|
Türkiye'yi harcayıp kurtulamazsınız...
Avrupa'nın dik durabilen, vizyonu olan politik liderlerden yoksun olduğun bir defa daha ortaya çıktı. Fransa Devlet Başkanı Chirac dahi, bir yere kadar gitti ve durdu.
Geçen haftaki AB zirvesi, lidersizliği çok açıkça ortaya koydu. Fransız-Hollanda referandumlarının yarattığı deprem, herkesi panikletti. İlk defa toplumdan kaynaklanan bir kriz yaşandığı için, liderlerin işi daha zor. Bundan önceki krizler, hükümetler arasında yaşanırdı. Sonunda da, uzlaşı bulunur ve kriz atlatılırdı.
Bu defaki kriz ise çok farklı. Zira, herşeyden önce HAYIR'ın tam olarak nedenleri bilinmiyor. Birçok neden bir araya geldi. Hükümetten şikayetçi olandan, yeterince para kazanamayana; iş bulamayandan, işsizliğin yeni üyelerden gelen yabancı işçilerden kaynaklandığına inananlara kadar herşey var...
Siyasetçiler, bu karmaşa yumağından nasıl kurtulacaklarını bilemiyorlar. Halkı tatmin edebilmenin tek yolu olarak, ekonomi-işsizlik gibi sorunlarla mücadele etmek yerine, HAYIR oylarını hedef göstermeyi deniyorlar.
"Siz oylarınızla AB'nin genişlemesine karşı çıktınız. Mesajınızı aldık. Genişlemeyi askıya alıyoruz" mesajları artıyor. Fransız Devlet Başkanı Chirac ve Başbakan Villepen'in açıklamalarının altında, bu mesaj yatıyor: Genişleme çok hızlı oldu, artık durduralım.
Genişleme denildiğinde de, giderek akla bir tek ülke geliyor: Türkiye... Oysa HAYIR gerekçelerinde Türkiye çok alt sıralarda yer alıyor. (Bakın yan kutu)
Girenler girdi, geriye (Müzakereleri başlamamış olan) Hırvatistan ve Türkiye kaldı. Hırvatistan küçücük bir ülke, asıl sorun Türkiye... Özetle Türkiye'yi günah keçisi yapıp, bu darboğazdan kurtulma çabaları göze çarpışor.
Tabii kesin bir kanı sahibi olabilmek için henüz daha çok erken. Yapılan bu açıklamalar, kamuoyunu tatmin edip, genişlemeyi gündemden düşürmeye de yarayabilir. Önümüzdeki 1-2 yıl içinde, eğer Fransız ve Alman ekonomileri toparlanır, yine büyümeye başlar ve işsizlik azalırsa, durum değişir. Moraller düzelir ve hem genişleme şikayetleri azalır, hem de Türkiye gündemden düşer. Bundan dolayı, şimdiden kesin bir yargıda bulunmamak gerekir...
AVRUPA BU KRİZDEN KOLAY KURTULAMAZ
Avrupalı liderler, Türkiye'yi harcayarak bu krizden kurtulabileceklerini sanıyorlarsa çok yanılıyorlar. Türkiye ile müzakerelerin (3 Ekim) ertelenmesi yeni bir güven krizi yaratacağı gibi, Avrupa'nın kendi bindiği dalı kesmesi anlamına da gelecektir.
Katılma müzakereleri uzatılabilir, Türk halkının sabrıyla oynanabilir, "alın kafanıza çalın" dedirtebilmek için, herşey yapılabilir. Sonunda, belki başarılı da olabilirler. Ancak, yine de sorumluluklarından kurtulamayacaklardır. Yeni bir düzen kurmak, toplumlarıyla yeni bir iletişim yaratmak zorundadırlar.
Türkiye'yi harcamak, AB liderlerinin dertlerine deva olmayacak, aksine çok daha farklı, çok daha büyük yeni sorunlar çıkmasına yol açacaktır.
* * *
HAYIR'LARIN NEDENİ TÜRKİYE DEĞİL...
Avrupa Birliği'nin en ciddi araştırma şirketi Eurobarometre'nin son anketini gördünüz mü?
Referandumlarda HAYIR oylarında Türkiye etkenini de araştırmış.
İlginç sonuçlar...
Fransa'daki HAYIR oyu verenlerin sadece yüzde 6'sı Türkiye'nin katılmasını engellemek için oy kullandıklarını açıklamışlar.
Son derece küçük bir oran.
Hollanda'daki oran daha da küçük: Sadece yüzde 3'ü.
Hayır'ların yüzde 3'ü Türkiye'yi istemediklerini göstermek istemişler.
Siyasetçilerin, bu anketlere bakmadan konuştukları açıkça belli oluyor. Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar , yine de Türkiye'nin kararlılığını engelleyemeyecekler.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|