|
 |
|
|
Umutsuz yaşanmaz ama...
Bazen umutsuzluğa kapılıyorum, siyasetin hallerine bakınca. Seviye bazen o kadar düşüyor ki. Türkiye bu kadarını hak etmiyor.
Gerçekten öyle.
Bu kadarı, Türkiye'nin alın yazısı değil diye düşünüyorum. Önümüz yine kapanır, siyaset boşluğuna düşeriz, geçmişte olduğu gibi Türkiye yine istikrarsızlık çukurunda kan kaybeder diye kaygılanıyorum.
Çok yaşadık böyle dönemleri.
Onun için tepki göstermek, eleştirmek bile içimden gelmiyor.
Umutsuzluğa kapılıyorum, o kadar.
Geçen gün de öyle oldu.
Öğle haberlerinde CHP lideri Baykal'ın Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmayı izliyorum.
Her zamanki Baykal.
Belki de en sevdiği hali.
Bağırıyor, çağırıyor.
Yüz hatları gerilmiş...
Hep böyledir.
Öteden beri en hoşlandığı şey gerilimdir. Belki de tek yapabildiği şey 'gerilim politikası'dır.
Kürsülerde sakin sakin konuşabildiğine ender rastladım. Ne kadar çok bağırır, ne kadar yıldırımlar yağdırırsa, o kadar güçleneceğini sanır.
Oysa hiç öyle olmadı.
Otuz yıldır muhalefet kürsülerinde, gergin yüz hatlarıyla bağırmayı, en ağır sözlerle rakiplerini dövmeyi sürdürüyor.
Ama büyümüyor.
Seçim kaybetmeye devam ediyor.
Kendisi hep haklı!
Ama muhalefette küçülüyor.
Sorabilirsiniz:
Baykal o malum Baykal'sa, o zaman neden umutsuzluğa düşüyorsun diye...
Belki haklısınız.
Ama yine de bu kadarı olmamalı diye düşünüyorum. Baykal kürsüde, Damat Ferit benzetmesi yapıyor Başbakan Erdoğan için. 'Memleketi satmak'la suçluyor Başbakanı...
Düşmanla işbirliği!
Memleket satıcılığı!
Vatan hainliği!
Bu kadar ucuz mu?
Bu kadar kolay mı?
CHP'nin programında sosyal demokrat yazıyor. Üstelik Sosyalist Enternasyonal üyesi bir parti. Baykal da başkan yardımcılarından biri bu uluslararası örgütün. Tercüme ettirsin bu konuşmasını İngilizceye ve göndersin Sosyalist Enternasyonal'in üyelerine...
Ne olurdu acaba?
Nasıl tepki alırdı?
Tabii sorabilirsiniz:
Ne bekliyordun, Kemal Derviş'i Amerikan ajanlığı ile suçlayıp kaçırtanlardan, diye...
Sayın Baykal;
Ne yapmak istiyorsunuz?
Gizli gündem sahipleriyle işbirliği mi?.. Seçim sandığı yoksa sizin için artık umut olmaktan çıktı mı?..
Öyle mi?
Damat Ferit suçlamaları, memleketi satanlar edebiyatı, vatan hainliği...
Yazık!
1960'larda, 1970'lerde böyle değildiniz. Tam tersine, CHP'yi darbe çukuruna çekmek isteyen cuntacı kafalarla mücadele etmiştiniz. Seçim sandığından umudunu kesmiş, askeri darbe peşinde koşanlara karşı, CHP'nin içindeki Orta'nın Solu hareketinde Ecevit'le birlikte kavga vermiştiniz.
'İlerici'ydiniz o zaman.
Bugün de sosyal demokrat iddialı bir parti için bu ülkede muhalefet yapılacak o kadar çok alan var ki... Ama siz maalesef kolayına, ucuzuna ve tehlikelisine kayıyorsunuz.
Bizden söylemesi...
Geçelim.
Evet, bazen umutsuzluğa kapılıyorum, siyasetin hallerine bakınca. Türkiye gerçekten bu kadarını hak etmiyor. Seviye bazen o kadar düşüyor ki.
N'apalım?
Yine de umutsuz yaşanmaz diyerek bir yazıya daha noktayı koyalım.
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|
|

|