|
 |
|
|
Karaoğlan kızlar vadisinde
tubakyol@yahoo.com
60'larda tefrika edilmeye başlanan (en milliyetçi ve çok erotik) Karaoğlan savaşıyor, sevişiyor; isterik bir kadın suretindeki Batı'yı fethediyordu. Macera, 40 yıl sonra kaldığı yerden aynen devam ediyor
edat Peker, Selin adında bir kızla konuşuyor. Selin, ünlü bir mankenin "reis"le tanışmak istediğini söylüyor. Bu mankenin "Reis'in kızlarla birlikte olmadığını, herkesle dostane şekilde tanıştığını biliyorum" dediğini iletiyor.
Sedat Peker "O ölçüyü biliyormuş zaten" diyor, "Yani öbür türlü olmaz. Ama bir nüfus kâğıdı çıkarır, üzerine Helga yazar, saçlarını falan benzetirse düşünebilirim Selin. O hanımefendi bu kadar ısrar ediyorsa, Türk kimliği ile gelmemeli tamam mı? Şaka yapıyorum biliyorsun değil mi?" (6 Haziran, Milliyet)
Şaka tabii, tabii şaka ama; şimdi bunun ne kadarı şaka?
Tamamı mı şaka, yoksa ana fikir aynen baki de "Aman kızım, sen şimdi 'reis' öyle emretti diye, gidersin kızcağıza yeni bir nüfus cüzdanı falan çıkarttırırsın, kızın saçlarını boyattırırsın... Aman yapma! Bunlar şaka" gibi bir şaka mı?
"Bir Türk kadını nasıl bu kadar rahat seks yapar?"
"Erotik ve Milliyetçi Bir İkon: Karaoğlan" kitabının yazarı Levent Cantek'le röportaj yapmıştım (5 Kasım 2003, Milliyet Pazar).
Cantek "Karaoğlan, Batı'yı kadın bedenine indirgemiş bir şekilde karşısına alıp fethediyor, ona haddini bildiriyor" demişti.
Enteresan bir fetih şekli.
"Karaoğlan hiç Türk kadınlarla birlikte olmuyor mu?" diye sormuşum.
Cantek, Karaoğlan'ın sevgilisi Bayırgülü'nün bile etnik kimliğinin muğlak olduğu cevabını vermiş.
"Bir dönem bunlar çok tartışıldı" diyor, "Hatta bazıları çok kızıyordu Karaoğlan'a; seviştiği bu kadınlar kim diye. Bunlar Türk mü, değil mi? Bir Türk kadın nasıl bu kadar rahat seks yapar?"
* * *
Batı'ya da, kadına da bakışta 40 yılda değişen pek bir şey yok.
Ne mucizeymiş be!
Geçen hafta bir arkadaş "Aloe veralı prezervatif de varmış, duymuş muydunuz?" dedi. Duymamıştık. "Böylece" dedi, "bu aloe vera denen haltın girmediği yer kalmadı. İçecekte aloe vera, kremde aloe vera; baklavada, tuvalet kağıdında, her yerde aloe vera... Ne mucizeymiş be!"
Peki bu hafta ne oldu? Tarım Bakanlığı aloe veralı gıdaları toplatmaya başladı. Meğer ABD Ulusal Kanser Enstitüsü ve FDA (Gıda ve İlaç Kurumu) aloe veranın ağızdan alınması halinde dikkatli olunması gerektiği ile ilgili uyarılar yapmaktaymış.
Sezen Aksu-Ajda Pekkan: Büyük final
Salı günü "Superstar Ajda"ya Sezen Aksu konuk olacak. Ajdacılar ve Sezenciler perşembe akşamı itibarıyla hazırlıklara başlamışlardı. Galatasaray-Fenerbahçe maçı sanki. Kimin evinde toplaşılacak, biraları kim getirecek, ilerideki günlerde de izleyip sarmak için bu programı kim kaydedecek...
Bu esnada maç atmosferine kendini kaptıranlar ufak ufak kapıştılar da:
Ajdacı bir arkadaş "Nihayet herkes Ajda'nın yapay halinin nasıl doğal, Sezen'in doğal halinin nasıl yapay olduğunu görecek" dedi. Bir Sezenci "Ajda, Türkiye'nin Batılılaşma projesidir; Sezen, Türkiye'nin ta kendisidir" dedi.
Başka bir Ajdacı "Sezen oryantal" dedi.
Bu cümleye diğer Ajdacılar bile hayret edince, açıkladı: "Sezen, Türkiye değil; Batı'nın oryantalist bakış açısıyla gördüğü Doğu'nun ta kendisi."
Ajda'nın yaptırdığı estetik ameliyatlarla, giyimi kuşamı ve konuşmasıyla, sahne performanslarıyla Türkiye'ye daima değişimi önerdiği söylendi. Sezen Aksu'nun Türkiye'yi nasıl görüyorsa öyle anlattığı, bu yüzden tek tek her birimizin hislerine tercüman olduğu da söylendi. Üff, o kadar çok şey söylendi ki...
Ajdacılar ve Sezenciler yenişemedi.
Şimdi programı bekliyoruz.
|
|
|

|