|
 |
|
|
Dahiyane bir çözüm!
Dünya'da bu kadar "yapıcı" medya nerede ?
Her kulübe, ihtiyacı olan futbolcuyu bulmaktan tutun, oyun düzeninden hoca tercihine, ekonomik açılımlardan yönetim oluşturulmasına kadar öneriler yağdıran kıymetli meslektaşlar, konu "Havuz" olunca yine boş durmadılar.
Kısa kestiler eleştiriyi; çareler arıyorlar.
Espri yapmıyorum... Çözüme yönelik son derece kıymetli fikirleri var medyanın.
Şimdi bu "vatani göreve" ben de katılıyorum ve meteliğe kurşun atan Anadolu kulüplerini sonsuza kadar refaha erdirmek için "dahiyane" fikrimi açıklıyorum:
Bıraksınlar havuzdan üç beş kuruş daha tırıklamak için "harakiri" tehditlerini; derhal bir kooperatif kursunlar:
"Anadolu Futbol İnşaat Taahhüt Yapı A.Ş".
***
Evet, ekmek bu işte var.
Madem ki bu ülkeyi yönetenler, milli arazilerin toplu konuta dönüştürülmesinde futbola ayrıcalık tanıyorlar, Anadolu kulüpleri de kursunlar kooperatiflerini dayansınlar Ankara'nın kapısına.
Düşünsenize en az yüz elli milletvekilleri var Meclis'te.
Bastırsınlar... Şöyle Adalar'ın çamlı bölgelerinden, boğazın boş tepelerinden, kısaca İstanbul'un kıymetli bölgelerinden arazi istesinler.
Ne var yani... Onların İstanbul'da taraftarı yok mu?..
Bu kentteki vatandaşların yüzde doksanı Anadolu'dan zaten.
Ayrıca bu talebe karşı duracak siyasetçinin alnını karışlarım ben.
Etrafta erken seçim lafları dolanırken, en azından iki - üç parti programına bile girer valla.
Arsayı kaptıktan sonra, bir köşesine stat da yaparlar gerekirse, salon da...
Yani "ayıp olmasın" diye.
Daha kazmayı vurmadan apartman dairelerinin yarısını satmazlarsa ne olayım.
Öbür yarısını da kiraya verirler, gül gibi geçinirler kendi özel havuzlarında yüzerek.
Vergisi ayrıcalıklı, avanta gayrımenkul...
Derhal harekete geçsinler. Bana da dua etsinler.
***
Yazık mı İstanbul'a!..
Elbette yazık... Lakin benim önerim, "bu yazık" fiilen yürürlükte olduğu içindir.
Bakınız Galatasaray'a... Bakınız Beşiktaş'a...
Biri Mecidiyeköy'ü ticaret merkezi yapmak için kolları sıvamış, Seyrantepe'yi müteahite hazırlıyor... Diğeri futbol oynasınlar diye verilmiş Fulya'yı ranta çevirmenin yanı sıra 20 bin konutluk arsa peşinde.
Her işte olduğu gibi, futbolun yücelmesine de tersten girişiyor Türkiye. Başarılı takımlar seyircisiyle, reklam gelirleriyle zengin olup araziler alacaklarına, havuzdan önce "Devletin denizine" dalıp zenginleştikten sonra başarılı olmak istiyor.
Burası Türkiye... Üniversite mezunu isen simit satacaksın, eşcinselsen Kırkpınar ağalığına talip olacaksın. Mafya VIP'te, vatanseverler resmi cipte... Konuşamıyorsan yorumcu olacaksın, futbol kulübüysen inşaat yapacaksın. Her şey ters işte.
Devletzede Süreyya
Ah Süreyya... Ben sana demedim mi "Devlet'le kavga edilmez" diye?
En azından Devlet'e karnından, ayağından bağlıyken veya onun imkanlarını kullanırken, ödüllerini alırken kavga etmeyeceksin.
Medyaya sallayabilirsin. Ama Devlet'i temsil edenleri hedef göstermeyeceksin.
Bak işte iki yıla çıkardı cezanı GSGM Ceza Kurulu. Maaş ve tedavi masraflarını vermeyen kulübüne açtığın icra takibi de durduruldu.
Federasyon sırtını döndü.
Şimdilik bu kadar. Asıl iki yıl sonra katılacağın bir yarışı en önde bitirmezsen bitirecekler senin işini.
Bir ömürlük işleri, birkaç yıla sığdırdın. Başarıyı da, kariyeri de, konuşmayı da.
Şimdi sus. Çalış, hazırlan... Tabi mesajı aldıysan.
Hazırlan ki, cezan bitince ikinci falan gelmeyesin. Hatalarınla sevaplarınla sen bizim gözbebeğimizsin.
Ribery gitsin de...
Yabancı bir futbolcunun sezonu tamamladıktan sonra ülkesinin bir takımına dönmek istemesi normaldir. Ancak Ribery olayını bir skandala dönüştüren "eve dönüş" macerasına katılan üç kağıttır.
Sen yönetici ol da, üç kağıda fırsat bırakma!
Doğrudur... Peki hırsızın hiç suçu yok mudur?
Aslında bu transfer öyküsünün alt yapısında Fransa'nın Türkiye'ye bakışı yatmaktadır. AB Anayasası oylamasında çıkan sonuçtan da anlaşılacağı gibi Fransızlar için Türk insanı Avrupalı olamayacak düzeydedir.
Genlerindeki emperyalist DNA, eşit olmadıkları insanların hakkını yiyebileceklerini söylemiş olmalı onlara.
Bu saatten sonra Ribery'den fayda gelmez ama, Galatasaray yönetiminden beklediğimiz sıkı bir hukuk savaşıyla Marsilya kulübüne de, Ribery'ye de gereken dersi vermesidir.
Afrikalı mıyız biz be!..
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|