|
PKK!
Ne mi yapmalı PKK? Yapacağı tek şey var: Kayıtsız şartsız silah bırakmak! Artık silahlara veda zamanıdır.
Bunun saati çoktan çaldı.
Silahı, şiddeti, terörü aklı başında kimse artık istemiyor. Gidin, Güneydoğu'yu dolaşın, sokaktaki adamla konuşun, aklı başında tek bir kişi bulamazsınız silahlı mücadeleyi savunan.
Silah sesi duymak isteyen yok.
Silahtan çok çekti bölge halkı.
1984 - 99 yılları arasındaki kanlı dönemi değil bir daha yaşamak, hatırlamak bile istemiyor büyük çoğunluk. Birkaç yıldır normalleşmeye başlayan hayatını sürdürmek istiyor insanlar.
Güneydoğu'da bu gerçeği geçen yıl sonbaharda bir haftalık gezim sırasında kendim de görmüştüm.
Bugün de durum farklı değil.
İlk yapılması gereken, PKK'nın yalnız silahlı mücadeleye derhal son vermesi değil, aynı zamanda silahtan tümüyle vazgeçmesidir.
Silahla politikanın arasına çok yüksek bir duvar yükseltmekten başka çare kalmadı.
Hiçbir devlet, kendisine silah çeken, siyaset aracı olarak şiddet ve terörü benimseyen, sivil yurttaşını, askerini, polisini öldüren bir güce kayıtsız kalmaz. Etkisiz kılmak için onunla sonuna kadar mücadele eder.
Ve bu mücadele haklı ve meşrudur.
Türkiye'de bu yapıldı, yapılıyor.
Kürt siyasal hareketi eğer inandırıcı olmak ve Türkiye kamuoyunda ciddiye alınmak istiyorsa, bu noktayı, yani PKK'nin silah bırakması gerçeğini görmesi, kabul etmesi, içine sindirmesi gerekir.
Bir elde silah...
Öbür elde siyaset...
Bir arada gitmez, gidemez artık.
Bir nokta daha var:
İmralı, Apo...
Kürt siyasal hareketi, İmralı'nın gölgesi altında kaldığı sürece inandırıcı ve etkili olamaz.
Bu da bilinmeli.
İmralı'ya da, PKK'ya da mesafe konması şart. Bu iki tabelanın gölgesi,hiç kuşkunuz olmasın, çıkmaz sokaklara açılır, o kadar...
Geçen yıl Eylül ayındaki Güneydoğu gezimden sonra barış ve huzur açısından altı noktanın önem taşıdığına bu köşede işaret etmiştim:
(1)PKK'nın kayıtsız şartsız silah bırakması... (2)Ankara'dan af, dağdakilerin de indirilmesini öngören akıllı bir düzenleme... (3)Legal siyaset yollarının genişletilmesi... (4)'Apo tarzı siyaset'ten arınmış yeni bir siyasal yapılanma... (5)Köye dönüş projesinin ciddi bir maddi destekle devreye sokulması... (6)Güneydoğu için yeni bir reform ve kalkınma paketi... Ve hükümetin 2005 yılı içinde Avrupa Birliği'yle müzakerelere başlarken yepyeni bir atılım için düğmeye basmasının öneminden söz etmiştim. (Milliyet, 25 Eylül 04, s.21)
Hükümetten ses seda çıkmadı.
Güneydoğu kızışmaya başladı.
Kritik bir dönemeçteyiz.
Birşeyler yapma zamanı...
Geçen gün yayınlanan aydınlar bildirisi bu bakımdan önem taşıyor:
"Biz aşağıda imzası bulunanlar;
Son günlerde yoğunlaşan çatışma ortamından derin kaygı duyuyoruz. Sadece geçen ay 50'ye yakın insanımızı yitirdik. 15 yıl süren ve 30 bini aşkın insanımızın kaybına yol açan, taraflarca 'düşük yoğunluklu çatışma' veya 'kirli savaş' olarak adlandırılan dönemin acıları, milyonlarca insanımızı derinden yaraladı.
Artık insanlarımız ölmesin.
Barış içinde ve adil bir yaşam sürelim.
PKK'nın silahlı eylemlere derhal ve önkoşulsuz son vermesini istiyoruz. Hükümetin, kalıcı barışın sağlanması ve herkesin demokratik toplumsal hayata katılabilmesi için gerekli yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesini talep ediyoruz."
Bu sese de kulak verin!
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|