Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 17 Haziran 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Kariyerim    Business    Arabam    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beyrut yeniden inşa ediliyor


Beyrut

Başbakan Erdoğan, dün onur konuğu olarak katıldığı ve açılış konuşmasını yaptığı "Arap Ekonomi Forumu" toplantıları Beyrut'un en lüks oteli "Phoenicia"nın bin kişilik kongre salonunda yapılıyor.
Denizin kıyısında, iç savaş sonu yapılan bu otel binasının önünde kapısı penceresi olmayan, roketlerle delik deşik olmuş, yangından kapkara hale gelmiş bir bina var. Bu bina Lübnan'ın ve hatta Ortadoğu'nun "efsane oteli" Sait-George Oteli'nin binası. 1930 yılında yapılan bu otel yıllarca kralları, milyonerleri ağırlamıştı.
Lübnan iç savaşının "acı hatırası"nın sembolü olarak bu hali ile korunup korunmaması tartışılırken Lübnan'ın eski Başbakanı Hariri bu otelin önünde öldürülmüş.

Hariri'yi unutamıyorlar
Lübnan'da her konuşma "Hariri" ile başlıyor. "Hariri büyük adamdı" diye bitiyor. Çünkü Hariri Beyrut'u üç yıl gibi kısa sürede yeniden inşa ettirmeyi başarmış.
Bugün Beyrut'a giden, şehrin 1975-1990 iç savaşında yerle bir olduğuna, içine girecek tek bina kalmadığına inanamaz. Başbakanımız önceki gün Beyrut'a gelir gelmez Hariri'nin mezarını ziyaret etti. Hariri, Muhammed el-Emin Camii'nin bahçesine gömülmüş. Bu caminin yerinde eski bir Osmanlı camii varmış. Yıkılan eski caminin yerine Hariri yeni bir cami yaptırıyormuş. Henüz tamamlanmayan bu caminin iç ve dış cephe seramiklerini bizim İznik Vakfı'mız yaptırıyor. Hariri Türkiye'ye gelerek seramikleri seçmiş. Renkleri, desenleri belirlemiş.
Akşam yemeğini Lübnan Başbakanı'nın davetlisi olarak, eski "Osmanlı Kışlası" iken, Hariri tarafından başbakanlığa dönüştürülen ve yeniden yapılan görkemli binada yedik. Bin kişilik yemek salonu sütunsuz ve yüksek tavanlı yapısı, avizeleri ile etkileyici idi. Ortasında havuz bulunan büyük avlusu klasik Osmanlı mimarisinin izlerini yaşatıyordu.

Bu ziyaret önemli
Erdoğan'ın Lübnan ziyaretinin "yarı resmi" olmasına rağmen Lübnanlılar bu ziyarete büyük önem veriyor. Başbakanları Mikati, Erdoğan'ı Beyrut'a ayak bastığından itibaren yalnız bırakmadı.
Arap Ekonomik Forumu'nun da sadece onur konuğu ve konuşmacısı değil en ilgi gören iştirakçisi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı idi.

Erdoğan'a büyük ilgi var
Başbakan Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:
  • Dünyamız ve özellikle bölgemiz, birçoğu geçtiğimiz yüzyıldan kalan sosyal, ekonomik ve siyasi zorlukları aşma çabası içindedir.
  • Bu zorluklar ülkelerimiz için birçok riskleri içeriyor. Ancak hepimizin önüne yeni fırsatlar çıkarıyor. Önemli olan riskleri fırsatlara dönüştürmektir.
  • Bunun için hepimiz, önyargılardan uzak, diyaloğa açık, uzlaşma kültürünü özümsemiş bir şekilde sorunlara iyi niyetli yaklaşmak ve çözüm aramak zorundayız.
  • Hukuki ve siyasi altyapıyı hazırlamak hükümetlerin görevi. Ancak ticaret ve yatırımları geliştirme sorumluluğu da işadamlarının omzunda.
  • Serbest ticaret anlaşmaları, bölgede ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasını sağlıyor. Türkiye bugüne kadar Fas, Tunus, Suriye ve Filistin ile anlaşma imzaladı. Mısır, Cezayir, Ürdün ve Lübnan ile müzakereler devam ediyor.

  • Fas'tan Suriye'ye kadar bölgede serbest ticaret alanı oluşturulması bölgenin refahı kadar istikrar ve güvenirliğine de katkı sağlayacak.
    Erdoğan'ın konuşmasının son bölümünde Arap işadamlarına, "Türkiye'de yatırım yapmaları için" davetiye çıkardı. Türkiye'nin gelişmesini anlattı.
    Bu yazıyı bitirirken ben de bizim işadamlarımıza Lübnan'a ilgi göstermeleri için davetiye çıkaracağım. Lübnan'da çok hızlı bir yeniden yapılanma faaliyeti var. Ama bu ekonomik faaliyet tablosu içinde Türkler yok.
    Binaları müteahhitler yapıyor. Dünya kadar pahalı kaliteli inşaat malzemesi kullanılıyor. Binalar bittiğinde içleri dünya kadar eşya ile dolduruluyor. Bu faaliyetlerde dünya kadar insan çalışıyor, para kazanıyor, para harcıyor. Bizim bunlardan haberimiz yok. Veya haberimiz var da ilgi duymuyoruz.

    guras@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    'Kafa' sorunu
    ERZURUM Atatürk Üniversitesi Rektörü Sayın Ya...
    Çetin ALTAN
    Geçmişteki akşamlardan birini, tazelermişçesine...
    Yarım yüzyıla yakın bir zaman önce; İstanbul'...
    Melih AŞIK
    AB büyükelçileri
    AB büyükelçileri Başbakan'ın kendilerine verd...
    Fikret BİLA
    Türkmenler zor durumda
    Kuzey Irak'ta Türkmenlerin durumu giderek zor...
    Hasan CEMAL
    Umutsuz yaşanmaz ama...
    Bazen umutsuzluğa kapılıyorum, siyasetin hall...
    Güneri CIVAOĞLU
    Üçü de...
    Üç şeyin söylentisi çıkmayagörsün mutlaka ger...
    Abbas GÜÇLÜ
    Türban, rektör, YÖK ve kolej ücretleri
    Atatürk Üniversitesi'nde yaşanan türban krizi...
    Hurşit GÜNEŞ
    İmtiyazlı üyelik telaffuz bile edilmemeli
    Fransa ve Hollanda'daki referandumda AB Anaya...
    Sami KOHEN
    İran'da değişim şansı
    EĞER kamuoyu araştırmalarına güveniyorsak, bu...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Bu daha önce yapılmıştı!
    Deniz Baykal ile Recep Tayyip Erdoğan arasınd...
    Faik ÖZTRAK
    Her şey daha farklı olabilirdi
    Mali piyasalarda oldukça iyimser yorumlara yo...
    Derya SAZAK
    Asgari gelir desteği
    Türkiye'de, Brezilya örneğindeki gibi yoksull...
    Ece TEMELKURAN
    Artık yaşamak vakti!
    Kısacık bir metin imzaladık yüz elli kişi. Ön...
    Güngör URAS
    Beyrut yeniden inşa ediliyor
    Başbakan Erdoğan, dün onur konuğu olarak katı...
    M. Ali BİRAND
    AB için, herkes aynı tavsiyede bulunuyor
    Önce Fransa, ardından da Hollanda'nın referan...

    © 2005 Milliyet