olarak karşılıklı ihanetleri gösteriyor. Publicis Event reklam ajansı direktörü Richard Attias ile birlikte olduğu ve geçenlerde Ürdün'ün Petra kentinde Nobel ödüllü aydınların katıldığı forumda buluştukları öne sürülen Cecilia'nın da elinde, eşinin kendisini defalarca aldattığını gösteren kanıtlar bulunduğu söyleniyor.
..........................
Sarkozy çifti de krizde
Fransa'da 2007 cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda Jacques Chirac'ın halefi olacağına kesin gözüyle bakılan ve Türkiye'nin AB üyeliği karşıtlığıyla tanınan iktidardaki Halk Hareketi Birliği (UMP) lideri Nicolas Sarkozy'nin aşk hayatı yolunda gitmiyor.
Fransız basınına göre Sarkozy, eşi Cecilia ile ciddi sorunlar yaşıyor. France-Soir gazetesi dün yayımladığı haberde, Sarkozy'ye yakın bir isme atfen çiftin 'boşanma ihtimali'ni gözden geçirdiğini öne sürerken, Le Parisien ikili arasında 'hırgür yaşandığını' yazdı. Boşanma dedikoduları, Sarkozy'nin AB Anayasası referandumu kampanyası nedeniyle 'yorgun düştüğü' gerekçesiyle geçen pazar günkü programını iptal etmesiyle ayyuka çıktı. Eski manken olan Cecilia, eşinin yanındaki odada çalışması ve siyasi kararlarından yiyeceği ile giyeceğine dek her adımını yönetmesi nedeniyle kulislerde 'kontrol kulesi' diye anılıyor. Cecilia ise iddiaları, 'Kadınlar sadece masa hazırlamakta iyi sanılıyordu. Sonra Hillary Clinton ve Bernadette Chirac geldi. Ben üçüncüsü olacağım. Buna şüpheniz olmasın' diye yanıtlamıştı. Sarkozy, Cecilia'yı ilk kez Neuilly Belediye Başkanı olduğu dönemde, ilk kocası olan TV programcısı Jacques Martin ile nikâh töreninde görüp âşık olmuştu. Martin'den boşanıp Sarkozy ile evlenen Cecilia, "Bana ilk sözlerinden biri 'Meclis merdivenlerini seninle birlikte tırmanacağım' oldu demişti."
.............................
Görüyorsunuz...
Fransa'da da 2007 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi var.
Adaylık tartışmaları şimdiden başlatıldı.
Cumhurbaşkanı Chirac ile merkez sağın cumhurbaşkanlığı için en güçlü adayı (Bakanı) Sarkozy arasında buz gibi rüzgârlar esiyor.
Ve... Sarkozy'yi yıpratma çabaları -yazının başında da belirttim- belden aşağı vurarak sürüyor.
Fransa'da da Sarkozy'nin eşi ekseninde bir kampanya yapılıyor. Hem de -gerçekten- çok çirkin...
............................
Türkiye'de 2007 yılında yapılacak cumhurbaşkanı seçimi için tartışmaların şimdiden başlaması bu bakımdan doğal.
Türkiye'ye gelince...
Elbette Fransa'daki iğrenç yayınlar gibi değil... (Zaten bunu kimse aklından bile geçiremez.)
9. Cumhurbaşkanı Demirel'in "Birisini yıpratmak için hanımefendisini hedef alan siyaset çok yanlıştır" söylemine katılıyorum.
Sonraları çok üzüldüğüm bir-iki örneğin dışında bu duyarlığı ben de gazeteci olarak hep gösterdim.
O nedenle başörtüsü hakkında benim bilinen görüşlerime rağmen Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı konusunda eşini hedef alan politikaları ve yayınları doğru bulmuyorum.
Ancak...
2007'de yeni cumhurbaşkanını, 1 yıl öne alınacak genel seçimlerle oluşacak parlamentonun belirlemesi gerektiği elbette tartışılacaktır.
Tartışmalar toplumda yayılarak sürecektir.
Önemli olan, bu tartışmaların düzeyli olmasıdır. Ne yazık ki polemikler "çamur zemin" oluşturmakta... Üslup, irtifa (yükseklik) kaybediyor.
Buna karşılık iktidar da öfkelenmemeli, "erken seçim önerisinin" doğal ve demokratik olduğunu kabul etmelidir.
..........................
Bugünkü iktidar, erken seçimle gelen parlamentoya dayalı değil mi?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sadece kendisi için düzenlenen özel bir seçimle milletvekili seçilmedi mi?
Koşullar gerektiğinde sandıklar kurulur. Demokrasilerde çözüm, sandıktır.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yüzde 75 AKP'ye karşı!
AKP yüzde 34 oyla iktidara geldi. Mahalli seç...
Çetin ALTAN
Atsineği, Akdeniz sineği, mum yakmak, molla olmak...
Türkiye gibi hep "gelişmekte" olup, bir türlü...
Melih AŞIK
Atatürk ve bilim
Atatürk'ün bir kurum olarak üniversiteye ve ö...
Fikret BİLA
'Esad, Atatürk'ü örnek alıyor'
ABD'nin Irak'tan sonra Suriye'yi hedef alan t...
Hasan CEMAL
Derdin ne? Kavga mı, çözüm mü?
Türban, başörtüsü... Din eğitimi... Kuran kur...
Güneri CIVAOĞLU
Ahlaksız kampanya
Çirkin bir Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası ...
Can DÜNDAR
Fotoğraf
Bir sergi gezdim geçen gün... Karanlık bir od...
Hurşit GÜNEŞ
IMF'den öte bir vizyon gerekiyor
IMF heyeti Türkiye'de ilk gözden geçirmeyi ya...
Doğan HEPER
Doğru söze ne denir?..
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan kendisini ABD'ye dave...
Semih İDİZ
Lübnanlılar 'hep birlikte kazanmayı' deniyor
Bugün başlayacak olan ve Başbakan Erdoğan'ın ...
Sami KOHEN
Lübnan deneyimi
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisini...
Mehmet Y. YILMAZ
Üniversite, annelerden özür dilemeli
Bir anne-babanın yaşamındaki en önemli şey hi...
Derya SAZAK
Güneydoğu çağrısı
Aydınlar, PKK'nın silahlı eylemlere derhal ve...
Yaman TÖRÜNER
En ucuz ilaç Türkiye'de
İlaç üreten firmalar esas itibariyle ikiye ay...
Güngör URAS
Hem maddi hem siyasi güç: Hariri
Başbakanımız dün Beyrut'a gelir gelmez ilk ol...
Serpil YILMAZ
Herkesi birbirine düşüren arazi davası
İstanbul rantı üzerinde devletin ilgili kurul...
M. Ali BİRAND
Erdoğan nasıl bir tepki verecek?
Başbakan Erdoğan, partisinin Diyarbakır Mille...

© 2005 Milliyet